17 Ağustos 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 04.08.2026 13:40 | Son Güncelleme: 04.08.2026 15:03

ABD'de tanıdık bir tartışma: Kalıcı yaz saati uygulaması sağlık için riskli mi?

ABD'de saatlerin yılda iki kez değiştirilmesine son verilmesi tartışılırken, bilim insanları kalıcı yaz saati uygulamasının sağlık açısından risk taşıyabileceğini belirtiyor. New York Times, Türkiye'nin de yakından tanıdığı bu tartışmayı uzmanlarla konuştu
ABD'de tanıdık bir tartışma: Kalıcı yaz saati uygulaması sağlık için riskli mi?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Lynne Peeples/The New York Times

Geçtiğimiz ay Temsilciler Meclisi'nden geçen Güneş Işığını Koruma Yasası, pek sevilmeyen bir uygulamaya kolay bir çözüm vadediyor: Tasarı, saatlerin yılda iki kez değiştirilmesine son vererek yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirecek.

Temmuz ayının başında Temsilciler Meclisi'ne sunulan başka bir tasarı ise saatin yıl boyunca standart zamanda sabitlenmesini öngörüyor. Böylece milletvekillerinin önünde üç seçenek bulunuyor: Kalıcı yaz saati uygulaması, kalıcı standart zaman veya mevcut mevsimsel saat değişikliği.

Birçok bilim insanına göre kalıcı yaz saati uygulaması, bu üç seçenek arasındaki en riskli tercih olabilir. Bunun sağlık ve ekonomi açısından öngörülmeyen sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Sonuçta tartışmanın temelinde, özellikle kış aylarında oldukça kıt bir kaynak olan bir saatlik gün ışığının günün hangi bölümüne yerleştirileceği sorusu yatıyor.

Stanford Üniversitesi Uyku ve Sirkadiyen Bilimler Merkezi eş direktörü Jamie Zeitzer, Temsilciler Meclisi'ndeki tasarının adının “insanda ışık miktarını artırıyormuşsunuz gibi bir yanılsama yarattığını” söyledi. Zeitzer, “Oysa artırmıyorsunuz. Sadece ışığın ne zaman ortaya çıktığını değiştiriyorsunuz” dedi.

Örneğin Seattle'da kalıcı yaz saati uygulaması, her kış yaklaşık 10 hafta boyunca güneşin 08.30'dan sonra doğmasına yol açacak. Kalıcı standart zaman uygulamasında ise yaz aylarında yaklaşık iki ay boyunca güneş 04.30'dan önce doğacak.

Uyku ve sirkadiyen ritim alanında çalışan birçok bilim insanı, o bir saatlik gün ışığının sabah saatlerinde bulunması gerektiğini düşünüyor. Vücuttaki çok sayıda biyolojik saat; bağışıklık sisteminin savunmasından metabolizmaya kadar pek çok süreci koordine ediyor. Bu sistemi ayarlayan en güçlü sinyal ise güneş ışığı.

Aydınlık sabahlar ve karanlık akşamlar, vücudun iç saatlerinin senkronize kalmasına yardımcı oluyor. Böylece vücut, doğru işlevleri doğru zamanda yerine getirebiliyor. Gün ışığının bir saatini sabahtan akşama kaydırmak ise bu sirkadiyen sistemi potansiyel olarak bozuyor.

Harvard Tıp Fakültesi ve Massachusetts General Hospital'da uyku ve sirkadiyen ritim araştırmaları yapan Elizabeth B. Klerman, “Kanıtların büyük çoğunluğu yaz saati uygulamasının sağlığımız ve güvenliğimiz açısından iyi olmadığını gösteriyor. Bence bu uygulama hiç yapılmamalı” dedi.

Kronik sirkadiyen uyumsuzluk; kalp-damar ve metabolik hastalıklar, bazı kanser türleri ve ruh sağlığı sorunları riskinin artmasıyla ilişkilendiriliyor. Amerikan Tabipler Birliği'nin yanı sıra sağlık, uyku ve bilim alanındaki diğer kuruluşların kalıcı standart zamanı desteklemesinin nedenlerinden biri de bu.

Buna karşın kalıcı yaz saati uygulamasının cazibesi açık. Kış aylarında daha fazla insan okuldan ve işten hava kararmadan önce çıkabilecek. Akşam saatlerindeki fazladan gün ışığı, egzersiz yapmayı ve sosyalleşmeyi teşvik edebilir. Bazı araştırmalar ise bunun trafik kazalarını ve belirli suç türlerinin oranlarını azaltabileceğini öne sürüyor.

Washington Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan ve yaz saati uygulamasının ekonomisini araştıran Steve Calandrillo, “Günün hangi saatindeki bir saatlik gün ışığı en fazla faydayı sağlar? Bence bunun yanıtı oldukça sezgisel: İnsanların uyanık olduğu ve bundan yararlanabileceği saatler” dedi.

Bunun bedeli ise daha karanlık sabahlar olacak. Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi Sirkadiyen ve Uyku Tıbbı Merkezi Direktörü Phyllis C. Zee, “Üç seçeneğin en kötüsü kalıcı yaz saati uygulamasıdır” dedi.

Daha önce denendi

ABD bu uygulamayı daha önce de denedi. Ocak 1974'te, petrol krizi sırasında Kongre yıl boyunca yaz saati uygulamasını zorunlu hale getirdi. Uygulama başlangıçta popülerdi ancak insanlar kısa süre içinde “ikinci karanlık çağ” olarak adlandırdıkları durumdan şikayet etmeye başladı. Bunun yanında, okula karanlıkta yürüyen çocuklar motorlu araçların çarpması sonucu hayatını kaybetti.

Yetkililer denemeyi sonlandırdı ve ülkenin büyük bölümü yeniden mevsimsel saat değişikliğine döndü. Bazı araştırmacılar bugün bu sistemi üç seçenek arasındaki en az kötü seçenek olarak değerlendiriyor.

Araştırmalar karmaşık sonuçlar ortaya koyuyor

Kamuoyunda mevcut sistemi sürdürmeye yönelik istek oldukça düşük. AP-NORC tarafından ekim ayında yapılan bir ankete göre Amerikalıların yalnızca yüzde 12'si ilkbaharda saatleri ileri, sonbaharda geri alma uygulamasının devam etmesini istiyor.

Saatlerin değiştirilmesinin yarattığı rahatsızlığın ötesinde, araştırmalar saatlerin yeniden ayarlanmasının ölçülebilir kısa vadeli sonuçları olduğunu ortaya koyuyor. Bunlar arasında trafik kazalarında ve kalp krizlerinde artış, yaşam memnuniyetinde düşüş, hayır amaçlı bağışlarda azalma ve hakimlerin verdiği hapis cezalarının uzaması bulunuyor.

Ancak saati yıl boyunca sabit bir noktaya almak da kendi içinde bazı ödünleşmeleri beraberinde getiriyor ve bu konudaki kanıtlar daha sınırlı.

Örneğin yıl boyunca yaz saati uygulamasının yol güvenliği üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar oldukça farklı sonuçlara ulaşıyor. Bazı araştırmalar olumlu, bazıları olumsuz etkiler bulurken bazıları ise herhangi bir etki tespit etmiyor. Araştırmaların önemli bir bölümü saat değişikliklerine veya yaz saati uygulamasının kısa süreli uzatılmasına dayanıyor. Bu nedenle kalıcı bir değişikliğin sonuçlarının nasıl olacağını kesin olarak bilmek zor.

Klerman'a göre bunun nedenlerinden biri de araştırmaların çoğunun kısa süreli değişiklikleri incelemesi.

Bununla birlikte bir araştırma, güneşin doğuş ve batış saatlerindeki doğal farklılıklardan yararlanarak kalıcı yaz saati uygulamasının yılda yüzlerce yaya ve motorlu araç ölümünü önleyebileceğini tahmin etti. Bunun temel nedeni, sabah saatlerine kıyasla akşam saatlerinde trafikte daha fazla araç bulunması. Bir başka araştırma ise akşam saatlerindeki gün ışığının uzamasının soygunları azalttığını ortaya koydu.

Ancak bilim insanlarına göre bu kazanımlar, daha karanlık sabahların, kronik uyku kaybının ve sirkadiyen ritimdeki bozulmanın başka alanlarda yaratacağı olumsuzluklarla dengelenebilir. Araştırmalar, mevcut mevsimsel sistemde bile sirkadiyen saatlerimizin ilkbahardaki saat değişikliğine hiçbir zaman tamamen uyum sağlayamadığını gösteriyor.

Bu nedenle bazı araştırmacılar, kalıcı yaz saati uygulamasının etkilerini değerlendirmek için saat dilimleri içinde farklı konumlarda yaşayan insanları karşılaştırmaya başladı.

Bu araştırmalar, saat dilimlerinin batı tarafında yaşayan ve güneşin saate göre daha geç doğup daha geç battığı insanların daha az uyuduğunu, daha düşük ücret aldığını ve bazı kanser türleri ile intihar oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bir araştırmada ise saat dilimlerinin olağandışı derecede batısında bulunan bölgelerde ölümle sonuçlanan trafik kazalarının önemli ölçüde daha yüksek olduğu görüldü.

Modern yaşam ise tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Birçok insan gününü nispeten loş iç mekan ışığında geçiriyor, akşamları da benzer yoğunlukta yapay ışığa maruz kalıyor. Bu durum, gündüz ile gece arasındaki doğal karşıtlığı bulanıklaştırıyor.

Bilim insanları kalıcı yaz saati uygulamasının riskleri ve faydaları konusunda hala fikir ayrılığı yaşasa da genel olarak bir konuda hemfikir: Farklı yerlerde yaşayan farklı insanlar bu değişikliklerden farklı şekillerde etkilenecek.

Çocuklarla ilgili endişeler

Örneğin sabahları çok erken uyanan kişiler, akşam saatlerinde daha fazla gün ışığından faydalanabilir. Hatta bu durum, gece dışarı çıkmaktan keyif alabilecekleri kadar uzun süre uyanık kalmalarına yardımcı olabilir.

Ancak bilim insanlarına göre ergenler ve gece geç saatlere kadar uyanık kalan kişiler zorlanabilir. Ergenlik döneminde sirkadiyen ritmin zamanlaması genellikle daha geç bir noktaya kayıyor. Ergenler daha geç uyuma ve daha geç uyanma eğiliminde oluyor. Karanlık sabahlar, okullar onları erken saatlerde yataktan çıkmaya zorlarken doğal biyolojik saatlerini daha da ileriye kaydırabilir.

Bunun risklerinden biri trafik kazaları. On yıllardır sirkadiyen ritimler üzerine çalışan Washington Üniversitesi biyoloğu Horacio de la Iglesia, “Lise öğrencileri biyolojik saatlerine göre gecenin ortasında, karanlıkta okula araba kullanarak gidiyor” dedi.

Olası tehlikeler trafik kazalarıyla sınırlı değil. Ruh sağlığından akademik performansa kadar birçok alan etkilenebilir. Rusya'nın 2011'de kalıcı yaz saati uygulamasına geçmesinin ardından ergenler ve genç yetişkinlerde kış depresyonu arttı. Ülkenin 2014'te kalıcı standart zamana geçmesiyle bu oran yeniden düştü.

Bielefeld Üniversitesi'nde ekonomi araştırmacısı olan Philipp Neumann'a göre, günümüz ekonomisinin önemli bölümünü fabrikalardan ziyade insan beyinleri yönettiği için öğrenci performansı, yıl boyunca yaz saati uygulamasına karşı ve yıl boyunca standart zamandan yana en güçlü ekonomik gerekçe olabilir.

Indiana'da geçmişte yaz saati uygulamasının farklı bölgelerde farklı zamanlarda benimsenmesinden yararlanan bir araştırmada, mevsimsel yaz saati uygulamasını kullanan bölgelerdeki SAT sınavı puanlarının, yıl boyunca standart zamanı kullanan bölgelere kıyasla ortalama 16 puan daha düşük olduğu görüldü. Fark, düşük gelirli öğrenciler arasında daha da büyüdü.

De la Iglesia, Seattle'daki liselerin sabah ders başlangıç saatini daha önceki saate göre yaklaşık bir saat ileri alarak 08.45'e çekmesinden önce ve sonra öğrencileri inceledi. Öğrencilerin gecede yaklaşık 34 dakika daha fazla uyuduğu, notlarının ve okula devam oranlarının iyileştiği görüldü.

De la Iglesia'ya göre kalıcı yaz saati uygulaması, “okulların başlangıç saatini geciktirmenin sağladığı tüm faydaları ortadan kaldıracak”

Bununla birlikte bazı işletmeler, güneşin daha geç batmasından açıkça fayda sağlıyor. Perakende ve eğlence sektörleri uzun süredir yaz saati uygulamasını ve uygulamanın uzatılmasını destekliyor. Şekerleme şirketleri de sonbahardaki saat değişikliğinin Cadılar Bayramı sonrasına ertelenmesini destekleyen gruplar arasında yer aldı.

Neumann, kalıcı yaz saati ve kalıcı standart zaman uygulamalarının sağlık, yol güvenliği, suç, elektrik kullanımı ve ekonomi üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkilerini değerlendiren kapsamlı bir incelemenin ortak yazarlarından biri.

Sonuç olarak kalıcı standart zaman genel olarak daha iyi bir seçenek olarak öne çıktı. Bu sonuçta en büyük pay, beklenen sağlık faydalarına verildi.

Çok mu erken?

Mevcut yasaya göre ABD'deki eyaletler yaz saati uygulamasından çıkıp yıl boyunca standart zamanı kullanmayı seçebiliyor. Arizona ve Hawaii bunu yapan iki eyalet. Kongre'deki her iki tasarı da ulusal uygulamayı değiştirecek ancak eyaletlerin belirli ölçüde kendi tercihlerini yapmasına izin verecek.

Ancak Zeitzer'a göre eyaletlere fazla yetki verilmesi, standart zaman dilimlerinin çözmek üzere tasarlandığı karmaşayı yeniden ortaya çıkarma riski taşıyor.

ABD demiryollarının 1883'te standart zaman dilimlerini uygulamaya koymasından önce kasabalar, saatlerini güneşin tam tepede olduğu öğle vaktine göre ayarlıyordu. The New York Times o yılın kasım ayında, Maine'den Pasifik kıyısına kadar her kasabada alarmların yerel öğle saatinde çalması halinde “doğudan batıya 3 saat 15 dakika süren kesintisiz bir çan sesi” oluşacağını yazmıştı.

Zeitzer'a göre modern ve birbirine bağlı bir toplumda gerçek yerel güneş zamanına dönmek pratik değil. Biyolojik açıdan ise bunun en iyi çözüm olduğunu düşünüyor.

Uygulanabilir seçenekler arasında bilim insanlarının görüşleri farklılaşıyor. Hatta bazı araştırmacılar mevcut sistemi, kalıcı seçeneklerin her ikisine de tercih ediyor.

Yakın zamanda 150'den fazla araştırmanın incelendiği bir çalışmada, saat değişiklikleri ve mevsimsel yaz saati uygulamasının etkilerinin “her açıdan zararlı olmadığı” sonucuna ulaşıldı. Araştırmacılar, daha sağlam kanıtlar ortaya çıkana kadar, olumsuz etkileri azaltmaya çalışarak yılda iki kez saat değişikliğine devam etmenin “değerlendirilmeye değer” olduğu sonucuna vardı.

Yaz saati uygulaması konusunda önde gelen uzmanlardan David Prerau ise yılda iki kez saat değişikliğinin sürdürülmesini ancak kamuoyuna, bu geçişlere jet lag'e hazırlanır gibi hazırlanmaları yönünde daha kapsamlı bilgilendirme yapılmasını öneriyor. Buna göre insanlar saat değişikliklerinden önce daha fazla uyumalı, uyku saatlerini, yemek düzenlerini ve hatta ilaç kullanım zamanlarını kademeli olarak değiştirmeli.

Prerau, “Büyük bir değişiklik yapmadan önce en azından bunu denemeyi tercih ederim” dedi.

İnsanların uyku zamanlaması üzerine uzun yıllardır çalışan ve LMU Münih'te emeritus profesör olan sirkadiyen ritim araştırmacısı Till Roenneberg de mevsimsel saat değişikliğinin biyolojik açıdan mantıklı olduğunu düşünüyor ve kalıcı yaz saati uygulamasına karşı çıkıyor.

Ancak onun tercihi de daha esnek okul ve çalışma başlangıç saatleriyle birlikte kalıcı standart zaman uygulamasından yana.

Ona ve diğer bilim insanlarına göre asıl sorun saat değil, toplumun saat etrafında oluşturduğu katı programlar.

Bilim insanları, okulların ve iş yerlerinin başlangıç saatlerinin erken uyananlar ile gece geç saatlere kadar aktif olan kişilere uyum sağlayacak şekilde geciktirilmesi veya esnetilmesi gerektiğini savunuyor. Programların mevsimlere göre bile değiştirilebileceğini belirtiyorlar.

Zeitzer, “Kalıcı yaz saati uygulaması, işletmelerin insanlara hala sabah 08.00'de işe gelmelerini söylemesi dışında bir sorun değil” dedi ve ekledi: “Okullar da hala 07.00 veya 08.00'de açılıyor”

© 2026 The New York Times Company

Kaynak: Gazete Oksijen