06 Temmuz 2022, Çarşamba
Haber Giriş: 25.04.2022 15:20 | Son Güncelleme: 25.04.2022 15:59

Fransa'da aşırı sağ iktidara ilk defa bu kadar yaklaştı, AB ucuz kurtuldu

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Macron 2002’den beri peş peşe seçilen ilk aday olmayı başardı. Buna rağmen Le Pen liderliğindeki aşırı sağ, iktidara 1944'ten beri ilk defa bu kadar yaklaştı. Özetle AB ucuz kurtuldu
Fransa'da aşırı sağ iktidara ilk defa bu kadar yaklaştı, AB ucuz kurtuldu

Roger Cohen / The New York Times

Emmanuel Macron’un istikrar vaadi aşırılık yanlısı cazibeye üstün geldi. Cumhurbaşkanı pazar günü aşırı sağ rakibi Marine Le Pen’i geride bırakarak ikinci kez Fransa cumhurbaşkanı seçildi. Genelde güvenilir olan oylama kapanışındaki projeksiyonlar, merkezci Macron'u yüzde 58,5, Le Pen'i ise yüzde 41,5 seviyesinde gösterdi. Macron’un bu zaferi, 2017 seçimlerinde Le Pen’in yüzde 33,9’una karşılık, aldığı yüzde 66,1’lik oydan daha dar. Ancak iki hafta önce beklenenden de daha büyük bir fark oldu.

Parıldayan Eyfel Kulesi'nin önünde Champ de Mars'ta toplanan kalabalığa konuşan Macron ciddiydi. Seçimlerin daha bağımsız bir Fransa ve daha güçlü bir Avrupa için zafer olduğunu söyleyen cumhurbaşkanı, “Ülkemiz pek çok şüphe ve bölünmeyle dolu. Güçlü olmamız gerekecek ama kimse yolun kenarında kalmayacak” diye konuştu.

“Macron’un acımasız ve şiddet içeren yöntemleri”

Le Pen, üçüncü cumhurbaşkanı olma girişiminde yenilgiyi kabul etti. Ancak ne demek istediğini açıklamadan Macron'un acımasız ve şiddet içeren yöntemlerini sert bir şekilde eleştirdi. Haziran ayında yapılacak yasama seçimlerinde çok sayıda temsilciyi güvence altına almak için savaşmaya söz veren Le Pen, “Fransız halkı bu akşam Emmanuel Macron'a karşı sağlam bir güç arzuladığını gösterdi” dedi.

Rusya'nın işgali sonrası Ukrayna'da şiddetli çatışmalar yaşanırken Avrupa kritik bir noktada. Fransa NATO'ya, AB’ye ve ABD’ye düşmancıl yaklaşan; Fransız vatandaşlarının Müslümanlara karşı ayrımcılığa uğramaması gerektiğini savunan bir adayı reddetti.

2002’den beri peş peşe seçilen ilk aday

Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian sonucun "Fransız halkının değerlerini korumak ve dar görüşlü bir vizyona karşı çıkmak için seferberliğini” yansıttığını söyledi. Fransızlar genellikle cumhurbaşkanlarını sevmez. 17 puan farkla yeniden seçilmeyi bırakın, 2002’den beri hiçbir aday peş peşe seçim kazanamamıştı. Macron'un beş yıl daha iktidarda kalma konusundaki olağandışı başarısı Covid-19 krizi üzerindeki etkili yönetimini, ekonomiyi yeniden canlandırmasını ve siyasi yelpazenin tüm merkezini elinde tutmadaki siyasi çevikliğini gösteriyor.

Le Pen artık ana akım siyasette

Le Pen göçmen karşıtı milliyetçi programını değiştirmese de imajını yumuşatarak Fransız halkının yabancılaşmasından ve hayal kırıklığından faydalandı. Aşırı sağ, iktidara 1944'ten beri ilk defa bu kadar yaklaştı. Birçok seçmen son dakikada, Fransa’nın tarihinin daha karanlık bölümlerindeki yabancı düşmanlığına yenik düşmemesi için Macron'a oy verdi. Ancak nihayetinde Ulusal Birlik partisi ana akıma katıldı.

AB ucuz kurtuldu

Le Pen 2017'deki kampanyası sırasında Kremlin'de ziyaret ettiği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e uzun süredir sempati duyuyor. Kuvvetli muhtemel, Ukrayna'yı Rusya'nın saldırısından kurtarmak için birleşik müttefik cepheyi zayıflatan politikalar izleyecek, Putin’in Avrupa’yı sömürmesini sağlayacak ve merkezinde her zaman ortak bir Fransız-Alman taahhüdü olan AB’nin altını oyacaktı. Brexit’in birliğe bir darbe olduğu göz önünde bulundurulunca Le Pen'in tekliflerinde belirttiği gibi bir Fransız milliyetçisi yarı-çıkış, AB’yi yaşam destek ünitesine sokardı. Bu da, istikrarsız bir anda kıtada barışın temel garantörlerinden birini sakat bırakırdı.

Avrupalı liderler sonuçtan memnun

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Macron galibiyetinin Avrupa'da bir güven oyu olduğunu söyledi. İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise Macron’u tebrik etti ve Fransa'yı en yakın ve önemli müttefiklerinden biri olarak nitelendirdi. Scholz ve diğer iki Avrupalı ​​lider, Le Pen'e karşı oy kullanmanın önemini vurgulamak için alışılmadık bir adım atarak geçen hafta Le Monde gazetesinde bir makale yayımlamıştı. Mektup oylama öncesinde Avrupa başkentlerinde ve Washington'da yaşanan kaygının bir yansımasıydı.

Ortak metinlerinde “Bu, güçlü ve özerk bir AB’de Fransa'nın daha güçlü olduğuna inanan demokratik bir aday ile özgürlüğümüze ve demokrasimize saldıranların açıkça yanında yer alan aşırı sağcı bir aday arasındaki seçimdir" diye yazdılar.

Zafer kutlaması bu sefer daha sadeydi

Macron'un ikinci zaferi ilkinden farklı hissettirdi. Beş yıl önce, steril sol-sağ ayrımlarını bir kenara bırakıp daha adil, eşit, açık ve dinamik bir toplum inşa etme vaadiyle Fransız siyaset sahnesine giren 39 yaşındaki harika çocuktu. Fransa'da yeni bir siyasi dönemin doğuşunu kutlamak için Louvre'un ana avlusunda büyük bir kutlama düzenlemişti. Pazar gecesi, Avrupa'daki savaşı göz önüne alarak destekçilerinden ağırbaşlı olmasını istedi. Beethoven'ın Avrupa ilahisi 9. Senfoni 2017’dekinden çok daha yumuşak çalarken, Macron eşi Brigitte'in elini tutarak Champ de Mars'a yürüdü. Ardından çocuklar çiftin etrafını sardı; koreografi sadelik ve alçakgönüllülük taşıyordu.

“Kızıma belirsiz bir dünya bırakıyorum”

Macron ilk döneminde kibrin sınırlarına yaklaşan mesafeli tavrı yüzünden sık sık eleştirildi.
Cumhurbaşkanının 64 yaşındaki destekçisi Eric Maus “Belirli bir şiddet türünden kaçındığımız için rahatladım. Ancak kızıma aşırı sağın çok yüksek oy aldığı belirsiz bir dünya bırakıyormuş gibi hissediyorum" diye konuştu.

Toplumsal bölünmeler keskinleşti

Macron ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi, işsizliği azaltmayı ve teknoloji sektörünün start-up kültürünü yerleştirmeyi başardı. Ancak kentsel bozulmanın yaşandığı bölgeler ile kırsal alanlarda yabancılaşmış hissedenlerin arasındaki artan eşitsizliği veya kaynayan öfkeyi ele alamadı. Gelirler durgunlaştı, fiyatlar yükseldi ve fabrikalar yurt dışına taşındı. Bütün bunlar toplumsal bölünmeleri keskinleştirdi.
Rahat zaferi Fransa'yı yabancı düşmanı milliyetçiliğe doğru tehlikeli bir eğilimden kurtarmış ve ona haziran seçimleri öncesinde ivme kazandırmış olsa da Macron'un siyasi sermayesi artık daha sınırlı.

Bazıları Macron’u isteksizce seçti

10 Nisan'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda solcu aday Jean-Luc Malenchon'u destekleyen 7,7 milyon seçmenin çoğu Macron'un Le Pen'i iktidardan uzak tutması için isteksizce oy kullandı. Paris'in kuzeyindeki Saint-Denis banliyösünde oy kullanan Cezayir asıllı Müslüman Assina Channa "Hiçbir şey değişmeyecek ama başka seçeneğim yoktu" diyor. Le Pen, Müslüman başörtüsünün yasaklanmasını öneriyordu ve Batı Avrupa'nın en büyük Müslüman topluluğuna sahip ülkede İslam'ı şiddetle eleştiriyordu. Channa, Macron hakkında “En azından bizi onun yaptığı gibi tehdit etmiyor” diyerek teselli arıyor.

"Farklılıklara saygıları artık bana emanet"

Macron ise, “Bugün birçok yurttaşımız fikirlerimi desteklemek için değil, aşırı sağa karşı bir baraj oluşturmak için bana oy verdi. Onların görev bilinci, cumhuriyete bağlılıkları ve geçtiğimiz haftalarda dile getirilen farklılıklara saygıları artık bana emanet" diye konuştu.

Macron’un zafer konuşması gerçekçiydi

Seçmenlerin yaklaşık yüzde 28'i çekimser kaldı. Bu 2017'ye göre 3 puan daha yüksek. Öte yandan 13 milyondan fazla insanın Le Pen'e ve aşırı sağa oy verdiği ortaya çıktı. Macron, "Vatandaşlarımı bu projeye oy vermeye iten öfke ve anlaşmazlıklar için bir cevap bulunmalı" dedi. Bu yükselen bir retoriğin parçası değildi. Macron’unki gerçekçilik ve neredeyse zaman zaman pişmanlıkla dolu bir konuşmaydı. Onun keskin bir şekilde bölünmüş Fransa'yı tanımasını ve belki de hayatın en zor davrandığı kişilere karşı dikkatsizliğini yansıtıyordu.

Fransız siyasetinin eski yapısı çöktü

Muhalifleri arasında Macron’a güçlü bir antipati duyulması ve Ulusal Birlik’in haziranda yapılacak yasama seçimlerinde olası güç kazanması, 2017'deki radikal değişim hayallerinin yerini, yaz boyunca siyasi çatışma endişelerine bırakmasına neden oldu. Sürekli olarak pozisyonunu uyarlayan, müttefiklerinin çevresini genişleten ve fikirlerini hassaslaştıran Macron, her türlü ılımlı muhalefeti boğarak eksiksiz bir politikacı olduğunu kanıtladı. Savaş sonrası Fransız siyasetinin kalbindeki iki siyasi güç olan merkez sol Sosyalist Parti ve merkez sağ Cumhuriyetçilerin neredeyse tamamen yok olmasını sağladı. Bu dikkate değer bir başarı. Ama bütün bunlar için ödenmesi gereken bir bedel var: Fransız siyasetinin eski yapısı çöktü. Toplumun şiddetli çatışmalarına nasıl aracılık edilebileceği artık eskisi kadar açık değil.

Le Pen ne vaat etmişti?

Büyük kentlerdeki elitlerin Fransa’yı ihmal ettiğini, hatta unuttuğunu hisseden bölgelerde öfke büyüdükçe bu çatışmalar daha şiddetli hale geldi. Le Pen, bu endişeleri ele aldı. İnsanların artan doğal gaz ve elektrik fiyatlarıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak için bir dizi vergi indirimi sözü vererek etkili bir kampanya oluşturdu. Bazı seçmenler için mesajı; Macron başka endişelerle meşgulken, kendisinin onları önemseyeceği ve koruyacağıydı. Ancak ülkeye yasadışı yollarla giren ve Fransa’nın sorunları için günah keçisi olarak görülen göçmenlere kızan insanlar da Le Pen’in milliyetçi siyasetinin cazibesine kapıldı.

Macron’un hataları neydi?

Macron’un sorunları hem kişiliğini hem de siyasi tercihlerini yansıttı. Son derece kişiselleştirilmiş yukarıdan aşağıya hükümet tarzı, getireceğini iddia ettiği demokrasiden ziyade Napolyon Bonapart’ı anımsattı. Avrupa'yı kendi entegre ordusu tarafından desteklenen bir stratejik özerklik vizyonuna doğru ilerletme girişimleri, ABD müttefiki Polonya gibi ülkelerde direnişle karşılaştı. Siyasi sistemin ılımlı solundan ortaya çıkan ve beş yıl önce birçok sosyalist tarafından desteklenen Macron, ilk ekonomik politikalarında ve “İslamcı ayrılıkçılık” olarak adlandırdığı şeyle yüzleşmek için çok eleştirilen bir kararla sağa saptı.
2015'ten bu yana çeşitli İslami terör saldırılarıyla derinden etkilenmiş bir ülkede siyasi yelpazenin parçalanmış solunda kalmaktansa sağda kazanacağı daha fazla şey olduğuna karar verdi. Zaferi bir bakıma onun haklı olduğunu kanıtladı. Macron, dilediğince uyarlayabildiği müttefik ağını ustaca yöneten bir politikacı.

© 2022 The New York Times Company