14 Şubat 2026, Cumartesi
Giriş: 26.01.2026 17:31 | Son Güncelleme: 26.01.2026 18:01

ICE tansiyonu tırmanıyor: Minneapolis halkı sokakta

Minneapolis’te hemşire Alex Pretti’nin federal göçmenlik ajanları tarafından öldürülmesi, ABD genelinde süren göç baskınlarını hukuki ve siyasal bir krizin merkezine taşıdı. Görüntülerle çelişen resmi açıklamalar, eyalet–federal gerilimini derinleştiriyor
Kaynak: Gazete Oksijen
ICE tansiyonu tırmanıyor: Minneapolis halkı sokakta - Resim: 1

ABD’nin Minnesota eyaletinde 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti’nin federal göçmenlik ajanları (ICE) tarafından vurularak öldürülmesinin ardından geçen günlerde tansiyon düşmedi.

Aksine olay, Trump yönetiminin ülke genelinde hız verdiği göçmenlik operasyonlarının hukuki meşruiyeti, orantılı güç kullanımı ve federal yetkilerin sınırları üzerine ulusal ölçekte bir tartışmaya dönüştü.

Pretti’nin ölümü, bu ay Minneapolis’te federal ajanların karıştığı ikinci sivil ölüm olarak kayda geçti. Olaydan günler sonra dahi İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), ölümün “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştiğini savunurken; sivil tanıklar, yerel yetkililer ve bağımsız hukukçular tarafından incelenen görüntüler bu anlatıyla örtüşmüyor.

Jamie Kelter Davis / The New York Times

ICE tansiyonu tırmanıyor: Minneapolis halkı sokakta - Resim: 2

CNN tarafından farklı açılardan analiz edilen cep telefonu videolarında, Pretti’nin vurulmadan hemen önce yere yatırıldığı, silahının bir ajan tarafından belinden çıkarıldığı ve ardından ateş açıldığı görülüyor. Buna karşın DHS ve Sınır Devriyesi yetkilileri, Pretti’nin “silahını brandished ettiği” yani tehditkâr biçimde kullandığı iddiasını sürdürüyor; ancak bu iddiayı destekleyen somut kanıt kamuoyuyla paylaşılmış değil.

Minnesota Valisi Tim Walz, federal yetkililerin açıklamalarını açıkça “gerçeğe aykırı” olarak nitelendirirken, Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey de videolarda “maskeli ajanların bir sivili darp ederek öldürdüğünün” görüldüğünü söyledi. Hukukçulara göre, bu noktada temel sorun yalnızca ölümün kendisi değil; federal kurumların şeffaflıktan kaçınması ve eyalet soruşturmasının fiilen engellenmesi.

Nitekim Minnesota Büro of Criminal Apprehension (BCA), olay yeri incelemesi için defalarca girişimde bulunmasına rağmen federal ajanların erişimi engellediğini açıkladı. Bunun üzerine eyalet savcılığı, delillerin karartılmasını önlemek için federal kurumlara karşı geçici tedbir kararı aldı. Bu adım, federal–eyalet ilişkilerinde nadir görülen bir hukuki kopuşa işaret ediyor.

Jamie Kelter Davis / The New York Times

ICE tansiyonu tırmanıyor: Minneapolis halkı sokakta - Resim: 3

"Operation Metro Surge"

Pretti’nin ölümü, Trump yönetiminin Aralık ayında başlattığı “Operation Metro Surge” adlı geniş çaplı göçmenlik operasyonunun ortasında gerçekleşti. Operasyon, özellikle Minneapolis–St. Paul hattında yoğunlaşırken, Somali kökenli toplulukları fiilen hedef aldığı gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyordu.

Operasyon öncesinde Minnesota’daki sosyal yardım programlarına ilişkin “yolsuzluk” ve “terör finansmanı” iddialarının muhafazakâr çevrelerce gündeme taşınması, sürecin yalnızca güvenlik değil siyasal bir cezalandırma mantığıyla yürütüldüğü yorumlarını güçlendirdi. Eyalet yönetimi ise bu iddiaların büyük ölçüde kanıtsız olduğunu savunuyor.

Jamie Kelter Davis / The New York Times

ICE tansiyonu tırmanıyor: Minneapolis halkı sokakta - Resim: 4

"Sınır Çarı" Minnesota'da

Yaşananlara rağmen Beyaz Saray, göçmenlik operasyonlarında tutum değişikliğine gitmeyeceğini açıkça ortaya koydu. Başkan Donald Trump, olayın ardından “sınır çarı” olarak bilinen Tom Homan’ı Minnesota’ya gönderdi.

Homan’ın, ICE operasyonlarını sahada koordine edeceği ve doğrudan Trump’a rapor vereceği açıklandı.

Victor J. Blue/The New York Times