15 Eylül 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 01.09.2026 13:08 | Son Güncelleme: 01.09.2026 13:42

Latin Amerika solunun yeni ilhamı Demokratik Sosyalistler

Üst üste gelen seçim yenilgileri ve Trump yönetiminin artan baskılarıyla sarsılan Latin Amerika solu, çıkış yolunu Montevideo’daki Panamerikan Kongresi’nde aradı. Bölge liderlerinin ilham kaynağı ise ABD ön seçimlerinden zaferle çıkan Amerikalı demokratik sosyalistler oldu
Anita Pouchard Serra / The New York Times
Anita Pouchard Serra / The New York Times
Nicas / NYT

Jack Nicas / New York Times

Batı Yarımküre’nin dört bir yanından gelen solcu politikacılar, son dönemdeki seçim yenilgilerinin yaralarını sarmak ve Trump yönetiminin artan agresifliğine karşı nasıl bir strateji izleyeceklerini tartışmak üzere yakın zamanda Uruguay’da buluştu.

Toplantıda eski devlet başkanları, müstakbel başkan adayları, ulusal milletvekilleri, kampanya stratejistleri, çok satan yazarlar ve protesto liderleri vardı. Ancak hafta sonu boyunca grubun gözdesi ABD’deki ön seçim zaferlerinden taze çıkmış demokratik sosyalistlerdi.

New York’tan Darializa Avila Chevalier ve Claire Valdez, Pennsylvania’dan Chris Rabb ve New Jersey’den Dr. Adam Hamawy’den oluşan bu adaylar, Amerika kıtasındaki solcu siyasi liderlerin yıllık toplantısı olan Montevideo’daki Panamerikan Kongresi’nin özel konuklarıydı. (Hamawy kendisini ilerici olarak tanımlıyor ancak demokratik sosyalist olarak adlandırmıyor.)

Söz konusu adaylar ayakta alkışlandı, kendileriyle fotoğraflar çekildi ve diğer katılımcılar tarafından mevcut siyasi konjonktürde solun nasıl başarılı olabileceğine dair sürekli örnek gösterildi.

Mart ayında yerini Başkan Donald Trump ile aynı çizgideki aşırı sağcı bir politikacıya devreden Şili’nin eski başkanı Gabriel Boric, bu adayların zaferleri için “Bize, eğer bu mücadele içeriden verilebiliyorsa dışarıdan da verilebileceğine dair umut aşılıyor” dedi.

40 yaşındaki Boric, solun işçi sınıfına onları desteklemek için en iyi konumda olduğunu anlatmakta yetersiz kaldığını, ancak ABD’deki demokratik sosyalistlerin bunu yapabileceklerini kanıtladıklarını söyledi.

Yaptığı söyleşide Boric, “Harekete geçirici bir umut vermek ve insanları ikna etmek yerine, sürekli sağdan ve onun temsil ettiği tüm kötülüklerden bahsetme eğilimi var hareketimizde. Şimdi bu tartışma Birleşik Devletler’de yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Dünya solu umudunu demokratik sosyalistlere bağladı

Ön seçimden zaferle çıkan demokratik sosyalistlere gösterilen bu sıcak karşılama; küresel sağın yükselişinden rahatsız olan birçok kişinin, sınırlı başarısına rağmen, uluslararası alanda bile umutlarını Demokrat Parti’nin ilerici kanadına bağladığının bir göstergesiydi.

Bu seyahat, ilerici adayların ön seçimleri kazanmalarından bu yana gerçekleştirdikleri ilk resmi yurt dışı ziyareti oldu. (Hepsi de kongre koltuklarını kazanması neredeyse kesin gözüyle bakılan isimler olduğu için seçim kampanyaları yavaşlamış durumda.)

Ziyaret, Trump yönetiminin bölgedeki baskı politikası karşısında adayların Latin Amerika’ya olan ilgisini gösterdi. Bununla birlikte, verdikleri röportajlarda, Küba’ya uygulanan ABD ticaret ambargosuna son verilmesi çağrısı dışında Latin Amerika hakkında derinlemesine konuşmaktan kaçındılar. Tümü de kampanyalarında dış politika konusu olarak neredeyse sadece Gazze Şeridi’ne odaklanmıştı ve bu geziyi kendileri için eğitici bir deneyim olarak nitelendirdiler. Bu durum aynı zamanda, diğer katılımcıların kendilerine birer öğretmen gözüyle bakmasından rahatsızlık duydukları anlamına da geliyordu.

Irak’ta görev yapmış eski bir ABD Ordusu gazisi olan Hamawy, “Onlara gerçekten bir şey öğrettiğimizi sanmıyorum; bu bir sohbet ve dinleme süreci” dedi. “En azından Birleşik Devletler’in yekpare bir blok olmadığını görüyorlar ve ABD’de geleceğe dair daha iyi bir vizyona sahip ortaklar olduğunu bilmek onlara bir nebze umut veriyor.”

Latin Amerika’daki sol ise alabileceği her türlü yardıma muhtaç. Sağcı adaylar, Trump göreve geldiğinden beri bölgedeki yedi başkanlık seçiminin tamamını kazandı ve bu liderler ile diğerleri hükümetlerini Trump yönetimiyle uyumlu hale getirmek için çalıştı.

Ayrıca ABD hükümeti, Venezuela’daki solcu otokrat Nicolás Maduro’yu yakaladı ve ülke üzerinde kontrol sağladı; bir yandan da Küba’daki Komünist hükümete uyguladığı petrol ablukasıyla halkın geniş çaplı sıkıntılar çekmesine yol açan baskıları artırdı.

Latin Amerika'da sol hükümetler birer birer devrildi

Bölgede kalan sol hükümetler ise Brezilya, Meksika, Uruguay ve otoriter bir rejimle yönetilen Nikaragua’da bulunuyor. Brezilyalılar ekim ayında sağa kayıp kaymayacaklarını oylayacak, Meksika ise Trump yönetimiyle bağlarını güçlendirmiş durumda.

New York City’de Harlem ve Bronx’un bazı kısımlarını temsil eden bölgeyi kazanması beklenen Avila Chevalier, bölgedeki solcuların, engellere rağmen bir hareket inşa etmeye çalışan demokratik sosyalistlerin çabalarından ders çıkarabileceğini söyledi.

Avila Chevalier, “İlerici hareketler için neredeyse sıfırdan bir altyapı kuruyoruz” dedi. “Kazandık çünkü bir koalisyon kurmaya, halkın gücünü arkamıza almaya ve insanların ihtiyaçlarına gerçekten yanıt verdiğimizden emin olmaya dayalı bir kampanya yürüttük.”

Toplantıları organize eden Amerikalı aktivist David Adler, Latin Amerika’nın geçmişte ABD’deki sol hareketlere sıkça ilham verdiğini, ancak şimdi bunun tam tersinin yaşandığını belirtti.

Adler, “Hayatımda ilk kez, Birleşik Devletler’in —ve özellikle bu ön seçim döneminde yaşadığımız son deneyimlerin— güneydeki dostlarımıza öğretebileceği çok şey olduğunu hissediyorum” diyerek seçmenler nezdinde karşılık bulan hayat pahalılığı mesajlarına dikkat çekti.

Sanders ve Mamdani'nin danışmanları da katıldı

Etkinlikteki ABD heyeti ağırlıklı olarak Demokrat Parti’nin ilerici kanadındandı. Katılımcılar arasında Vermont Senatörü Bernie Sanders’ın ve New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin dış politika danışmanlarının yanı sıra Illinois Temsilcisi Jesus Garcia ve Washington Temsilcisi Pramila Jayapal da yer aldı.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde yer alan Jayapal, Demokratların kontrolü ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin Küba ve Venezuela’ya yönelik hamlelerinin yanı sıra uyuşturucu taşıdığını iddia ettiği teknelere düzenlediği hava saldırılarını araştırmak isteyeceklerini söyledi.

Jayapal, “Bu konferans aracılığıyla müdahil olmak isteyeceğimiz farklı alanlara dair pek çok fikir topladım” dedi.

© 2026 The New York Times Company