19 Mayıs 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 06.05.2026 22:42 | Son Güncelleme: 06.05.2026 22:46

Petrol krizini fırsata dönüştüren tek sektör: Yenilenebilir enerji trendi güçleniyor

Dünyanın en önemli fosil yakıt tedarik rotası olan Hürmüz Boğazı'nın durma noktasına gelmesiyle birlikte, rüzgar ve güneş enerjisi savunucularının büyük bölümü yenilenebilir enerjiye geçişin artık çok daha yüksek bir hız kazanacağını söylüyor
Fotoğraf: Ruth Fremson/New York Times
Fotoğraf: Ruth Fremson/New York Times
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Chico Harlan / New York Times

Birleşmiş Milletler iklim şefi Simon Stiell kısa süre önce, “dünyayı fosil yakıtlara bağımlı tutmak için mücadele eden liderlerin istemeden de olsa küresel çapta yenilenebilir enerji patlamasını hızlandırdığını söyledi.

Stiell isim vermese de, Trump yönetimindeki ABD, petrol ve doğal gazı agresif biçimde destekliyor ve İran’a yönelik saldırının ardından küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı fiilen kapanmış durumda.

Stiell’in öngörüsünün ne ölçüde gerçekleşeceğini görmek zaman alacak. Ancak çarşamba günü yayımlanan bir rapor, bu yaklaşımın neden güç kazandığını ortaya koyuyor: Petrol ve doğal gaz arzı aksarken, rüzgar ve güneş enerjisinin maliyeti düşmeye devam ediyor. Ayrıca depolama için batarya sistemleriyle birleştirildiğinde yenilenebilir enerji, güneşin parlamadığı ya da rüzgarın esmediği zamanlarda bile fosil yakıtlardan daha düşük maliyetle istikrarlı elektrik sağlayabiliyor.

Çin yenilenebilir enerji liginde ilk sırada

Bu gelişme, Çin’in güneş paneli ihracatının mart ayında rekor kırdığı bir dönemde yaşanıyor. İhracat seviyesi bir önceki aya göre iki katına çıkarken, Nijerya, Hindistan ve Avustralya gibi ülkeler tarihlerindeki en yüksek ithalat seviyelerine ulaştı. Analistler, artışın bir bölümünün Çin’de nisan ayından itibaren fiyatları fiilen yükseltecek politika değişikliği öncesindeki “acele alımlardan” kaynaklanmış olabileceği konusunda uyarıyor.

Ancak olası dönüşüme işaret eden başka gelişmeler de var. Avrupa ve Asya’da elektrikli araç satışları hızla yükselirken, Avrupa’da ısı pompası satışlarında da artış görülüyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi kentinde bulunan hükümetler arası kuruluş Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yayımlanan çarşamba tarihli rapor, güneş ve rüzgar enerjisinin geleneksel zayıf noktası olan kesintili üretim sorununun teknolojik sıçramalar ve ucuzlayan bataryalar sayesinde giderek azaldığını ortaya koyuyor. Öngörülebilir enerji akışını sürdürebilme kapasitesi, sürekli enerji ihtiyacı duyan veri merkezleri gibi projeler açısından özellikle kritik önem taşıyor.

Yenilenebilir enerji ajansının genel direktörü Francesco La Camera, “Yenilenebilir enerji yeni bir döneme giriyor” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu noktada depolama teknolojileri yenilenebilir enerjiyi, enerji sisteminin baskın unsuru haline getirecek. Buna hiç şüphe yok”

Yenilenebilir enerji henüz fosil yakıtın yerini dolduracak güçte değil

Bu durum, enerji şokuyla karşı karşıya olan dünya için yenilenebilir enerjinin her soruna çözüm olduğu anlamına gelmiyor. En iyi senaryoda bile büyük ölçekli rüzgar veya güneş projelerinin devreye alınması yıllar sürüyor. Havacılık ve çimento gibi bazı kritik sektörlerin fosil yakıtlara hazır bir alternatifi bulunmuyor. Ayrıca Singapur merkezli enerji veri şirketi Halcyon’un kurucu ortağı ve enerji analisti Nat Bullard, birçok ülkenin elektrik sistemini “tam kapsamlı şekilde dönüştürecek” mali güce sahip olmadığını söyledi.

Buna rağmen Bullard, “Uzun vadeli sinyal oldukça net: İthal petrole bağımlılığı azaltmak için mümkün olan her şeyi yapın” dedi.

IRENA'nın raporuna göre batarya depolama maliyetleri 2010’dan bu yana yüzde 93 düştü. Bu gelişme, yoğun güneş alan veya güçlü rüzgar potansiyeline sahip bölgelerde yeni projelerin önünü açtı. Çin, tüm ülkeler arasında en düşük güneş enerjisi maliyetine sahip ülke konumunda bulunuyor ve bazı projelerde doğal gazın yarı maliyetine elektrik üretilebiliyor. Rapora göre bol ve ucuz fosil yakıt kaynaklarına sahip Suudi Arabistan gibi ülkelerde bile güneş enerjisi, fosil yakıtlarla giderek daha rekabetçi maliyetlerde kesintisize yakın elektrik sağlayabiliyor.

ABD’de rüzgar ve güneş enerjisi maliyetleri son beş yılda gerilemiş olsa da halen birçok ülkeye kıyasla daha yüksek seviyede bulunuyor. La Camera bunun nedeninin şebeke altyapısındaki yapısal sorunlar, Trump’ın uygulamaya koyduğu tarifeler ve yavaş ilerleyen izin süreçleri olduğunu söyledi.

La Camera, “ABD açısından asıl mesele şu: Rekabetçi kalmak istiyorlar mı istemiyorlar mı? Çünkü diğer üreticiler ABD’den daha düşük maliyetle üretim yapıyorsa, ABD ekonomisi zarar görecektir” dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers ise yaptığı açıklamada, “Amerikalılar ezici çoğunlukla Başkan Trump’a güvenilir, uygun fiyatlı ve güvenli enerji kaynaklarının önünü açması için oy verdi. Çünkü Demokratların sözde yeşil enerji hamlesi ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit etti ve fiyatları yükseltti” ifadelerini kullandı.

Rogers, “Gerçek şu ki yenilenebilir enerjiye geçen ülkeler, kesintili, pahalı ve güvenilmez yeşil enerji sistemleri kaçınılmaz olarak başarısız olduğunda petrol ve doğal gaz için tamamen başka ülkelere bağımlı hale geliyor” dedi.

Trump yönetimi ocak ayında IRENA'dan çekildiğini açıklamıştı.

Enerji araştırma kuruluşu Ember’ın kurucu ortaklarından Dave Jones ise batarya ve depolama sistemlerinin oldukça hızlı dönüştüğünü söyledi ve “Herkes bunun ne kadar köklü bir değişim yarattığını anlamaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

Jones, son birkaç yılda mühendislerin yangın riskini ciddi biçimde azaltan ve teknolojinin kullanım ömrünü uzatan değişiklikler yaptığını belirtti. Tüm bunlar, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatlarının yükseldiği bir dönemde gerçekleşiyor.

Jones, “Bu nedenle temiz enerji teknolojilerinin fosil yakıtlara karşı ekonomik avantajı muazzam şekilde güç kazandı” dedi.

© 2026 The New York Times Company