14 Haziran 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.05.2026 20:18 | Son Güncelleme: 26.05.2026 20:21

Savaşın değişen doğası Ukrayna ve İran'daki çatışmaları birbirine bağladı

ABD-İran savaşı ile Ukrayna’daki çatışmalar arasındaki benzerlikler dikkat çekiyor. Dron sürüleri, yapay zeka destekli sistemler, elektronik karıştırma ve asimetrik saldırılar modern savaşın yeni yüzünü ortaya koyarken, küresel dengeler ve ittifaklar da yeniden şekilleniyor
Fotoğraf: Brendan Hoffman/New York Times
Fotoğraf: Brendan Hoffman/New York Times
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Lara Jakes / New York Times

Siper savaşı ve ağır topçu çatışmalarıyla öne çıkan 2022’deki Ukrayna cepheleri, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan hava ve deniz savaşına ilk bakışta pek benzemiyor.

Ancak iki çatışma arasındaki benzerlikler kısa sürede ortaya çıktı ve yaklaşık üç ay sonra hâlâ dikkat çekmeye devam ediyor.

Her iki savaşta da daha güçlü orduya sahip olan taraf, rakibini tamamen yenilgiye uğratamadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dört yılı aşkın süre önce “özel askerî operasyonunu” başlattığında hızlı bir zafer bekliyordu. ABD Başkanı Donald Trump ise 28 Şubat’ta başlayan İran’a yönelik “küçük harekâtın” dört ila beş hafta süreceğini söylemişti.

Paris’teki seçkin sosyal bilimler üniversitesi Sciences Po’da profesör olan Nicole Grajewski, “Hem Rusya hem de ABD için askeri operasyonlara dair karşılanmamış çok fazla beklenti var” dedi ve bunu “iki taraftaki kibire” bağladı.

Son birkaç gün içinde yürütülen müzakereler, İran ile ABD arasında ilk aşama bir barış planına yönelik ilerleme sağladı. Ancak pazartesi günü ABD’nin İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatması nedeniyle büyük belirsizlik sürüyor. Bir anlaşmaya varılsa da varılmasa da bu savaş, Ukrayna’daki çatışmayla birlikte modern savaşın evrimine dair önemli dersler sundu.

Teknoloji, savaşı yeniden şekillendiriyor

Asimetrik taktikler, hem Ukrayna’nın hem de İran’ın, geleneksel askeri çatışmada başa çıkamayacakları daha güçlü kuvvetlere karşı direnmesini sağladı.

Örneğin İran, ABD’ye müttefiklerini hedef alarak saldırdı. Tek yönlü saldırı dronlarıyla Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki askeri üsleri ve enerji tesislerini hedef alarak Körfez ülkelerinde korku yarattı. Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını sürdürmek için mayın ve küçük silahlı sürat tekneleri tehdidini kullandı.

Ukrayna ise Moskova’da Rus askeri yetkililerine yönelik suikastlar düzenledi ve Rus ekonomisinin can damarı olan petrol tesislerini düzenli olarak hedef aldı. Bunun yanı sıra deniz dronlarıyla Rusya’nın çok daha büyük Karadeniz donanmasını etkisiz hâle getirdi.

Uzmanlara göre iki savaşın belki de en kalıcı etkisi, inovasyon ve teknolojinin savaş alanını nasıl yeniden şekillendirdiğini göstermesi oldu.

Konuya yakın bir kaynağa göre ABD, Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’nü korumak için yapay zeka yüklü dron tespit sistemleri kullanmaya başladı. Bu sistemler, Ukrayna tarafından Rusya’ya karşı savunma amacıyla geliştirildi.

Lübnan’da ise Hizbullah, Ukrayna savaşında yaygın biçimde kullanılan fiber optik kablolarla kontrol edilen patlayıcı yüklü dronlarla İsrail askerlerine saldırıyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Rusya ve Avrasya Programı kıdemli uzmanı ve askeri analist Michael Kofman, Ukrayna’da geliştirilen ve Körfez’de kullanılan sensörler, güdümlü füzeler ve dronlardan oluşan katmanlı sistemlerin “dünya genelinde hızla yayılmasının muhtemel olduğunu” söyledi.

Kofman, her iki savaşta da “savaş alanında kitlesel hassasiyet çağının başladığını gördüklerini” ifade etti. Hizbullah ve Mali’deki savaşçıların da benzer şekilde ucuz ve kolay üretilebilen teknolojilere yöneldiğini belirten Kofman, bu sistemlerin “orta ve küçük güçlerin savaş alanında kitlesel hassasiyet kapasitesine erişimini kolaylaştıracağını” söyledi.

Benzer saldırı stratejileri

Yetkililer ve uzmanlara göre Nisan başında yürürlüğe giren ateşkesten önce Orta Doğu’daki çatışmalar, ilk kez Rusya’nın Ukrayna işgalinde görülen türden dron sürülerinin balistik füze saldırılarıyla birleştiği bir tablo ortaya koydu.

İran, 2022’de Rusya’ya tek yönlü Şahed saldırı dronları gönderdi ve Moskova bunları Ukrayna’yı vurmak için kullandı. Aynı model bu yıl İran tarafından Körfez ülkelerine karşı da kullanıldı. Rusya da bazı askeri desteklerle karşılık veriyor. Bu desteğin kapsamı net değil ancak ABD’li yetkililere göre destekler arasında Hazar Denizi üzerinden dron parçalarının sevkiyatı da bulunuyor.

Grajewski, Rusya ile İran arasında karşı tarafın hedefleme sistemlerini şaşırtmak amacıyla küresel konumlandırma sistemlerini manipüle etmeye yönelik “bir miktar iş birliği” olduğunu belirtti. İran bağlantılı bazı gemilerin, ABD Donanması tarafından tespit edilmekten kaçınmak için Hürmüz Boğazı’nda konum takip sistemlerini yanıltıcı şekilde kullandığı görülüyor. Bu yöntem, Rusya’nın yasa dışı gölge enerji tanker filosunun uzun süredir kullandığı bir taktiği yansıtıyor.

Mart ayında Kıbrıs’taki bir İngiliz üssünü hedef alan İran dronunda Rus yapımı anti-karıştırma ekipmanları bulundu. Avrupa’daki yetkililer ve uzmanlar, barış görüşmelerinin çökmesi ve İran’ın bölgedeki saldırılarını yeniden başlatması durumunda Moskova’nın daha fazla silah sağlayabileceğinden endişe ediyor.

Diplomatik ilişkiler

İran savaşı bazı ittifakları zorladı. Bunların başında, çatışmayı gereksiz ve yasa dışı gören birçok Avrupalı lider nedeniyle Trump yönetimi ile Avrupa arasındaki ilişkiler geliyor.

Savaş aynı zamanda küresel çapta enerji tedariki yarışını da tetikledi. Bazı ülkeler erişilebilir ancak yasa dışı Rus petrolü ve gazına yöneldi. Ayrıca ABD’nin dikkatini Orta Doğu’ya çevirmesi nedeniyle Rusya-Ukrayna barış sürecini de yavaşlattı.

Kyiv Güvenlik Forumu Direktörü ve eski Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Danylo Lubkivsky, “Başkan Trump İran savaşını başlattığında Kremlin’de şampanya içtiklerine inanıyorum” dedi.

Ancak İran savaşı bazı şaşırtıcı ittifakları da beraberinde getirdi. Bunların en dikkat çekeni, Ukrayna’nın Körfez ülkeleriyle kurduğu yeni ortaklıklar oldu.

Ukrayna, nisan ayında Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yeni güvenlik anlaşmaları açıkladı. Oysa birkaç yıl önce bu tür ilişkiler pek mümkün görünmüyordu çünkü bazı Körfez ülkeleri Rusya ile tarafsız ilişkilerini korumaya çalışıyordu.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Avrupa Güvenlik Programı Eş Direktörü Jana Kobzova’ya göre Ukrayna, dron teknolojisi ve eğitim desteği karşılığında Orta Doğu’dan diplomatik destek, enerji anlaşmaları ve gelişmiş hava savunma sistemleri elde etmeyi hedefliyor.

Kobzova, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin “bu krizi bir fırsata dönüştürmeyi umduğunu” söyledi.

En azından, petrol zengini devletlerle yapılan ve dron teknolojisi satışını da içeren anlaşmaların, Ukrayna’nın hızla büyüyen savunma sanayisi için oldukça kazançlı olabileceğini ifade etti.

ABD’nin geçen yıl Ukrayna’ya silah ve ekipman desteğini büyük ölçüde durdurmasından bu yana Avrupa, Kiev için hayati bir destek kaynağı oldu.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’ya göndermek üzere ABD’den silah satın aldı. Avrupa Birliği ise geçen ay Ukrayna’nın savaşa dayanabilmesi için 90 milyar euroluk (yaklaşık 106 milyar dolar) kredi paketinin önünü açtı.

Ancak Avrupa’nın güçlü desteğini sürdürme kapasitesi, İran savaşı nedeniyle ortaya çıkan yakıt ve mal kıtlığının Avrupa ekonomilerini ne kadar baskılayacağına bağlı olabilir. Barış sağlanamazsa bu durumun daha da kötüleşmesi bekleniyor.

©2026 The New York Times Company