08 Ekim 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 15.09.2026 10:27 | Son Güncelleme: 15.09.2026 10:43

Takaichi'yi ikna etmek zor olacak: Japon ekonomisinin mimarları düşük faizden vazgeçmek istiyor

Zamanında Japonya'yı durgunluktan çıkarmak için sıfır faiz ve bol para politikasını kurgulayan ekonomistler, bugün artan enflasyon ve çakılan yen yüzünden acil sıkılaşma çağrısı yapıyor. Ancak Takaichi liderliğindeki hükümet düşük faize dair eğilimlerini koruyor
Takaichi'yi ikna etmek zor olacak: Japon ekonomisinin mimarları düşük faizden vazgeçmek istiyor

River Akira Davis, Hisako Ueno / New York Times

Japonya Merkez Bankası bu hafta toplanmaya hazırlanırken, ülkenin on yıldır sürdürdüğü düşük faiz oranları politikasının mimarları bu stratejinin artık miadını doldurduğunu söylüyor. Endişeleri, durgun fiyatlardan kemikleşmiş enflasyona kaymış durumda.

Japonya’nın mevcut lideri ise henüz ikna olmuş görünmüyor.

Geçen yıl göreve geldiğinden bu yana Başbakan Sanae Takaichi; bir yandan merkez bankasına faizleri düşük tutması yönünde baskı yaparken, diğer yandan rekor düzeyde kamu harcaması gerçekleştirerek eski Başbakan Şinzo Abe’nin savunduğu "Abenomics" adlı ekonomik stratejiyi benimsemeye devam etti.

Abenomics, 2012 yılında Japonya'yı yeniden büyümeye sevk etmek amacıyla tasarlanmıştı. Ancak çözmeyi hedeflediği deflasyonist sarmal ve güçlü yen süreçleri tersine döndü. Son dört yılın büyük bölümünde enflasyon, merkez bankasının %2’lik hedefinin üzerinde seyretti. Yen ise dolar karşısında onlarca yılın en düşük seviyelerine geriledi.

Sistemin mimarı sıkı politikalar öneriyor

Abe'nin eski üst düzey danışmanlarından ve Abenomics'in arkasındaki kilit isimlerden biri olan Koichi Hamada, "Durum şu an tamamen farklı" dedi. Hamada, "Bu yüzden fikir değiştirdim ve şu anda parasal sıkılaştırma öneriyorum" diye ekledi.

Cuma günü Japonya Merkez Bankası’nın faiz oranlarını %1’den %1,25’e çıkarması ve yaklaşık her altı ayda bir çeyrek puanlık artış içeren son temposunu hızlandırması yaygın bir şekilde bekleniyor. Ancak Hamada ve diğer uzmanlar merkez bankasının daha da hızlı hareket etmesi gerektiğini düşünüyor.

Takaichi yönetiminde hâlâ Abenomics’in Japonya için doğru yol olduğuna inananların bu fikir değişikliğini bir ihanet olarak görebileceğini belirten Hamada, yine de başbakanın Japonya Merkez Bankası üzerindeki baskıyı durdurması ve enflasyonu kötüleştirme riski taşıyan politikaları bırakması gerektiğine inanıyor.

Hamada bu görüşünde yalnız değil.

2012 yılında, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, George Soros’un firmasında fon yöneticisiyken Hamada’yı Yale Üniversitesi’nde ziyaret etmişti. Hamada, Bessent’e Japon ekonomisini yeniden canlandırmaya yönelik ilk planlarını aktardığını hatırlıyor.

Bessent, bir finans politikası dergisi için 2022’de kaleme aldığı makalede bu planlara ikna olduğunu belirtmişti. Ardından yen karşısında kısa pozisyon alıp Japon hisse senetlerini satın alarak kârlı bir yatırım stratejisi izlemiş ve Abenomics’ten ilk ve en başarılı şekilde yararlanan yatırımcılardan biri olmuştu.

Bessent son zamanlarda Japonya’ya faiz oranlarını yükseltmesi ve mali harcamaları dizginlemesi yönünde çağrıda bulunuyor.

Düşük faiz sermayeyi kaçırdı, yeni zayıflattı

Takaichi’nin harcama planları, Japonya’nın borç servis kapasitesine ilişkin endişeleri artırdı. 10 yıllık devlet tahvili getirileri son otuz yılın en yüksek seviyelerine fırladı. Düşük faiz oranları aynı zamanda sermayenin ülke dışına kaçmasını teşvik ederek yeni zayıflattı ve Birleşik Devletler ile gerilim yarattı.

Temmuz ayında yenin dolar karşısında son kırk yılın en düşük seviyesine gerilemesi, Japonya ve ABD Hazine Bakanlığı’nı döviz piyasalarına ortaklaşa müdahale etmeye yöneltti. Para birimi, Japonya Merkez Bankası’nın Eylül toplantısında faiz artıracağına dair beklentilerle son haftalarda bir miktar güçlendi.

Bu ay North Carolina, Asheville’deki Grup 20 finans toplantısında düzenlenen basın toplantısında Bessent, Japonya’ya reflasyonist politikaları terk etme çağrısında bulunduğunu söyledi. Bessent, Abenomics’in "muazzam bir başarı" olduğunu, ancak artık Japonya’nın "bunu kendi akışına bırakması ve reflasyonu durdurması gerektiğini" belirtti.

Japonya’nın, faizleri on yıl boyunca sıfır veya sıfırın altında tutan eski merkez bankası başkanı Haruhiko Kuroda da son dönemde yönetimin harcama planları ve zayıf yenin yarattığı enflasyonist baskılar konusunda uyarılarda bulundu.

Diğerleri ise eski yaklaşıma bağlı kalmayı sürdürüyor. Fransız yatırım bankası Crédit Agricole'un baş Japonya ekonomisti ve Takaichi'nin ekonomi danışmanı Takuji Aida, Japonya'nın büyümeyi teşvik etmek için faiz oranlarını düşük tutması ve agresif harcamalar yapması gerektiğini savunuyor.

Aida ve diğer uzmanlar, zayıf bir yenin, yurt dışındaki düşük maliyetli Çinli rakipleriyle rekabet eden Japon ihracatçılarına fayda sağladığını öne sürüyor. Aida, tüketiciler için yükselen ithalat fiyatlarının ek hükümet harcamalarıyla kısmen telafi edilebileceğini söylüyor. Aida röportaj taleplerine yanıt vermedi.

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, G20 toplantısı sırasında mevkidaşlarına Japonya’nın mali politikasının "mali sürdürülebilirlikle denge kurarken büyümeye öncelik verdiğini" aktardığını söyledi.

Herhangi bir ülkenin Japonya’nın mali durumu hakkında endişe dile getirip getirmediği sorulduğunda Katayama, "Şaşırtıcı bir şekilde hiç kimse dile getirmedi" yanıtını verdi.

Uzmanlar değiştirelim diyor, yönetim deflasyon zihniyetini koruyor

Hitotsubashi Üniversitesi kamu maliyesi profesörü Motohiro Sato’ya göre dikkat çekici bir dinamik söz konusu: Hamada ve Kuroda dahil olmak üzere Abenomics uzmanları politikaların sürdürülmesine karşı çıkarken, mevcut siyasetçiler "hâlâ deflasyon zihniyetini koruyor."

Örneğin, son zamanlardaki enerji fiyatları artışı sırasında Takaichi yönetimi tasarrufu teşvik etmek yerine sübvansiyonlar sunarak "deflasyon korkusuyla harcama yapılmasını ısrarla teşvik etti" diyen Sato, "Enflasyonist bir çağa deflasyon ilaçları uyguluyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Sato, faiz oranlarının düşük ve fiyatların durağan olduğu yıllarda, ağır hükümet harcamalarının neredeyse hiç endişe yaratmadığını belirterek artık durumun böyle olmadığını vurguladı: "Piyasa baskısı giderek daha yüksek sesle hissedilecek."

© 2026 The New York Times Company