Amanda Taub / New York Times
ABD’nin düzenlediği bir askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanıp uyuşturucu suçlamalarıyla yargılanmak üzere New York’a götürülmesinin ardından Başkan Donald Trump, Maduro’nun yakın çevresinin ABD’nin dış politika taleplerini yerine getirmeleri halinde iktidardaki hakimiyetlerini sürdürebileceğinin sinyalini verdi.
Bu durum, geçici devlet başkanı olarak yemin eden Rodríguez’e yönelik açık bir tehdit oluşturuyor. Venezuela açıklarında konuşlu ABD ordusu, ülkenin savunmasını kolaylıkla aşabildiğini göstermiş durumda. Ancak Rodríguez, statükonun aşırı ve ani biçimde bozulmasının ardından Venezuela’yı yöneten elitlerin sadakatini de korumak zorunda. Siyaset bilimciler bu tür anların liderler için son derece tehlikeli olduğunu uzun zamandır vurguluyor.
Durumu daha da karmaşık hale getiren bir unsur ise, Venezuela’daki popülist iktidar ideolojisinin, eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’den adını alan “Chavismo”nun, büyük ölçüde Amerikan emperyalizmine karşıtlık üzerine kurulmuş olması.
Hiçbir lider tek başına yönetmez
Siyaset bilimciler, bu tür siyasi krizlerin sonuçlarının, bir hükümetin koalisyonunun birlik içinde kalıp kalamayacağına bağlı olduğunu söylüyor.
Eğer liderler, kilit konumdaki yeterli sayıda elit aktörü, sadakatin hala maddi çıkarlarını korumanın ve zarar görmekten kaçınmanın en iyi yolu olduğuna ikna edebilirse, koalisyonlar darbelere, halk ayaklanmalarına veya yabancı askeri müdahalelere rağmen ayakta kalabiliyor.
Hamilton College’da siyaset bilimi profesörü olan ve “How to Prevent Coups d’Etat: Counterbalancing and Regime Survival” kitabının yazarı Erica de Bruin, 2022’de yaptığı açıklamada, “Kaynaklara ve erişime sahip olmaları nedeniyle elitler, otoriter liderler için en büyük tehdidi oluşturur. Bu yüzden elitlerin desteğini korumak iktidarda kalmak için hayati önemdedir” demişti.
Venezuela’nın 2024 başkanlık seçimi buna iyi bir örnekti. Çıkış anketleri ve dış gözlemcilere göre Maduro ezici bir yenilgi almasına rağmen, ordu ve diğer elitler kendisine sadık kaldığı için, seçim meşruiyetinin son kırıntılarını da kaybetmiş olmasına rağmen iktidarda kalmayı başardı.
Ancak elitler, bir hükümetin artık çıkarlarını koruyamayacağına ya da yeni bir liderin kendilerine daha iyi bir anlaşma sunabileceğine inanırsa, koalisyon parçalanır. Bu da hükümetlerin aniden çökmesine yol açabilir.
Ukrayna’da 2014’te yaşanan “Maidan devrimi” sırasında, demokrasi yanlısı protestolar ordunun ve diğer güvenlik kurumlarının başındaki isimleri Devlet Başkanı Viktor Yanukovych’ten kopardı. Saatler içinde Yanukovych iktidarı kaybetti ve başkentten kaçtı. 2015 tarihli bir New York Times araştırmasında, “Başkan devrilmekten ziyade kendi müttefikleri tarafından ortada bırakıldı” ifadesi kullanıldı.
Venezuela’da hükümet uzun süredir siyaset, ordu ve diğer güvenlik servislerinden gelen güçlü figürlerden oluşan dar bir iç çevreye dayanıyor. Bu elitler, karaborsa petrol satışları ve uyuşturucu ticareti dahil olmak üzere yolsuzluk gelirleri sayesinde büyük servetler edindi. Birçoğu, Chavez’in sosyalist ve anti-emperyalist siyasi projesiyle uzun süredir ideolojik bağlara sahip. Ancak ABD’nin talepleri, hem ideolojik hem de maddi çıkarların tam kalbine darbe vurma potansiyeli taşıyor.
İdeoloji mi kazanç mı
Küba, ABD’nin talepleri ile Rodríguez’in koalisyonunun beklentileri arasındaki ideolojik gerilimlerin odak noktası haline gelebilir. Trump yönetimi içindeki bazı isimler, özellikle Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela’nın desteğinin kesilmesinin Küba hükümetine kritik bir darbe vuracağına uzun süredir inanıyor. Trump kısa süre önce Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Küba düşmek üzere gibi görünüyor. Dayanıp dayanamayacaklarını bilmiyorum ama Küba’nın artık geliri yok. Tüm gelirlerini Venezuela’dan, Venezuela petrolünden alıyorlardı” dedi.
Ancak Emerson College’da uluslararası siyaset dersleri veren Leonardo Vivas’a göre, Küba’daki komünist hükümet ile Venezuela’daki Chavista hareket arasındaki ilişki derin ve uzun geçmişe dayanıyor. Bu bağ, Venezuela’nın son yıllarda serbest piyasalara kaotik biçimde yönelmesine rağmen ayakta kaldı. Rodríguez’in ABD’nin talebiyle Küba’ya desteği kesmesi, Chavismo ideolojisinden geriye kalanlarla keskin bir kopuş anlamına gelir.
Diğer talepler ise daha somut çıkar çatışmalarına yol açabilir. Trump yönetimi, Maduro’yu uyuşturucu kaçakçılığının lideri olmakla suçladı ve ABD’ye uyuşturucu taşıdığı iddia edilen Venezuelalı tekneleri bombaladı. Bu iddiaların birçoğu tartışmalı. Trump fentanil gibi ölümcül uyuşturucuları hedef aldığını öne sürse de, Venezuela’nın bu ticaretteki rolü sınırlı. Uzmanlara göre Venezuela, büyük kısmı ABD’ye değil Avrupa’ya giden kokain için bir aktarma noktası konumunda.
Ülkenin siyasetçileri ve askeri elitleri, uyuşturucu ticaretinden uzun süredir o kadar büyük kazançlar sağladı ki, Venezuelalılar onlara alaycı biçimde “Cartel de los Soles” yani “Güneşler Karteli” diyor. Bu adlandırma, Venezuelalı generallerin rütbelerini gösteren güneş amblemlerine atıfta bulunuyor ve ABD’li generallerin yıldızlarına benzetiliyor. (Trump yönetiminin iddialarına rağmen Cartel de los Soles, gerçek anlamda bir kartel değil)
Trump ayrıca ABD’nin Venezuela’nın devasa petrol rezervlerinden kazanç sağlayacağını da söyledi. Rice Üniversitesi Enerji Çalışmaları Merkezi bünyesindeki Latin Amerika Enerji Programı Direktörü Francisco Monaldi’ye göre, petrol gelirleri uzun süredir Venezuela hükümetinin elindeki önemli bir kozdu.
ABD yaptırımlarından önce bu ödemeler, ulusal enerji şirketi PDVSA üzerinden yapılıyordu. Ancak yaptırımlar sonrasında, “rejim içinde paranın dağıtım mekanizması karaborsaya dönüştü” diyen Monaldi, bunun “rejime bağlı belirli kişilere tanker tahsis edilmesi” yoluyla gerçekleştiğini söyledi.
Bu noktada asıl soru, Rodríguez’in Trump yönetiminin taleplerini karşılayıp aynı zamanda Venezuela’daki elitleri karaborsa gelirlerindeki olası kayıplar için telafi edip edemeyeceği.
Monaldi, “Ganimetin nasıl dağıtıldığına dair tüm mimariyi yeniden inşa etmeleri gerekiyor. Bu aşamada bunun nasıl işleyeceği son derece belirsiz” dedi.
© 2025 The New York Times Company