16 Mart 2026, Pazartesi
Haber Giriş: 24.02.2026 15:00 | Son Güncelleme: 24.02.2026 15:08

En Yeni Film ve Dizi Önerileri - Şubat 2026

En yeni film ve dizi önerileri, Şubat 2026’da öne çıkan yapımlar, yeni çıkan diziler ve IMDb yüksek puanlı filmlerle izleme listenizi güncelleyin
En Yeni Film ve Dizi Önerileri - Şubat 2026
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Yeni çıkan diziler ve izlenmesi gereken en iyi filmler hangileri? IMDb puanı yüksek filmler, ters köşe senaryolarıyla şaşırtan diziler ve ödül sezonuna damga vuran yapımlarla dolu bir izleme listesiyle karşınızdayız!

Oksijen Dijital Platformlar Editörü Elçin Yahşi; her hafta Netflix, Disney+, Amazon Prime Video ve BluTV gibi popüler platformlarda öne çıkan yapımları, gerçek olaylardan uyarlanan filmleri ve hafta sonu bir solukta izleyebileceğiniz dizileri derliyor ve 'Ne İzleyelim?' bülteniyle her cumartesi sabah 09.00'da mail olarak okurlarımıza iletiyor. Eğer "Bugün ne izlesem?" diye düşünüyorsanız, Şubat 2026'nın en çok konuşulan dizileri ve en iyi yeni çıkan filmleri bu listede!

Elçin Yahşi'nin Ne İzleyelim? bülteni her cumartesi saat 09.00'da posta kutunuzda olsun istiyorsanız bu adresten ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

21 Şubat- 26 Şubat

HBO Max’teki Portobello, dönem dizisi ama sanki bugünü anlatıyor

86 yaşındaki yönetmen Marco Bellochio’nun HBO Max’teki altı bölümlük mini dizisi Portobello, İtalya’da devlet, basın ve iktidar ilişkilerinin adaleti nasıl felç ettiğini anlatıyor.

Kariyerinin önemli bir kısmını İtalya tarihinin politik ve toplumsal skandallarına ayıran Marco Bellocchio’nun ülkesini hesaplaşmaya çağırdığı bu yapım, bir dönem dizisi olmasına rağmen bugünle de güçlü bağlar kuruyor. Kaçırmayınız. Umur Çağın Taş’ın diziyi anlatan yazısı şurada.

Banksters (2026)

Eren M. Güvercin’in (Mozart Mozart) başrolünü üstlendiği platformun ilk orijinal Alman dizisi Banksters da HBO Max’te.

2004 yılında Berlin’deyiz. Banka stajyeri Yusuf, bir futbol maçı sırasında birden fazla banka soygunu suçuyla tutuklanıyor. Neden? Belli değil. Yusuf sessiz kalırsa hapse girecek, konuşursa ‘aileye’ ihanet edecek. Kız kardeşi parayı geri almaya ve Yusuf’u aklamaya çalışırken, geri dönüşlerle her şey hakkında bilgileniyoruz. Bakalım sonuçta Yusuf’un ikilemi nasıl çözülecek?


Prime Video’nun yenileri

Love Me Love Me (2026)
Kardeşinin ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak isteyen June, İtalya’ya gider. Ancak eğitimine başladığı seçkin okulda, kendini sırlar ve yalanlarla örülü karanlık bir dünyanın içinde bulur. Wattpad’de milyonlarca okura ulaşan romanın merak edilen film uyarlaması.

The Hunting Party (2025)
Gizli bir hapishaneden kaçan ve aslında var olmaması gereken en tehlikeli katilleri yakalamak için bir araya gelen bir ekibi konu alıyor. ABD yapımı, 10 bölüm. İkinci sezon da çok yakında.

56 Days (2026)
Oliver Kennedy ve kız arkadaşı Ciara Wyse ile bağlantılı lüks bir dairede kimliği belirsiz bir ceset bulunduğunda, dedektifler Lee Reardon ve Karl Connolly, çiftin son 56 gündeki ölümcül ilişkisini yeniden kurgulamaya çalışırlar. ABD yapımı, sekiz bölüm.

Fabian and the Deadly Wedding (2026)
Talihsiz dolandırıcı Fabian, gelin için hazırlanmış değerli bir hediyeyi çalmak amacıyla tuhaf bir kış düğününe baskın düzenler. Ancak bir cinayet planını alt üst edince, Fabian kendini beklenmedik bir şekilde gizemi çözmenin içinde bulur. Karanlık sırlarla dolu, heyecan verici bir cinayet gizemi komedisi. Alman yapımı.

Her Şey Yolunda (2025)
Başarılı bir banka müdürü olan Leyla ile hız tutkusu olan yasa dışı işler uzmanı Türkan'ın hayatları, Leyla'nın banka şubesinin soyulmasıyla kesişir. Soygun sırasında Leyla rehin alınır. Leyla'nın yanlışlıkla Türkan'ın hayatını kurtarmasıyla bir kaçış macerası başlar. Yanlış anlaşılmalar nedeniyle işler kontrolden çıkınca, iki kadın hem banka soyguncuları hem de polis tarafından takip edilir. Devrim Özkan, Bige Önal, Bora Cengiz başrollerde.

The Bluff (2026)
Priyanka Chopra Jonas (Heads of State, Love Again) ile Karl Urban'ın (The Boys) başrollerini paylaştığı aksiyon filmi, intikam için geri dönen eski kaptanına karşı ailesini korumak zorunda kalan eski bir korsanın ölümcül mücadelesini anlatıyor. Çarşamba günü yayında olacak.


Disney+’ta yeniler

Paradise (2026)
Sterling K. Brown’ın başrolde olduğu, bir felaket sonrası yapay bir dünya benzeri sığınakta yaşarken daha ilk bölümde ABD başkanının öldüğü ve koruma görevlisinin cinayeti çözmek için uğraştığı Paradise’ı hatırladınız mı? İlk sezon finalinde sığınaktan çıkıp, geride kalan karısını aramak üzere dünyaya dönmeye karar veriyordu.

İşte ikinci sezon pazartesi başlıyor. Bambaşka bir ortamda açılacak olan bu yeni sezonda meraktan çıldıracak ve haftalar boyunca sürünecekmişiz.

Scrubs (2001)
Medikal komedi denince akla gelen Scrubs, 2009’da yayınlanan dokuzuncu sezonundan 17 yıl sonra, çarşamba günü 10'uncu sezonuyla ekranlara dönüyor. Herkes yine aynı yerde, ancak tıp da stajyerler de değişti. Peki yeni maceralar neler olacak?


TOD’da yeni diziler, filmler

Islands (2025)
A Coffee in Berlin ve Lara filmleriyle kendine özgü bir sinema dili oluşturan Alman yönetmen Jan Ole Gerster, gerilim, drama ve gizemi bir araya getiren yeni filmiyle izleyicinin karşısında.

Film, Kanarya Adaları’ndaki lüks bir otelde tenis antrenörü olarak çalışan Tom’un hayatına odaklanır. Gündüzleri misafirlere tenis dersi veren, geceleri ise partilerde eğlenerek tekdüze bir yaşam süren Tom’un rutini, otele gelen sıra dışı Maguire ailesiyle tanışmasıyla değişir. Anne, eşi Dave ve küçük oğulları Anton’la yakınlaşan Tom, Dave’in gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasının ardından kendini karanlık ve karmaşık olayların içinde bulur.

Four Letters of Love (2024)
Nicholas ile Isabel’in yolları aslında çoktan kesişmiştir; fakat ikisi de bunu henüz fark etmez. Görünmez bir bağ onları birbirine doğru çekerken, hayatın sert rüzgârları aralarına mesafe koyar. Niall Williams’ın çok satan eserinden uyarlanan bu hikâye, yazgının ince dokunuşlarıyla örülmüş yolunu bulmaya çalışan bir aşkı anlatır.

Pierce Brosnan (Mobland, The Thursday Murder Club, Mamma Mia!), Helena Bonham Carter (Harry Potter serisi, Fight Club) ve Gabriel Byrne (The Usual Suspects) gibi üç usta oyuncuyu bir araya getiren, İrlanda-Birleşik Krallık ortak yapımı etkileyici bir romantik dram.

The Narrow Road to the Deep North (2025)
Son yıllarda The Order, Assassin’s Creed, Nitram ve Black Rabbit gibi yapımlara imza atan Justin Kurzel, Richard Flanagan’ın Booker Ödüllü aynı adlı romanını diziye uyarladı. Aşk, savaşın travması ve insan dayanıklılığı temalarını işleyen beş bölümlük dizinin başrolünde, Frankenstein filmindeki performansıyla Oscar’a aday olan ve Euphoria, Saltburn ile Wuthering Heights uyarlamasındaki rolleriyle yıldızı parlayan genç oyuncu Jacob Elordi yer alıyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Oscar adayı Ciarán Hinds (Belfast, Rome), Odessa Young (Shirley, My First Film), Olivia DeJonge (The Society, Elvis) yer alıyor.

Dizi, savaş yıllarında esir düşen ünlü cerrah Dorrigo Evans’ın tek gerçek aşkının hatırasına tutunarak hayatta kalma mücadelesini anlatırken, geçmiş ve bugün arasında gidip gelerek savaşın izlerini sert ve sarsıcı bir dille aktarıyor. Dizi, her pazartesi yeni bölümüyle TOD’da izleyiciyle buluşacak.

This City is Ours (2025)
Liverpool’un karanlık sokaklarında geçen bu sürükleyici dizide, yıllardır organize suç örgütünün içinde yer alan ve çete lideri Ronnie Phelan’ın (Sean Bean) en güvendiği isim olan Michael Kavanagh, aşık olduğu Diana sayesinde hayatını sorgulamaya başlar.

Suçtan uzak, sakin bir gelecek ve bir aile hayali kurarken, Ronnie’nin hırslı oğlu Jamie’nin babasının tahtını devralma isteği Michael’ı yeniden güç savaşının tam ortasına sürükler. Sekiz bölümden oluşan dizi, her salı TOD ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

Lord of the Flies (2026)
Daha önce sinemaya da aktarılan bu kült roman, şimdi dört bölümlük bir dizi olarak izleyiciyle buluşmaya hazır. Geçen hafta Berlin Film Festivali'nde özel gösterimini gerçekleştiren bu yeni uyarlama da ıssız ve tropikal bir adada mahsur kalan bir grup İngiliz çocuğun hikâyesini anlatıyor.

Başlangıçta düzen kurma ve kurallar koyma çabasıyla hareket eden çocuklar, yetişkin otoritesinin yokluğunda kendi küçük toplumlarını inşa etmeye girişirler. Ancak zamanla korkular, güç hırsı ve ilkel dürtüler ağır basar; akıl ve sağduyunun yerini kaos alır.

Nine Bodies in a Mexican Morgue (2025)
Dokuz yolcuyu taşıyan bir uçak Meksika ormanına düşer. Ormanda mahsur kalan yolcular kurtarılmayı beklerken birer birer öldürülmeye başlar. Katil kimdir? Her pazartesi yeni bölümüyle ekranlara gelecek altı bölümlük bir gerilim dizisi.


TRT2 filmlerinde bu hafta

Running to the Sky (2019)
Kırgızistan’ın büyüleyici bir dağ köyünde yaşayan, olağanüstü yetenekli on iki yaşındaki koşucu Jekshen, zorlu aile koşullarından sıyrılıp kendine yeni bir hayat kurma umuduyla büyük bir yarışa hazırlanmaya başlar. (Bu akşam, 21.30)

Early Summer (1951)
Evlenmesi için baskı gören 28 yaşındaki bir kadının hikâyesi. Tokyo Story, Late Spring, Good Morning filmleriyle tanınan, Japonya sinemasının usta yönetmeni Yasujirō Ozu'dan bir başka dram. (Pazartesi, 21.30)

Reality (2023)
Başrolünü Sydney Sweeney'in (Euphoria, The Housemaid) üstlendiği, ABD yapımı gerilim filmi; 2016 ABD seçimlerine Rusya’nın müdahalesine ilişkin gizli bir belgeyi sızdırdığı iddia edilen muhbir Reality Winner’ın tutuklanma ve sorgulanma sürecini konu alıyor. (Salı, 21.30)

Arctic (2018)
Mads Mikkelsen’in (Hannibal, Another Round, The Hunt) başrolünde yer aldığı film, dram ve macerayı bir araya getirerek, geçirdiği uçak kazası sonrası kutupların ıssızlığında mahsur kalan bir adamın, kurtarılma umudunu yitirdikten sonra verdiği zorlu hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. (Çarşamba, 21.30)


MUBI’nin yenilerinden

Pictures of Ghosts (2023)
Arşiv görüntüleri, film kesitleri ve hatıralar eşliğinde, Brezilya’nın Recife kentinde bir zamanlar herkesin buluşma noktası olan büyük sinema salonlarına odaklanan bir belgesel. Üstelik Aquarius ve Bacurau ile güçlü bir çıkış yakalayan, son filmi The Secret Agent ile şu sıralar gündemde olan Kleber Mendonça Filho yönetmenliğinde.

A Serious Man (2009)
Fargo, No Country for Old Men ve Inside Llewyn Davis ile kendilerine has bir sinema dili oluşturan Coen Kardeşler, bu ABD yapımı komedi-dramda, her geçen gün artan sorunları yüzünden hayatı rayından çıkan sıradan bir fizik profesörünün gerçek bir çıkış arayışını anlatıyor.

A House Made of Splinters (2022)
Doğu Ukrayna’da, savaşın yıkıma uğrattığı yoksul bir bölgede, ailelerinden geçici olarak ayrılmış çocukların güvenli bir sığınakta kaderlerini bekleyişini merkezine alan Oscar adayı çarpıcı bir belgesel.

Elena (2011)
The Return, Leviathan ve Loveless gibi bağımsız sinemanın önemli filmlerine imza atan Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev’in daha az bilinen bu filmi, ileri yaşta evlenen Vladimir ve Elena’nın hayatını, Vladimir’in geçirdiği kalp krizinin ardından miras etrafında gelişen gerilim üzerinden anlatıyor.

All That Jazz (1979)
Sinema ve tiyatronun en ünlü yönetmenlerinden Joe Gideon tam bir şov insanı! Ancak bitmek bilmeyen sigarası ve alkolü, kadınlara düşkünlüğü, işkolik ve takıntılı yapısıyla kendi sınırlarını zorlayan bir adamdır. Bir yandan hastalığı bedenini ele geçirirken, onu bu yolun sonunda ne beklemektedir? Bob Fosse (Cabaret) yönetmenliğinde en unutulmaz müzikallerden...


Netflix’te Mamma Mia! serisi

Yunanistan’daki bir adada geçen eğlenceli ve romantik hikâyesiyle Mamma Mia! ve hem devam hem de geçmişe yolculuk niteliği taşıyan Mamma Mia! Here We Go Again, 24 Şubat’ta Netflix kataloğuna ekleniyor!

Romantik komedi ile müzikali bir araya getiren seri, annesinin günlüğünden yola çıkarak babasını bulmaya çalışan Sophie’nin hikâyesini ve beş yıl sonrasında Donna’nın gençlik yıllarına uzanan duygusal geçmişini anlatıyor.

Oscar ödüllü Meryl Streep (The Devil Wears Prada, Kramer vs. Kramer), Amanda Seyfried (The Housemaid, The Dropout), Oscar adayı Stellan Skarsgård (Sentimental Value), Pierce Brosnan (Mobland), Colin Firth (The King's Speech), sanatçı Cher gibi yıldız isimleri buluşturan seri, ABBA şarkılarıyla pop kültüründe kalıcı bir etki yaratmıştı.


14 Şubat- 20 Şubat

Bu hafta izleyecek şey seçmekte çok zorlanacaksınız! O kadar çok seçenek var ki... Önce bu haftanın kare as’ı

Netflix’te Masumiyet Müzesi

Masumiyet Müzesi’nin Kemal’i, Füsun’a olan aşkını bu kez dokuz bölüm halinde Netflix'te anlatıyor. Orhan Pamuk’un romanı çok özenli bir prodüksiyonla birebir aktarılmış ekrana. Kemal’i Selahattin Paşalı, Füsun’u Eylül Lize Kandemir canlandırıyor.

Disney+’da Love Story

John F Kennedy Jr. ile Carolyn Bessette’in aşkını anlatan dizi, sırf kahramanlarına çok benzeyen oyuncularıyla (Sarah Pidgeon ve Paul Kelly) bile izlenmeye değer. Ama unutulmayacak bir aşkın arka planında 90’ların parıltılı yaşamı da tüm görkemiyle yer alıyor. Jackie Kennedy’ye dikkat, onu canlandıranın Naomi Watts olduğu çok zor anlaşılıyor. Meryl Streep’in kızı Grace Gummer da Carolyn Kennedy olmuş.

HBO Max’te Like Water for Chocolate

Laura Esquivel’in Acı Çikolata romanı bizde de yayımlanmıştı. Bu Latin Amerika klasiği, yazıldıktan çok sonra toplam 12 bölümlük iki sezon halinde ekrana uyarlandı. Üstelik şaşırtıcı ama romandan daha zengin bir içerikle. Sevdiğine kavuşamayan Tita’nın yaptığı yemekler tutkunun, arzunun, hasretin tüm tonlarını yiyenlere da aktarıyor. Arka planda da Meksika Devrimi var. İlk sezonun tamamı ve ikinci sezonun ilk bölümü yarın geliyor.

MUBI’de Sırat

Kahramanlarını sırat köprüsünden geçirir gibi tehlikeli bir yolculuğa çıkaran, seyircilerine ise kalp atışlarını hızlandıran, transvari bir deneyim sunan benzersiz bir film. 2025 Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan, yılın en özel filmi Sırat, MUBI’de yayında ve bugünden itibaren sinemalarda. Aslında keşke sinemada izleyebilseniz de sıra dışı ses tasarımının keyfine tam olarak varabilseniz.


Sinema salonlarından ekrana transfer olanlar

Disney+’ta Freakier Friday

1976 yapımı Freaky Friday’de, Barbara Harris ve Jodie Foster bedenleri değişen anne ve kızı canlandırıyordu. Filmin 2003 yapımı versiyonunda da tuhaf bir kaza sonucu bedenleri yer değiştiren Tess ve Anna’yı Lindsay Lohan ve Jamie Lee Curtis canlandırmış, anne-kız çatışmasını eğlenceli bir empati oyununa dönüştürmüştü.

“Annem beni anlamıyor” ve “Kızım tam bir felaket” cümlelerini sihirli bir şans kurabiyesiyle popüler kültüre kazıyan film, 22 yıl sonra aynı oyuncularla döndü. Freakier Friday (2025), Tess ve Anna’yı bu kez iki ailenin birleştiği daha da karışık bir hayatın tam ortasına fırlatıyor. Kurallar değişmiş olabilir ama beden değiştirme kaosu aynı! Mean Girls, Irish Wish, Our Little Secret gibi filmlerden tanıdığımız Lindsay Lohan ile Oscar ödüllü Jamie Lee Curtis'in (Everything Everywhere All at Once, Halloween) yeniden yan yana gelmesi, nostaljiyi sadece hatırlatmakla kalmıyor, üstüne bir de kahkaha sosu döküyor. 18 Şubat'ta Disney+'ta.

Apple TV’de The Roses

Kathleen Turner ve Michael Douglas’ın 1989 yapımı unutulmaz filmi Güllerin Savaşı, günümüzde de tüm cephelerde devam ediyor. Başarılı kariyerlere, sevgi dolu bir evliliğe ve harika çocuklara sahip Ivy ve Theo, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayat sürmektedir. Ancak bu ideal görünen evliliğin içinde fırtına kopmak üzeredir.

Theo’nun kariyeri düşüşe geçerken Ivy’nin hızla yükselmesi, ilişkilerindeki güç dengelerini altüst eder; birbirlerine yaklaşımları, kullandıkları dil ve duygusal mesafeleri giderek değişir. Bir zamanlar mutlu bir yuva olan evlilikleri, artık iki taraf için de bir savaş alanına dönüşür.

Oscar ödüllü Olivia Colman (The Favourite, The Crown), Benedict Cumberbatch (Sherlock, Doctor Strange), Andy Samberg (Brooklyn Nine-Nine) ve Kate McKinnon’ın (Barbie) yer aldığı güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken The Roses, Warren Adler’ın romanından uyarlanan 1989 yapımı, Kathleen Turner ve Michael Douglas’ın oynadığı The War of the Roses’un yeniden yorumlanmış bir versiyonu. Evlilik çatışmalarını ve güç savaşlarını merkezine alan hikâyeleri seven izleyiciler için Apple TV üzerinden satın alınarak izlenebilir.

TV+’da The Life of Chuck

Stephen King’in bir eseri daha sinema dünyasında hayat buldu. If It Bleeds kitabında yer alan bir öyküden uyarlanan film, ölümden çocukluğa doğru ilerleyen üç bölümle, Charles 'Chuck' Krantz adlı sıradan bir adamın hayatını ters kronolojik sırayla anlatıyor ve izleyiciye hayatın anlamını ve anı yaşamanın önemini sorgulatıyor.

Filmin yönetmenliğini, The Haunting of Hill House, Gerald’s Game ve Doctor Sleep gibi korku-gerilim yapımlarıyla tanınan Mike Flanagan üstlenirken, başrolde Marvel evreninin Loki karakteriyle tanınan (ve bu filmdeki dans sahnesi ile unutulmayacak olan) Tom Hiddleston yer alıyor. The Life of Chuck, 19 Şubat’ta TV+’ta izleyiciyle buluşacak.

Apple TV’de Bugonia

The Favourite ile başlayan işbirliği serüvenini Poor Things, Kinds of Kindness ve kısa film Bleat ile sürdüren Oscar ödüllü Emma Stone ve Yunanistan’dan çıkıp Hollywood’da parlayan yönetmen Yorgos Lanthimos, şimdi beşinci filmleriyle karşımızda: Bugonia.

2003 yapımı Güney Kore klasiği Save the Green Planet!’ten uyarlanan Bugonia, komplo teorilerine meraklı iki adamın hikâyesini anlatıyor. Bu ikili, dünyanın yok olmasına neden olacağını düşündükleri büyük bir şirketin CEO’sunun aslında bir uzaylı olduğuna inanıyor. Planları basit: CEO’yu kaçırıp 'gerçekleri' açığa çıkarmak. Ancak işin içine Lanthimos’un karanlık mizahı ve absürt durumları girince, basit bir kaçırma hikâyesi yerini tuhaf, sürprizlerle dolu ve komik bir maceraya bırakıyor.

Emma Stone CEO’yu canlandırırken, Jesse Plemons (The Power of the Dog, I’m Thinking of Ending Things) ve Aidan Delbis ise meraklı iki adamı canlandırıyor.

98. Akademi Ödülleri’nde dört dalda adaylık (En İyi Film, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Özgün Müzik) elde eden Bugonia’yı artık Apple TV üzerinden kiralayıp veya satın alarak izleyebilirsiniz.

Apple TV’de Caught Stealing

Farklı türlerde kendine has bir sinema ortaya koyabilen nadir yönetmenlerden biri olan Oscar adayı Darren Aronofsky, Black Swan, The Fountain, Requiem for a Dream, mother! ve en son izlediğimiz The Whale gibi filmlerinin ardından izleyicisinin karşısına gerilim ve komediyi harmanlayan bir suç filmiyle çıkıyor. Üstelik yıldızları bir araya getiren kadrosuyla: Austin Butler (Elvis, Dune, The Bikeriders), Zoë Kravitz (The Batman, Blink Twice), Emmy ödüllü Regina King (If Beale Street Could Talk, Watchmen), Matt Smith (Doctor Who, The Crown) ve geçtiğimiz günlerde Grammy Ödülü kazanan, hemen ardından da en son Super Bowl karşılaşmasının devre arası şovuyla ABD’de olay yaratan Bad Bunny…


Peki, Caught Stealing ne anlatıyor? Film, eski beyzbol oyuncusu ve tükenmişlik sendromu yaşayan Hank Thompson’ın hikâyesini konu alıyor. New York’ta bir barda barmenlik yaparak sakin bir hayat süren Hank, punk‑rockçı komşusu Russ’un kedisine birkaç gün bakma teklifini kabul etmesiyle beklenmedik bir şekilde kendini New York’un tehlikeli suç dünyasında bir hayatta kalma mücadelesinin içinde bulur. Bu kaostan kurtulması mümkün mü? Aronofsky imzalı Caught Stealing artık Apple TV üzerinden izlenebiliyor.


Ve diğerleri

Netflix’te Being Gordon Ramsay

Hell’s Kitchen, Kitchen Nightmares, MasterChef… 2000'lerin başlarından bugüne yaptığı bu programlar sayesinde dünya çapında tanınan İskoç şef, gastronomi işletmecisi, televizyon siması ve yemek kitabı yazarı Gordon Ramsay, gastro-dünyasının en tanınmış figürlerinden biri haline geldi.

Başarıları ve sert üslubuyla akıllarda yer eden Ramsay, şimdi 18 Şubat'ta gösterime girecek bu kapsamlı belgesel serisinde aile hayatını, küresel imparatorluğunu ve bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük lansmanını perde arkasından izleyiciyle buluşturuyor.

Netflix’te The Swedish Connection

İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerinde, adı uzun süre göz ardı edilen İsveç Dışişleri Bakanlığı bürokratı Gösta Engzell, resmî görev tanımının ötesine geçerek binlerce Yahudi’nin hayatını kurtarmak için sessiz ama cesur bir mücadele verir. Bu andan itibaren, sözde tarafsız bir ülkenin dar kalıplarına sığmayan, beklenmedik bir savaş kahramanına dönüşür. Gerçek bir hikâyeden uyarlanan, savaş, insanlık ve politikanın gölgesinde şekillenen İsveç yapımı film, 19 Şubat’ta yayında.

Netflix’te The Night Agent

Netflix’in popüler aksiyon-gerilim dizisi The Night Agent, izleyiciyi ekranlara kilitleyen iki sezonunun ardından 10 bölümden oluşan üçüncü sezonuyla geri dönüyor. Yüksek tempolu, küresel ölçekte bir gerilim sunmaya hazırlanan yeni sezonun en büyük sürprizi ise hikâyenin bir bölümünün İstanbul’da geçmesi. Ancak izleyiciyi nelerin beklediğine geçmeden önce, gelin Gabriel Basso’nun canlandırdığı FBI ajanı Peter Sutherland’ın bu noktaya nasıl geldiğini hatırlayalım.

İlk sezonda Peter, Beyaz Saray’ın bodrum katında bulunan ve neredeyse hiç çalmayan gizli bir acil durum telefonunu denetlemekle görevlendirilmişti. Bir gece gelen o tek çağrı, Peter’ı ABD hükümetinin en üst kademelerine uzanan ölümcül bir komploya sürüklemişti.

İkinci sezonda ise ortaya çıkardığı sırların ardından daha gizli ve daha tehlikeli bir istihbarat yapılanmasının içine çekilmişti.

Ve şimdi, üçüncü sezonda The Night Agent, hikâyesini Washington’la sınırlı tutmayarak Avrupa ve Orta Doğu’ya yayıyor.

Olaylar, genç bir Hazine Bakanlığı ajanının patronunu öldürdükten sonra hassas devlet bilgileriyle birlikte İstanbul’a kaçmasıyla başlıyor. İstanbul’un güzel manzaraları eşliğinde Peter Sutherland, bu ajanı bulmakla görevlendirilirken görev kısa sürede küresel güç dengelerini sarsabilecek bir kara para ağı ve uluslararası bir komploya dönüşür. Artık hiçbir yer güvenli değildir. The Night Agent 3. sezon, 19 Şubat’ta Netflix’te.


7 Şubat - 13 Şubat

İtalyan televizyon tarihine damga vuran suç destanı Gomorrah

Her şey, gazeteci-yazar Roberto Saviano’nun 2006 yılında yayımlanan kitabıyla başladı. Saviano, Napoli’nin kenar mahallelerinde büyürken tanık olduğu mafya düzenini kaleme aldı. Türkiye’de de Gomorra: Kan ve Suç İmparatorluğu adıyla yayımlanan kitap milyonlar sattı, 50’den fazla dile çevrildi ancak yazarı için bedeli ağır oldu. Ölüm tehditleri, polis koruması altında geçen bir hayat ve geri dönülmez bir yalnızlık…

Bu sırada kitap, Matteo Garrone’nin (Io Capitano, Dogman) yönetmenliğinde sinemaya uyarlandı. Gomorrah (2008) filmi, Cannes Film Festivali’nden Grand Prix ile döndü ve hikâyenin ne kadar güçlü olduğunu dünyaya kanıtladı.

Ama asıl fırtına, 2014’te başlayan diziyle koptu. Beş sezon boyunca temposunu hiç düşürmeyen Gomorrah, Napoli mafyasının iç işleyişini güzellemeden, süslemeden ve yumuşatmadan anlattı. Güç savaşları, ihanetler, şiddet ve sistematik acımasızlık… Her şey sert ama son derece gerçek. Bu yüzden dizi, yalnızca bir suç hikâyesi değil aynı zamanda yozlaşmış bir düzenin kendisi.

Saviano’nun asıl başarısı, bu düzeni tüm çıplaklığıyla görünür kılmasında. Bu karanlık evrene dalmak isteyenler için Gomorrah, tüm sezonlarıyla HBO Max’te kaçırılmayacak bir maraton.

Dizinin unutulmaz karakteri Pietro Savastana’nın ilk gençlik yıllarına yani her şeyin başına odaklanan altı bölümlük Gomorrah: The Origins dizisi de ocak ayında İtalya’da gösterime girdi bile.


Satranç Kraliçesi: Judit Polgár

27 Ocak’ta Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Queen of Chess belgeseli derhal Netflix’te yerini aldı.

Judit Polgár, satrancın ataerkil yapısını kökünden sarsarak yalnızca 'en büyük kadın satranç oyuncusu' değil, tüm zamanların satranç dehalarından biri hâline gelen sıra dışı bir figür.

Queen of Chess belgeseli de, Polgár’ın çocukluğundan profesyonel kariyerine uzanan yolculuğunu merkeze alarak, uluslararası 'erkekler satrancı'nı fethetme hayalini ve özellikle dünya şampiyonu Garry Kasparov’u yenme hırsını izleyiciye sunuyor.

Macaristan’dan çıkan genç bir kızın hem Kasparov’la hem de baskıcı babasıyla yıllar süren mücadelesi üzerinden ilerleyen film, satranç çevrelerindeki yükselişini belgeliyor; en üst düzey rekabetin beraberinde getirdiği yoğun baskıyı, fedakârlıkları ve beklentileri de gözler önüne seriyor.

Belgeselin yönetmen koltuğunda Last Days in Vietnam ile Oscar’ın En İyi Belgesel dalında aday gösterilen ve Netflix’te yayınlanan Downfall: The Case Against Boeing ile The Volcano: Rescue from Whakaari belgeselleriyle tanınan Rory Kennedy var.


Zihin okuyan dedektif Alex Cross, yeniden sahalarda

Olağanüstü yeteneğiyle katillerin âdeta aklını okuyan zeki cinayet dedektifi ve adli psikolog Alex Cross’u merkezine alan sürükleyici suç draması ikinci sezonuyla geri dönüyor.

James Patterson’ın çok satan kitap serisinden uyarlanan dizide Aldis Hodge, ilk sezonda olduğu gibi yeniden başrolde. Sekiz bölümden oluşan yeni sezonda Cross, bu kez Amerika’nın yozlaşmış milyarderlerini hedef alan acımasız bir intikamcıyla karşı karşıya kalıyor.

İkinci sezonun ilk üç bölümü 11 Şubat’ta Prime Video’da yayınlanacak, kalan bölümler ise hafta hafta izleyiciyle buluşacak.


Derry Girls’ün yaratıcısından yeni dizi

Gençlik dizisi Derry Girls ile İrlanda’dan çıkıp tüm dünyada ses getiren Lisa McGee, merakla beklenen yeni yapımı How to Get to Heaven from Belfast ile sonunda karşımızda. Bu kez izleyiciyi gizem, komedi, suç ve gerilimi bir araya getiren sekiz bölümlük yepyeni bir dizi bekliyor.

Üç eski dost, bir arkadaşlarının şüpheli ölümüyle kendilerini beklenmedik bir gizemin ortasında bulur. Gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırken, aynı zamanda geçmişten taşıdıkları karanlık sırların açığa çıkmaması için de mücadele etmek zorunda kalırlar. Olaylar kontrolden çıktıkça, bu üçlü İrlanda’yı boydan boya saran kaotik, tehlikeli ve gerilim dolu bir maceranın içine sürüklenir.

Başrollerini, özgün karakterleri canlandıracak üç başarılı kadın oyuncu Roisin Gallagher (The Dry, Lazarus), Sinéad Keenan (Unforgotten, Deep Water) ve Caoilfhionn Dunne (A Thousand Blows, Industry) paylaşıyor. Dizi, 12 Şubat’ta Netflix’te izleyiciyle buluşacak.


Babalık zor zanaat

Bir ambulans şoförü, çatışmaların alevlendiği bir gecede kızının şiddet yanlısı holigan çevreleriyle bağlantısını öğrenir. Olaylar kontrolden çıkarken, hem kızının geçirdiği değişimi hem de onu bu yola iten karanlık etkileri çözmeye çalışır. Bu arayış, onu kendi değerleriyle yüzleşmeye ve inandığı her şeyi sorgulamaya zorlar.

İnsan, hayatta tutunacak hiçbir şey kalmadığını sandığı an, aslında neleri yapabileceğini fark eder. Cell 211 (2009) filmiyle ünlenen Luis Tosar’ın başrolünde yer aldığı, sekiz bölümden oluşan İspanya yapımı dizi Salvador, Netflix’te.


Wes Anderson’ın unutulmaz filmleri

Pastel renk paleti, simetrik kadrajları, titizlikle kurulmuş dekorları ve vazgeçemediği oyuncu kadrosuyla sinemada kendine has bir evren yaratan Wes Anderson, bugüne kadar izleyiciyi unutulmaz filmlerle buluşturdu.

Şimdi bu filmlerinden bazılarını bir araya getiren özel bir Wes Anderson seçkisi, 12 Şubat’ta Netflix’e geliyor.

Ralph Fiennes (Conclave), Adrien Brody (The Brutalist), Jeff Goldblum (Wicked) gibi sinemanın dev isimlerini buluşturan popüler filmi The Grand Budapest Hotel, babalarının ölümünün ardından bir yolculuğa çıkan üç kardeşi anlatan The Darjeeling Limited, sıra dışı bir aile portresi çizen The Royal Tenenbaums ve bir Amerikan yayın kuruluşunun Fransa’daki bürosunda yaşananları merkezine alan The French Dispatch seçkide yer alan filmler arasında.

Ayrıca Oscar’da En İyi Kısa Film ödülünü kazanan The Wonderful Story of Henry Sugar ve diğer üç kısa filmi de hâlâ Netflix’te izlenebilir.


Emma Mackey’in filmi Ella McKay

Yönetmen, 13 yıl aradan sonra kamera arkasına geçen James L. Brooks, başrolde Barbie olarak bütün dünyada tanınan Emma Mackey var. Kendisi filmde, eyaletin uzun süredir görevdeki valisi olan akıl hocasının işini devralmaya hazırlanırken ailevi meseleler ve zorlu iş hayatı arasında denge kurmakta zorlanan idealist genç politikacı Ella McKay’i canlandırıyor.

Kadroda ayrıca Jamie Lee Curtis, Woody Harrelson (Kenan Baran’dan daha kötü bir perukla) Ayo Edebiri, Kumail Nanjani, Albert Brooks, Rebecca Hall ve Tracey Ullman var.

Yani kısaca ‘un var, yağ var, şeker var’ ama maalesef ortaya çıkan ‘film’ vaat ettiği lezzeti vermekten uzak.

Herhalde bu nedenle aralık ayında ABD’de vizyona giren, bizde de girmesi beklenirken birden Disney+ kütüphanesinde beliren filmin sinemada pek izlenmeyeceğini düşünmüş olabilirler. Ama evde neden izlenmesin, değil mi?


TRT 2’de haftanın filmleri

Between the Cliffs (2023)
Dağlık bir bölgede koyun sürüleriyle yaşayan iki kardeşin gündelik rutini, beklenmedik bir kazayla kesintiye uğrar. İbrahim’in çukura düşmesinin ardından İlma, hem sürüyle hem de kaderle baş başa kalır. Bu kırılma anını ele alan İran yapımı bir dram. (Bu akşam 21.30)

The Move (2014)
Nehir kenarındaki köy evinde torunuyla doğayla uyumlu, sade bir yaşam süren yaşlı adamın huzuru, şehirde sert ve düşmanca bir hayatta ayakta kalmaya çalışan kızının gelip evi satmasını ve onunla birlikte şehre taşınmasını istemesiyle sarsılır. Kırgızistan yapımı filmin yönetmeni Marat Sarulu. (Yarın 21.30) Yönetmen filmini burada anlatıyor.

The Guardians (2017)
Ünlü Fransız aktör Xavier Beauvois’in (Let the Sunshine In, Of Gods and Men) yönettiği savaş filmi, Birinci Dünya Savaşı sırasında erkeklerin cepheye gitmesiyle çiftlikleri devralan kadınların düzeninin Amerikan askerlerinin gelişiyle bozulmasını anlatıyor. Kadroda Nathalie Baye de var. (Salı, 21.30)

The Sense of an Ending (2017)
The Lunchbox filmiyle Hindistan sinemasında ses getiren Ritesh Batra, Birleşik Krallık yapımı bu gizemli dramada; bastırdığı geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan yaşlı bir adamın, hayatını yeniden gözden geçirmesini konu ediniyor.

Jim Broadbent, Charlotte Rampling, Michelle Dockery’nin rol aldığı film Julian Barnes romanından uyarlama. (Çarşamba, 21.30)


Netflix'teki diğer yeniler

Motorvalley (2026)
Yarış pistinde bir aksiyona hazır mısınız? İtalya yapımı altı bölümlük dizi, ailesinin yarış takımını geri kazanmak isteyen bir vârisin, korkusuz bir şoför ile sorunlu bir antrenörünü yanına alarak İtalyan Gran Turismo'sunda yarışmasına gitmesini anlatıyor. (Salı yayında)

This is I (2026)
İdol olma hayali yüzünden dışlanan Kenji, bir kabare sahnesinde tutunacak bir alan bulur; yenilikçi bir doktorun desteğiyle gerçek kimliği olan Ai Haruna olarak izleyicilerin karşısına çıkar. Gerçek bir hikayeden uyarlanan Japonya yapımı dram filmi. (Salı yayında)

State of Fear (2026)
São Paulo’da eşi benzeri görülmemiş bir şiddet dalgası patlak verirken, yeğeninin kaçırıldığını öğrenen bir avukat onu kurtarmak için yeraltı dünyasıyla bağlantılarını kullanarak polisle tehlikeli bir anlaşma yapar. Zamanın ölümle yaşam arasındaki ince bir çizgiye dönüştüğü, kaosun hiç durmadığı bir film. (Çarşamba yayında)

Lead Children (2026)
Polonya yapımı, bir roman uyarlaması olan bu dizi, metal eritme tesisinin çevresinde yaşayan çocuklarda kurşun zehirlenmesini fark eden genç bir hekimin, onları koruyabilmek uğruna hem mesleki geleceğini hem de kendi güvenliğini riske atmasını konu alıyor. (Çarşamba yayında)


MUBI’de haftanın yenileri

Transit (2018)
Undine, Barbara ve Afire gibi filmleriyle kendine has bir sinema dili kuran, Alman sinemasının öncü yönetmenlerinden Christian Petzold, bu filminde işgal altındaki Paris’ten ölmüş bir yazarın kimliğini üstlenerek Marsilya’ya kaçan Georg’un (Franz Rogowski) hikâyesini anlatıyor. Georg orada yazarın gizemli eşi Marie’yle (Paula Beer) tanışır.

Thief (1981)
Son bir soygunla geçmişini geride bırakmak isteyen bir mücevher hırsızı, karanlık hayatının gölgesinden kurtulamaz. Michael Mann (Heat, The Insider) imzalı suç gerilimi.

The Sweet East (2023)
Görüntü yönetmeni Sean Price Williams’ın ilk yönetmenlik denemesi, okul gezisinden ayrılarak bir maceraya atılan lise son sınıf öğrencisi bir kızı konu alıyor. Oyuncu kadrosunda Talia Ryder (Never Rarely Sometimes Always), Simon Rex (Red Rocket), Ayo Edebiri (The Bear), Jacob Elordi (Frankenstein) yer alıyor.

Tahtacı Fatma (1979)
Akademisyen ve belgeselci Suha Arın, Toros Dağları’ndaki Tahtacı topluluğuyla yaşayan 12 yaşındaki bir kızın gündelik hayatını merkeze aldığı bu kısa belgeselde, çocuk işçiliğini ve Orman Bakanlığı adına çalışan emekçilerin zorlu yaşam koşullarını görünür kılıyor. (Salı yayında)

Motel Destino (2024)
Brezilya’nın kuzeyinde Elias ile eşi Dayana’nın işlettiği bir seks oteline, kaçak Heraldo’nun gelişi arzuyu, gücü ve herkesi tehlikeye atan bir özgürlük planını ateşler. Rosebush Pruning ile bu yılın konuşulanlarından biri olmaya aday, Mariner of the Mountains belgesiyle sevdiğimiz Brezilyalı yönetmen Karim Aïnouz’dan çarpıcı bir erotik gerilim. (Perşembe yayında)


31 Ocak- 6 Şubat

Vizyonda Oscar adayı güzel filmler var

Bu hafta sonu belki sinemaya gidersiniz. Dört ana dalda Oscar adayı olan Brezilya filmi The Secret Agent, insanı yerine mıhlayan bir politik gerilim. Başrolde Narcos olarak tanıdığımız Wagner Moura var.

Kate Hudson’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı getiren Song Sung Blue’da ise Hudson, Hugh Jackman ile birlikte sahnede blues türünde ‘cover’ yapan gerçek bir çifti canlandırıyor.

Haftanın Oscar’a aday olmadığı için şaşırılan bir diğer güzel filmi ise Russell Crowe’un Hermann Göring’i canlandırdığı Nürnberg.

Nazilerin yargılandığı mahkemeler serisinin ilk ve en büyüğünü konu alan filmi izledikten sonra şu iki belgeseli de kaçırmayın:

Nazis at Nuremberg: The Lost Testimony (Disney+). Filmde konu edilen mahkemenin kaydedildiği 2 bin adet plak, büyük bir titizlikle mahkemenin 50. yılında dijitalleştirilmiş.


Netflix’in yenileri

Aşkın Yüzü (2025)
İnsanları yüzlerinden tanımasını engelleyen bir rahatsızlığı olan Özgür ile yeni tanıştığı Özlem arasında doğan beklenmedik aşkın hikâyesi. Emre Erdoğdu'nun (Beni Sevenler Listesi, Kar) yönetmenliğini üstlendiği filmin başrolleri Helin Kandemir (İstanbul Ansiklopedisi) ve Onur Seyit Yaran (Kardeşlerim).

Glitter & Gold: Ice Dancing (2026)
2026 Kış Olimpiyatları öncesinde, buz pateninin yüksek riskli ve dram yüklü dünyasında, en başarılı çiftler altın madalya ve zafer için yoğun bir hazırlık mücadelesine giriyor. Belgesel serisi de bu pırıltılı çiftlere eşlik ediyor. (Yarın yayında olacak)

Cash Queens (2026)
Dramı, komediyi ve heyecan verici bir suç hikâyesini birleştiren, sekiz bölümlük Fransa yapımı dizi, çete kurarak birkaç silah aşırıp banka soymaya karar veren parasız beş kadının yaşadıklarını konu ediniyor. (Perşembe yayında olacak)

Unfamiliar (2026)
Almanya'dan altı bölümden oluşan yeni casus gerilim dizisi geldi! Geçmişleri yakalarını bırakmayan iki eski casus için asıl mücadele, kovalamacalar, silahlar ya da kavgalar değil, birbirlerine dürüst olabilmektir. (Perşembe yayında olacak)


Apple TV’den seçmeler

Eddington (2025)
Korku sinemasının usta yönetmenlerinden Ari Aster (Midsommar, Hereditary), oyuncu kadrosunda Joaquin Phoenix (Joker, Her), Pedro Pascal (The Last of Us) ve Emma Stone’un (La La Land, Bugonia) yer aldığı bu son filminde rotasını suç komedisine çeviriyor; Mayıs 2020’de New Mexico’nun Eddington kasabasında bir şerif ile belediye başkanı arasındaki çatışmaya odaklanıyor.

Nobody 2 (2025)
Emmy ödüllü Bob Odenkirk (Better Call Saul), önemsiz biri olmaya kaldığı yerden devam ediyor. Eski suikastçı Hutch Mansell, ailesiyle çıktığı sıradan bir tatilde kendini yeniden suçun ortasında bulur.

Black Phone 2 (2025)
Ölüm, gerçek kötülüğü durduramaz ve siyah telefon tekrar çalar. Gaspçı (Ethan Hawke), mezarından bile onu öldüren genç Finn'e işkence etmek için kız kardeşi Gwen'e musallat olur. Gençler bu katili yeniden yenebilecek midir?


Prime Video’dan yeniler

Preparation for the Next Life (2025)
New York’un yeraltı mutfaklarında çalışan Uygur kadın Aishe, sorunlu Amerikalı gazi Skinner’la beklenmedik bir aşka sürüklenir. Bu karşılaşma, onu birlikte bir gelecek kurmakla tek başına özgür kalmak arasında bırakır.


MUBI’nin yenileri

The Celebration (Festen) (1998)
Danimarkalı usta yönetmen Thomas Vinterberg (Another Round, The Hunt), bu sırlarla dolu aile dramında; varlıklı bir iş adamının ailesinin, onun 60. doğum günü için bir araya geldiğinde, dışarıdan kusursuz görünen yapılarının tek bir akşamda paramparça oluşunu çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

Kaynak: Gazete Oksijen