Akademisyen ve yönetim danışmanı Dr. Sevgi Perek tarafından kaleme alınan “Bizim Şirket – Danışmanımızdan Milyon Dolarlık Tavsiyeler”, Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan aile şirketlerinin sürdürülebilirliği konusuna odaklanan kapsamlı ve değer temelli bir perspektif sunuyor. Akademik altyapıyı saha deneyimiyle buluşturan kitap, şirketlerin yalnızca finansal başarılarına değil; aynı zamanda insani, kültürel ve kuşaklar arası devamlılığına odaklanıyor.
Bizim Şirket, Türkiye’de aile şirketlerinin gayrisafi milli hasılanın yaklaşık yüzde 75’ini oluşturmasına rağmen yalnızca yüzde 2’sinin dördüncü kuşağa ulaşabildiğine dikkat çekiyor. Kitapta bu tablo, sadece şirketlerin kaybı olarak değil, her geçen gün eriyen bir milli servet olarak ele alınıyor.
“Bugün tarihî bir eşikteyiz” vurgusuyla Bizim Şirket, aile şirketlerinin yaklaşık üçte birinin ikinci kuşakta olduğunu ve üçüncü kuşağa devir sürecinde bulunduğunu hatırlatıyor. Kitapta, bu sürecin sağlıklı yönetilememesi hâlinde ülke ekonomisinin önemli bir değerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağı ifade ediliyor.
Bizim Şirket, birçok aile şirketinde görünen sorunların yüzeysel çözümlerle geçiştirildiğine dikkat çekiyor. Bu durumu, “duvardaki çatlağı boyayıp içindeki patlak boruyu görmezden gelmek” metaforuyla açıklayan kitap, temel meselenin kuşaklar arası algı, iletişim ve yönetim anlayışı farklarının sağlıklı şekilde yönetilememesi olduğunu vurguluyor.

Kitapta yer verilen saha çalışmalarına göre, aile şirketlerinin yaklaşık yüzde 70’inde asıl kriz strateji eksikliğinden değil; yıllarca konuşulmayan duyguların birikmesinden kaynaklanıyor. Bizim Şirket, bu gerçeği “Birçok şirkette Excel tabloları çok iyi hazırlanıyor ama aile içi güven ve iletişim hiç ölçülmüyor” yaklaşımıyla ele alıyor ve finansal veriler kadar insani dinamiklerin de yönetilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kuşak geçişi süreçlerinde gençlerin çoğu zaman haksız yere başarısızlıkla suçlandığını belirten Bizim Şirket, gerçek sorunun bireysel değil sistemsel olduğunu vurguluyor. Kitaba göre birçok aile şirketinde yeni kuşakların sorumluluğu bulunurken karar yetkisi tanımlanmıyor; net rol tanımları ve yetki mekanizmaları kurulmadığında haleflerin gelişimi sekteye uğruyor.
2025 yılı itibarıyla iş dünyasının yalnızca kârlılıkla değil, belirsizliği yönetme becerisiyle sınandığına dikkat çeken Bizim Şirket, şirketlerin büyümeyi ölçerken sürdürülebilirliği ölçmeyi ihmal ettiğini ortaya koyuyor. Ciro ve kârlılık göstergelerinin yanında; kuşak uyumu, liderlik yetkinliği ve devir teslim hazırlığı gibi hayati unsurların çoğu zaman göz ardı edildiği kitapta vurgulanıyor. Kurumsallaşmanın yalnızca prosedür ve belgelerden ibaret olmadığına dikkat çeken Bizim Şirket, gerçek dönüşümün irade ve sistematik ile mümkün olduğunu savunuyor. Kitapta;
• Aile anayasalarıyla net karar alma yapılarının kurulması
• Halef gelişim komiteleriyle kuşak geçişinin disiplinli şekilde yönetilmesi
• KPI ve OKR gibi performans göstergeleriyle ölçülebilir hedeflerin hayata geçirilmesi gibi uygulamaların sürdürülebilir başarıyı desteklediği aktarılıyor.
“Artık mesele emek yoğun değil, sistem yoğun çalışmak” yaklaşımını benimseyen Bizim Şirket, Türk toplumunun güçlü duygusal yapısına da dikkat çekiyor. Kitapta, değerler sistemiyle desteklenmeyen hiçbir kurumsal yapının uzun vadede ayakta kalamayacağı; birçok şirkette değerlerin duvarlarda asılı kaldığı ancak kriz anlarında kararları yönlendirmediği ifade ediliyor. Gerçek kurumsallaşmanın ise zor zamanlarda değerlerin pusula olmasıyla başladığı vurgulanıyor.

Sevgi Perek kimdir?
Dr. Sevgi Perek; akademisyen, yönetim danışmanı ve yazardır. Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans eğitimini almış, doktora derecesini ise Işık Üniversitesi Çağdaş İşletme Yönetimi programında tamamlamıştır. Uzun yıllardır özellikle aile şirketleri, kurumsallaşma, liderlik ve sürdürülebilir yönetim alanlarında çalışmalar yürütmektedir.
Akademik bilgisini saha deneyimiyle birleştiren Dr. Perek, üniversitelerde dersler vermekte; aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen aile şirketlerine danışmanlık yapmaktadır. İş dünyasında duygusal zekâ, değerler sistemi ve kuşaklar arası denge konularına odaklanan yaklaşımıyla tanınır.
Yazarı olduğu “Bizim Şirket – Danışmanımızdan Milyon Dolarlık Tavsiyeler”, aile şirketlerinin karşılaştığı yapısal ve insani sorunları gerçek örnekler üzerinden ele alan önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilmektedir.
Kaynak: Gazete Oksijen