Yanis Varoufakis, Project Syndicate
Yunanistan'ın eski maliye bakanı, MeRA25 partisinin lideri, Atina Üniversitesi iktisat profesörü
20. yüzyılın ortalarında sonsuza dek yok ettiğimizi sandığımız faşistlerin bir kasaya gizli bir plan sakladığını hayal edin. Faşizmi yeniden yüceltmeye kararlı manevi mirasçılarına bıraktıkları bir plan… Bu gerçek olsa ne derdi?
Böyle bir plan işe solun fikirlerini çalma stratejisiyle başlardı. Önce, yandaş kapitalizmi hedef almanızı önerirdi. Yozlaşmış finans sektörü ve bu sistemi destekleyen merkez bankalarının karşısına solun argümanlarını kopyalayın derdi. Ardından, aynı oligarşik rejimin iki fraksiyonuna veya “tek partiye” dayanan seçim sistemini eleştirin…
Ardından, büyük şirketlerin emirlerini yerine getiren devleti hedef alın. Aynı zamanda, neoliberal mantra’yı tekrarlayın, kendinizi Margaret Thatcher ve Ronald Reagan'ın toplamından bile daha neoliberal biçimde pazarlayın. Kamu görevlilerini, işçi sınıfından faydalanan tembel asalaklar olarak nitelendirin, böylece kamu ve özel sektör çalışanları arasında bir uçurum yaratın.
Altın Çağ vaat edin
Bir hareket oluşturmak için, neoliberalizmin kurbanlarını, Thatcher veya Reagan türü liderleri sevgiyle anan insanlarla birleştirin. Hepsini neoliberal merkezcilere karşı kışkırtmak için, siyasi kariyerlerine sol ile mücadele ederek ya da solu etkisiz hale getirerek başlayanları, mesela eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve eski ABD Başkanı Bill Clinton gibi liderleri ve onların yeniden şekillendirdiği siyasi partileri Marksist diye yaftalayın. Bu ittifakı sağlamlaştırmak için, hayali bir Altın Çağ'a dönüş vaadinde bulunun. Hem çökmüş burjuvaziyi hem de hain solu yenilgiye uğratmayı gerektiren ulusal bir yeniden doğuş üzerine coşkulu konuşmalar yapın.
“Saf olmayanlara” yüklenin
Her şeyden önce, ırksal saflık kültünün gücünü asla küçümsemeyin. Elbette kimse “saf” değil. Hepimiz meleziz. Ancak, şehirleri yabancılarla dolu tehlikeli yerler olarak gösterir ve virüs gibi yayılan “saf olmayanları” temizleyeceğinize söz verirseniz, insanları coşkuya sürükleyebilirsiniz. (ABD Başkanı Donald Trump’ın buradaki kelime seçimi “haşarat” olmuştu)
Hedef alınacak "saf olmayanlar" Yahudiler, Müslümanlar, transseksüeller olabilir. Düşük bir maliyetle damgalanabilecek herkes olabilir. Bunun için, toplumun yoksul kesiminin ruhlarını, kendilerinden daha sefil insanlar tarafından yerlerinden edildiklerine dair ahlaki bir panikle enfekte etmeniz gerekir. Ancak o zaman onlara “yeniden” büyük olmalarını vaat edebilirsiniz.
Yeni faşist koalisyonunuz şekillenirken, hareketinizi kadın düşmanlığı ve Büyük Lider'in ulusal düzeni sağlayacağına dair sözlerle canlandırın. Bunu yaparken, beyaz erkeklerin şu anda kendi evlerini düzene sokamadıklarını ima ettiğinizden emin olun ancak “woke” feminizmi suçlamaya da özen gösterin ve gerçek nedenlerden (örneğin kemer sıkma politikalarından, fırlayan konut fiyatları, kamu eğitimi ve sağlığında yapılan vahşi kesintilerden) asla bahsetmeyin.
Bunun yerine, basit bir sosyal sözleşme sunun: Size bakacağız, sizi yeniden gururlandıracağız. Karşılığında, liberal devletin kısıtlamalarından kurtulup ulusun bedenini arındırmak, huzurlu geçmişe ulaşmak ve sizin güç ve üstünlük duygunuzu geri kazanmak için bize mutlak güç vermelisiniz.
Ulus değil tabur
Bunun tek seferlik, geçici bir kopuş olmadığını mutlaka söyleyin. Ulusu, itaatsizlik ve muhalefetin kolektif yapıya varoluşsal bir tehdit oluşturduğu, savaş halindeki bir tabur olarak tasvir edin. Hareketinizin toplumu sonsuza dek militarize etme sürecini planladığını ilan edin ve hemen büyük bir savunma bütçesi talep edin.
Aynı zamanda, sol-liberal komplonun küresel yönetime olan takıntısını kınayın. Caydırıcılığın sizin oyununuz olduğunu belirtin, ancak ordunuzun ülkeyi dış tehditleri yönetmek kadar, ulusu iç “teröristlerden” korumak ve yeni elektrikli sınır çitlerini savunmak konusunda da yetkin olacağını ima edin.
Hükümete katılmak veya hükümeti yönetmek için, muhafazakarların ve merkezcilerin sizden çok soldan korktukları gerçeğine yaslanın. Nazi mirasınızı örtbas etmek ve kendinizi daha kabul edilebilir hale getirmek için aşırı Siyonizmi benimseyin. Onlarla ittifak kurun, hafif faşizmle halkın desteğini kazanarak sizi yenebilecekleri yanılgısını kullanın ve tam kendilerini güvende hissettiklerinde onları bir kenara itip, kontrolü ele geçirip onları çok korktukları solcu ayaktakımının bulunduğu toplama kampına (belki daha lüks hücrelere) koyun.
İktidara geldiğinizde, ilk olarak tüm göçmenleri (başarısız apartheid devletlerinden gelen beyaz üstünlükçüler hariç) yasaklamalısınız. En saf olmayan, marjinal insanları avlayacağınızı vaat ederken ciddi olduğunuzu göstermek için, dünyada sadece iki cinsiyet olduğunu ilan edin. Maskeli adamlardan oluşan bir “Praetorian Muhafızları”* ordusu oluşturun, insanları sokaklardan alıp iç toplama kamplarına, sanal kolonilere veya işgal altındaki topraklara nakledin. Sınırsız gücünüzü göstermek için, büyük şehirlerinize stormtrooper’lar** gönderin, ateş etsinler, ortalıkta terör estirsinler.
Perde arkasında, muhalefetteyken azarladığınız finans ve teknoloji oligarklarıyla işbirliği yapın. Bir teknoloji patronu ve onun yardakçılarını devlet dairelerine gönderin. Nazilerin kamu sektörü çalışanlarını işten çıkarma politikası olan Gleichschaltung'u taklit edin. Vatandaşların kişisel verilerini gelecekteki gözetim ve kontrol için kullanmak üzere sızdırmak üzere yardakçılarınızı doğru yere yerleştirin.
Hüküm giymiş müttefiklerinizi affedin, üniversitelere saldırın, kültür merkezlerini ele geçirin, mahkemeleri kullanarak size karşı çıkanları takibe alın.
En önemlisi, tabanınızın sabırsızlanmaya başladığı an için hazırlıklı olun çünkü onları koruyacağına dair verdiğin sözler, dizginlemeniz gereken yönetici sınıf zenginleşirken buhar olup uçar. İşte o zaman versiyonu olan “bölgeyi sel basıyor” gibi jeopolitik bir stratejiye başvurmanız gerekir. Çok taraflı kuruluşlardan çekilin. Antlaşmaları feshedin. Uluslararası hukuktan arta kalan ne varsa mahvedin. Rejim değişikliği savaşlarının adını koyun: Emperyalist işgal. İğrenç ve dizginlenmemiş güç gösterilerinde zevk alın. Her şeyden önce, gerginliği tırmandırmaktan hiç vazgeçmeyin.
Her şey patlarsa, bir sonraki nesil faşistler için güncellenmiş bir plan bırakın. Sonuçta, azınlığın zenginliği çoğunluğun yoksulluğuna bağlı olduğu sürece, faşizm her zaman gerekli olacak.
Project Syndicate, 2026
*Praetorian Muhafızları: Roma imparatorlarını hem Roma'da hem de savaş alanında koruyan özel birlikler.
**Stormtrooper’lar: Sar Wars evrenindeki askerler.