Türkiye’de 2024 yılında 48 karaciğer nakli merkezinde toplam 1.731 karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Bu ameliyatların 281’i Malatya’daki İnönü Üniversitesi’nde bulunan Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde gerçekleşti. Bu rakam İnönü Üniversitesi’ni Türkiye’de en fazla karaciğer nakli yapan merkez olma konumuna getirdiği gibi Avrupa’da da bu unvanı almasını sağladı.
Merkezin tek başarısı da bu olmadı. Enstitünün başkanı Prof. Dr. Sezai Yılmaz da karaciğer nakilleri ile ilgili yaptığı bilimsel çalışma ile bu yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 49’uncu Sedat Simavi Ödülleri’nin Sağlık Bilimleri Ödülü’ne layık görüldü. 2002 yılında Karaciğer Nakli Enstitüsü Başkanı olan ve ilk 5 yıl içinde 22 nakil gerçekleştirdikten sonra aradan geçen yıllarda Avrupa’da en fazla nakil gerçekleştiren merkez konumuna nasıl geldiklerinin hikayesini Oksijen’e anlattı.
Önce Prof. Dr. Yılmaz’ı tanıyalım… 14 yıldır Karaciğer Nakli Enstitüsü’nün müdürlüğünü yapan Yılmaz, doğma büyüme Malatyalı ve tıp eğitimini Dicle Üniversitesi’nde alıyor. Ankara’da genel cerrahi ihtisası ve gastroenteroloji cerrahisi yan dal ihtisasının ardından Amerika’da karaciğer nakli eğitimi görüyor. Sonrasında, Malatya’ya dönüp kendi deyişiyle ülkesine hizmet etmeye başlıyor.
Yılda 300’ün üzerinde nakil
Yılda kaç nakil yapılıyor enstitüde, sayıca Avrupa’da birinci mi?
2002 yılında Malatya’da karaciğer nakline başladığımızda, 5 yıl içinde sadece 22 nakil yaptık. Çünkü ülkemizde organ bağışı azdı. Ve arttırma çabalarımızın yetersiz kalacağını düşünerek canlı verici programını başlattık. 2007 itibarıyla ağırlıklı olarak canlı verici ile nakillere başladık. Bugün yüzde 88 canlı verici ile nakillerimiz gerçekleşiyor.
2002’den bu yana, 4 bin 300’e yakın nakil gerçekleştirdik. Yılda genellikle 250-300 arası nakil gerçekleştiriyoruz, bu yıl şu ana kadar 328 nakil yaptık, rahatlıkla yıl sonunda 330’un üzerine çıkmış oluruz. (Oksijen’in notu: Zamanında yapılan karaciğer nakillerinde başarı oranı yüzde 90’ın üzerinde.) Avrupa’da, en iyi merkezlerde nakil sayısı ise yılda 250 civarında seyrediyor.
Örneğin önemli merkezlerden, Polonya'da Varşova Üniversitesi, yılda 200’ün üstünde karaciğer nakli gerçekleştiriyor, Almanya’daki hiçbir merkez 200’e yetişemiyor. İspanya’da 200’ü aşan merkezler var, fakat bunlar da ağırlıklı olarak kadavradan nakille ilerliyor. Canlı verici hiç uygulanmıyor. Öyle ki, Türkiye’de canlı vericili karaciğer nakli, milyon nüfus başına 17-18 civarında, Avrupa’da 15’lerde seyrediyor.
Dünyada örnek aldığımız bir ülke var mı?
Kore, bu konuda çok güçlü. Yıllarca dünyanın bir numarası olarak ilerledi, yılda 400’ün üzerinde nakil gerçekleşiyordu. Son yıllarda da 390 civarı nakil yapılıyor. Malatya’da canlı vericili nakillere başladığımızda bir dönem Kore’ye gitme ihtiyacı duydum, orada süreçleri takip ettim, ameliyatlara eşlik ettim. Kore, aynı zamanda bizim bugün dünyada öncü olduğumuz çapraz karaciğer naklinin ilk gerçekleştiği ülke.
Peki nedir çapraz nakil?
Örnekle anlatmak gerekirse, bir hasta, bir de vericisini düşünelim. Diğer tarafta başka bir hasta ve vericisi bulunuyor. Fakat vericiler karaciğer nakli uyumsuzluğundan dolayı hastalarına organlarını veremiyor. Donörler sağlıklı, karaciğerleri kullanıma müsait fakat hastaya uygun değil. Ve görüyoruz ki, donörler takas edilince, iki hastaya da uygun karaciğer bulunuyor.
Çapraz nakil yöntemi sayesinde iki hasta da kurtuluyor. Sadece ikili değil, üçlü, dörtlü, yediliye kadar çapraz nakil uyguluyoruz. Fakat dünyada çok az örneği var. Nitekim, dünyada 35 tane üçlü çapraz karaciğer nakli yapıldı, 30’u Malatya’da gerçekleşti. 13 tane dörtlü çapraz, 5 tane 5’li çapraz, 8 adet 6’lı ve şimdiye kadar 2 tane 7’li çapraz nakil yapıldı dünyada. Bunların tamamı Malatya’da gerçekleşti. Bu açıdan dünyada öncüyüz.
Bilgiler Boston’a gidiyor
Çapraz nakilde donörler bir havuzdan mı seçiliyor?
Evet. Donörlerle hastaların eşleşmesini de dünyada sadece bizim kullandığımız bir algoritma sayesinde yapıyoruz. 2019’da Bostan College’dan iki Türk ekonomi profesörü, Prof. Dr. Tayfun Sönmez ve Prof. Dr. Utku Ünver Yılmaz’ın geliştirdiği algoritma bu eşleşmeleri yapıyor. Optimizasyon ve iktisadi tasarım prensiplerinden yararlanıyor, donörler ve hastaların bütün parametrelerini değerlendirip hastaya en uygun karaciğeri eşliyorlar. Son 1 yılda, 100 hastanın bu algoritmanın eşlediği uygun donörler sayesinde hayatı kurtuldu.

Algoritma hangi parametrelerle karar veriyor, süreç nasıl işliyor?
Önce donörler ve alıcıların özelliklerini detaylı bir şekilde çıkarıyoruz, baktığımız 6-7 parametre var. Donör sağ lobunu mu sol lobunu mu verebilir, karaciğerin volümü kaç gram, geri kalan karaciğeri yüzde kaç olacak, damarların özellikleri, arterler nasıl, kan grubu, sağ ve sol loblarda yağlanma oranı, tüm bunları belirtiyoruz.
Ardından, alıcının bilgileri çıkarılıyor: Hastanın kilosu, hastalığının ciddiyeti, en fazla ve an az kaç gram karaciğere ihtiyacı var, aranan damar özellikleri, kan grubu, bunlar yazılıyor. Yani donörün nasıl bir karaciğer verebileceğini, hastanın ise nasıl bir karaciğere ihtiyaç duyduğunu ayrıntılı bir şekilde bu parametrelerle ifade ediyoruz. Örneğin 15 hasta var, her biri 2 donör getirse 30 da donör oluyor. Tüm bilgileri Boston’a gönderiyoruz.
Böylelikle algoritma 10 dakika içinde bu parametreleri formülüze edip birbirlerine en uygun hasta ve donörleri eşliyor. Bize mail yoluyla cevap veriyorlar. Gelen sonucu gözden geçiriyoruz. Hekim olarak elbette son kararı biz veriyoruz. Hangi eşleşme daha optimal, hangi hastamızın durumu daha acil, gibi sorular oluyor kafamızda.
Etik kurula gerek yok
Peki çapraz nakil için havuza alınan donörlerin bir etik kuruldan geçmesi gerekmiyor mu?
Türkiye'de eğer alıcı ve verici en az 4. derecede akraba değilse mutlaka etik kurula giriyor. Fakat biz 4. derecenin dışındaki akraba olmayan donör ve hastaları çapraz nakil sistemine zaten ekleyemiyoruz. Dolayısıyla kimsede etik kurul zorunluluğu bulunmuyor. Şöyle düşünelim, kişi kardeşine donör olmaya geldi fakat karaciğeri uymadı. Bu durumda, çapraz nakil havuzuna donörü alıyoruz. Farklı bir hastaya da amcası donör oldu, yine uymadı, o da havuza giriyor. Böyle 7 donör 7 hasta dahi olabilir. Havuzda eşleşmeler inceleniyor, görüyoruz ki kardeş ve amcayla alıcıları takas edilince, uygun karaciğerler bulunmuş oluyor. Yani, havuza giren donör kendi hastasına yardım etmek için başka bir hastaya veriyor.
Bu sebeple ameliyatlar aynı anda oluyor öyle değil mi?
Kesinlikle, kimse sonrasında vazgeçemesin diye çapraz nakiller aynı anda oluyor. Kardeşine donör olmak için gelen biri farklı birine verdikten sonra, onun kardeşine verecek kişi fikrini değişirse ve ameliyat olmazsa bu etik olmaz. Biz daha 2019 yılında, çoklu ameliyatları hastanede aynı anda yapabilme kapasitemizi test etmiş, şimdiki sistemi prova etmiştik. Zaten, kullandığımız algoritmanın yaratıcıları Tayfun Sönmez ve Utku Ünver Yılmaz’la tanışmamız da bu test sayesinde oldu.
Nasıl yani?
Dünyada ilk kez canlı vericili beş nakil eş zamanlı olarak hastanede yapıldı. Medyada da çokça yer aldı. Prof. Sönmez ve Yılmaz da o dönem, algoritmalarının kullanılabileceği yani çapraz nakillerin gerçekleşebileceği bir kurum arıyorlardı. Bizi medyada görüp ulaştılar.
Boston’dan Tayfun Sönmez hemen geldi, anlaştık, iş birliği sağladık. O gün bugündür de aynı sistemi kullanıyoruz. Sadece Malatya’dan değil, Türkiye’nin tüm şehirlerinden, hatta Pakistan, Avrupa ülkeleri, Kırım, Ürdün, dünyanın dört yanından hastalarımız geliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen