Milyonlarca insan kronik anksiyete ile mücadele ediyor. ABD’de UC Davis Health tarafından yapılan yeni bir araştırma, bazı anksiyete bozukluklarının beyindeki bir besin eksikliğiyle ilişkili olabileceğini öne sürdü. Uzmanlar, bulguların henüz kesin olmadığını ve bu konuda temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
MRI ile choline seviyeleri ölçüldü
Araştırmacılar, non-invaziv bir MRI tabanlı teknik kullanarak beyindeki kimyasalları ölçtü ve 25 önceki çalışmanın verilerini inceledi. Toplamda 370 anksiyete bozukluğu olan kişi ile 342 sağlıklı bireyin karşılaştırıldığı çalışmada, bazı anksiyete bozukluklarına sahip bireylerin, düşünce ve duygu düzenlemesinde rol oynayan beyin bölgelerinde ortalama %8 daha düşük choline seviyelerine sahip olduğu belirlendi.
New York Post'un haberine göre araştırmanın kıdemli yazarı, Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Profesörü Richard Maddock, “Beyinde %8’lik düşüş çok büyük görünmeyebilir, ancak bu seviyede ciddi bir fark yaratıyor,” dedi.
Choline nedir?
Choline; yumurta, sığır eti, tavuk, balık ve soya fasulyesi gibi besinlerde bulunuyor. Uzmanlara göre, hafıza, ruh hali ve hücre sağlığı üzerinde önemli bir rol oynuyor.
Araştırma yazarları, anksiyete bozukluklarında artan stres tepkilerinin beynin choline ihtiyacını yükseltebileceğini ve bu nedenle özellikle stres düzenleyen bölgelerde seviyelerin zamanla düşebileceğini öne sürdü.
Bulgular sebep değil sinyal olabilir
Araştırma, düşük choline seviyesinin anksiyeteye neden olduğunu kanıtlamıyor. Maddock ve ekibi, henüz choline takviyesinin artmasının anksiyeteyi azaltıp azaltmayacağını söylemek için erken olduğunu belirtti. Ağır choline takviyelerinin yan etkilere yol açabileceğini de ekledi.
Araştırma, beslenme ve beyin kimyasının anksiyete bozukluklarıyla nasıl etkileşime girdiğini inceleyen gelecekteki çalışmalara yön verebilecek bir desen ortaya koydu.
'Tek bir besin etkisine bağlanmaz'
Birkaç klinisyen ve beslenme uzmanı, araştırma sonuçlarının temkinli yorumlanması gerektiğini ve Amerikalıları anksiyetenin tek başına bir besin eksikliğinden kaynaklandığını varsaymamaları konusunda uyardı.
Psikiyatrist Nona Kocher, %8’lik düşüşün “önemsiz olmadığını” belirtti ve bunun metabolik süreçler üzerindeki olası baskıyı gösterebileceğini söyledi. Ancak Kocher, bu durumun daha çok bir sonuç olduğunu, nedeni değil, yansıttığını vurguladı.
Diyetisyen Lauren Manaker de, düşük choline ile anksiyete arasında bir bağlantı olabileceğini ancak bunun tüm hikaye olmadığını belirtti. Anksiyetenin genetik, yaşam deneyimleri ve beyin kimyası gibi birçok faktörle ilişkili olduğunu hatırlattı.
Beslenme yine de önemli
Choline eksikliği genel beyin sağlığı için önemli olsa da, yalnızca beslenme ile anksiyeteyi yönetmek mümkün değil. Manaker, süt, yumurta gibi choline, vitamin D ve B12 açısından zengin gıdaların dengeli tüketiminin faydalı olabileceğini söyledi.
Maddock, bazı omega-3 yağlarının (örneğin somon) choline’in beyne taşınmasında özellikle etkili olabileceğini belirtti. ABD’de anksiyete bozukluklarının yetişkin nüfusun yaklaşık %30’unu etkilediğini söyleyen Maddock, 'Bu durum insanları ciddi şekilde etkileyebilir ve çoğu kişi yeterli tedavi alamıyor' sözlerini ekledi.
Kaynak: Gazete Oksijen



