Akıllı telefonların dikkat süresi ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri uzun süredir tartışılıyor. Uzmanlar ise artık telefon kullanımının, uzun süre aynı ve doğal olmayan duruş pozisyonlarında kalınması nedeniyle vücutta da fiziksel sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Vice'ın haberine göre; doktorlar bu durumu tanımlamak için "telefon vücudu" (phone body) ifadesini kullanıyor. Özellikle her gün dakikalar hatta saatler boyunca telefona eğilerek vakit geçirmek; boyun, başparmak, göz ve uyku düzeni üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor.
Boyun ağrısı riski artabiliyor
Yetişkin bir insanın başı ortalama 4,5–5 kilogram ağırlığında. Telefona bakarken başın öne eğilmesi, boyun kaslarının bu ağırlığı dengesiz bir açıyla taşımasına neden oluyor.
Bu konuda yayımlanan bir derleme, çenenin aşağıda ve başın önde olduğu telefon kullanım pozisyonunun üst trapez kasları ile boyun ekstansörlerinde yük oluşturduğunu ortaya koydu. Ancak araştırmacılar, duruş bozukluğunun tek başına boyun ağrısını öngörmediğini de belirtti. Buna karşılık yetersiz uyku boyun ağrısı olasılığını yüzde 76 artırırken, düşük fiziksel aktivite ise riski yaklaşık iki katına çıkardı.
Yoğun kullanım başparmağı zorlayabiliyor
Telefon tutma, kaydırma, yazı yazma ve sürekli dokunmatik ekran kullanımı nedeniyle başparmak gün boyunca yoğun şekilde çalışıyor.
2025 yılında yayımlanan bir araştırma, daha uzun ekran süresi ve gün içinde telefonun daha sık kilidinin açılmasıyla De Quervain tenosinoviti belirtileri arasında ilişki bulunduğunu gösterdi. Başparmağı hareket ettiren tendonların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bu rahatsızlık açısından, çalışmaya katılanların yaklaşık üçte biri pozitif sonuç verdi.
Göz kırpma sayısı belirgin şekilde azalıyor
Telefon ekranına odaklanmak, göz kırpma sıklığını da önemli ölçüde düşürüyor.
Eye dergisinde yayımlanan bir çalışmada, akıllı telefonda oyun oynayan çocukların dakikadaki göz kırpma sayısının ilk dakika içinde 20,8'den 8,9'a gerilediği tespit edildi. Göz kırpmak, göz yüzeyinin nemli kalmasını sağladığı için bu azalmanın kuru göz, yanma ve gözlerde yorgunluk hissiyle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar bu nedenle 20-20-20 kuralını öneriyor: Her 20 dakikada bir, yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya 20 saniye boyunca bakmak.
Uykuyu etkileyebiliyor
Pek çok kişi günün son saatlerini telefon ekranına bakarak geçiriyor. Ancak ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku zamanlamasında rol oynayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabiliyor.
Harvard Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre mavi ışık, yeşil ışığa kıyasla melatonin salgısını yaklaşık iki kat daha uzun süre baskılıyor ve biyolojik saatin kaymasını da yaklaşık iki kat artırıyor.
Uzmanlar, ideal olarak yatmadan 2–3 saat önce parlak ekranlardan uzak durulmasını öneriyor. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise ekran parlaklığını azaltmak veya mavi ışık filtresi kullanmak daha uygulanabilir seçenekler arasında gösteriliyor.
Aniden ortaya çıkmıyor
Boyun tutulması, başparmak ağrısı, göz kuruluğu ve uyku kalitesindeki düşüş gibi belirtiler genellikle aniden ortaya çıkmıyor. Uzmanlar, bu küçük fiziksel şikâyetlerin zamanla birikerek daha kalıcı sorunlara dönüşebileceğine dikkat çekiyor.
Kaynak: Gazete Oksijen


