Fisun Yalçınkaya
Kışkırtıcı hikayeler, titiz çalışılmış tuvallerde parıldar. Sahneler tanıdık ama imkansız, hem sıradan hem sıra dışıdır. İnsanlar, hayvanlar, çocuklar kocaman açılmış ağızları ve patlak gözbebekleriyle doğrudan izleyiciye bakar, rahatsız edici gülüşlerinde biraz önce attıkları çığlığı ya da kahkahayı duyarsınız. Dehşet verici bir şey olmuş, hem de şimdi, bir çığlıkta asılı kalanlar onlar mı biz mi? Ya da bitmeyen bir felaketin içinde eski alışkanlıkları, yemeyi içmeyi, var olmayı taklit mi ediyoruz hepimiz? Ali Elmacı’nın dünyasına hoş geldiniz… Burası boşlukla, içinde yaşadığınız toplumla ve alışkanlıklarınızla yüzleşeceğiniz yer.