16 Eylül 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 28.08.2026 13:36 | Son Güncelleme: 28.08.2026 16:22

Pekin’deki ozon kirliliğinin kaynağı söğüt ve kavak çıktı

Pekin’deki kavak ve söğütlerin yaz aylarında artan ozon kirliliğinin başlıca kaynaklarından biri olduğu belirlendi. Araştırmaya göre kentteki bitki örtüsü, uçucu organik bileşik emisyonlarının yüzde 10’unu üretmesine rağmen ozonun yüzde 52’sinin oluşumuna yol açıyor
Fotoğraf: Shutterstock
Fotoğraf: Shutterstock

Pekin’deki yüz binlerce salkım söğüt ve kavak, 40 yılı aşkın süredir kavurucu yaz güneşine karşı kent sakinlerine serinlik sağlıyor. Ancak yeni bir araştırmaya göre bu ağaçlar aynı zamanda beklenmedik bir kirlilik kaynağı olabilir.

Bilim insanları, kentteki yeşil alanların havadaki ozon seviyesini yükselterek Çin’in başkentinde yaşayan 20 milyon kişinin adeta “nefesini kesebileceği” uyarısında bulundu.

Araç egzozundan çıkan emisyonların oluşumuna katkıda bulunduğu ozon kaynaklı hava kirliliği, 1940’lı yıllardan beri bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Geçmişte yaşanan bazı ağır vakaların yüzlerce kişinin ölümüne yol açtığı biliniyor.

Kentteki birçok araç elektrikli olduğu için Pekin’de ölçülen ozon seviyeleri araştırmacıları uzun süredir şaşırtıyordu. Ancak bilim insanları, ağaçların atmosfere saldığı bileşikleri şimdi en olası neden olarak belirledi.

Guangzhou’daki Jinan Üniversitesi araştırmacılarının öncülük ettiği uluslararası ekip, başlangıçta insan faaliyetlerinin ozon kirliliğine nasıl yol açtığını ölçmeyi amaçlıyordu. Ancak Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmaya göre ekip, kısa süre içinde Pekin’deki ağaçların beklenenden çok daha fazla hava kirliliği oluşmasına yol açtığını keşfetti.

Bunun nedeni, bu ağaçların yüksek miktarda izopren üretmesi. Uçucu bir organik bileşik olan izopren, genellikle araçlar veya fabrikalar tarafından salınan azot oksitlerle tepkimeye girdiğinde yer seviyesinde ozon oluşmasına neden oluyor.

Pekin bu sorunu yaşayan tek kent değil

Pekin bu sorunla karşılaşan tek kent değil. Ancak kentte, yüksek miktarda izopren üreten ak kavak ve salkım söğüt gibi ağaç türlerinin oranı alışılmadık ölçüde yüksek. Bu iki türün Pekin’deki kentsel yeşil alanların yaklaşık yüzde 35’ini oluşturduğu tahmin ediliyor.

Yüksek emisyona sahip meşe ve okaliptüs gibi diğer ağaç türlerine ise kentlerde daha az rastlanıyor.

Kent yönetimi, Pekin’i yeşillendirme çalışmalarına 1979’da başladı. 2018’in sonuna gelindiğinde, kentin ana yerleşim bölgesi olarak kabul edilen beşinci çevre yolunun içinde kalan alana yaklaşık 284 bin kavak ve söğüt dikilmişti.

Bu ağaçlar hızlı büyümeleri, kentin soğuk kışlarında hayatta kalabilmeleri ve yaz aylarında bol miktarda gölge sağlamaları gibi önemli avantajlara sahip.

Ancak kavak ve söğütlerin mevsimsel sorunlara yol açtığı son araştırmadan önce de biliniyordu. Ağaçların ilkbaharın başında döktüğü tüylü tohum kümeleri, solunum yolu rahatsızlıklarını ve alerjik sorunları tetikliyor.

'İzopren emisyonu ılıman kuşak ormanları seviyesinde'

Araştırmanın başyazarı Jinan Üniversitesinden Yuan Bin, China Science Daily’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pekin’deki gözlem sonuçlarını dünyanın farklı kentlerinden elde edilen mevcut verilerle karşılaştırdık. Pekin’de bitki örtüsünden kaynaklanan standartlaştırılmış izopren emisyon yoğunluğunun, bugüne kadar kentlerde yapılan gözlemler arasındaki en yüksek seviyede olduğunu ve ılıman kuşak ormanlarında ölçülen düzeylere yaklaştığını belirledik.”

Çin’in başkentindeki sıcak yazlar, bitkilerin daha fazla ozon oluşumuna yol açması nedeniyle sorunu ağırlaştırıyor.

Veriler, Pekin’de sıcaklık 20 santigrat dereceden 35 dereceye yükseldiğinde bitkilerin saldığı bileşiklerin atmosferde parçalanarak kirletici maddelere dönüşme hızının yaklaşık yüzde 700 arttığını gösterdi.

Buna karşılık insan faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilikteki artış yalnızca yaklaşık yüzde 40 oldu.

Araştırmada, bitki örtüsünün toplam uçucu organik bileşik emisyonlarının yaklaşık yüzde 10’undan sorumlu olduğu sonucuna varıldı. Ancak bu emisyonların, kentte tespit edilen ozonun yarısından fazlasının, yüzde 52’sinin, oluşumuna yol açtığı belirlendi.

Çözüm ağaçların kesilmesi değil

Araştırmada kavak ve söğütlerin hemen kesilmesi istenmedi. Bunun yerine kentte dikilen diğer ağaç türlerinin oranının zaman içinde artırılması önerildi.

Araştırmacıların hesaplamalarına göre yüksek emisyonlu ağaçların yüzde 10’unun başka türlerle değiştirilmesi, izopren emisyonlarını en az yüzde 29 azaltabilir.

Yuan, “Mevcut kentlerde yürütülen yeşillendirme çalışmalarının yanı sıra büyük ölçekli kentsel gelişim projelerinin planlayıcıları da gelecekte hava kalitesi yönetiminde yaşanabilecek güçlükleri hafifletmek amacıyla ağaç seçiminde uçucu organik bileşik emisyonlarını göz önünde bulundurabilir” diye yazdı.

Araştırmacılar, özellikle yaz aylarında insan faaliyetlerinden kaynaklanan zararlı emisyonları azaltma çalışmalarının sürdürülmesinin de önemini koruduğunu belirtti.

Kaynak: Gazete Oksijen