21 Mayıs 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 07.02.2026 18:01 | Son Güncelleme: 07.02.2026 18:27

Akademisyen ve öğrencilerden tepki: Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki kulüp odaları boşaltıldı

Boğaziçi Üniversitesi'nde Müzik Kulübü, Sualtı Sporları Kulübü, Güzel Sanatlar Kulübü ile Spor Kurulu'nun odaları boşaltıldı. Boğaziçili akademisyen ve öğrencilerin açıklamasında, gece yarısından itibaren kampüslere girişlerin kapatıldığı ve odaların polis ablukası altında boşaltıldığı belirtildi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Boğaziçi Üniversitesi’ne dün geceden itibaren girişler kısıtlandı ve sabah erken saatlerde TOMA ve çevik kuvvet desteğiyle şafak operasyonu düzenlendi. Müzik Kulübü, Sualtı Sporları Kulübü, Güzel Sanatlar Kulübü ile Spor Kurulu'nun Hamlin Hall binasındaki odaları boşaltıldı. Eşyalar apar topar taşındı ve odaların giriş anahtarları değiştirildi.

Operasyona ilişkin Boğaziçili akademisyen ve öğrencilerden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Gece yarısından itibaren Boğaziçi Üniversitesi'nin kampüsleri tamamen kilitlendi ve öğrenci girişlerine izin verilmedi. Gece 01.00-02.00'den itibaren sadece yurtta kaldığını kanıtlayabilen öğrenciler yurdun olduğu kampüse alındı. Yine gece yarısı ilerleyen saatlerde ise kampüslerin bulunduğu Hisarüstü'ne pek çok polis otobüsü, gözaltı otobüsü, anons cihazı, çevik kuvvet kalkanları taşıyan kamyonlar ve iki TOMA geldi.
Gözaltı ve polis otobüsleri Güney Kampüs içinde otoparka yerleştirilirken Güney Kampüs'ün Aşiyan tarafında kalan diğer girişlerinde ise polis yığıldı.

Araçların gelmesiyle beraber bir önceki gün teslim edilmeyen kulüp odaları öğrencilerin kampüse girişinin tamamen engellenmesiyle beraber nakliyat kamyonlarıyla boşaltılmaya başlandı. Halihazırda kampüste ve odanın içinde bulunan öğrencilerin bulunduğu kulüp odalarına ise nakliyat işçileri OGB ile birlikte sokuldu. Kulüp odalarında gece nöbet tutan öğrenciler ise taşımayı durdurmak için direniş gösterdi. Taşınma esnasında pek çok değerli demirbaş eşya kırıldı hasar gördü ve hatta araçlar çarptı.

"Tüm ısrarlara rağmen yazılı emir gösterilmedi"

Bir part time iş bulma grubuna atıldığı tespit edilen ve saati ve detayları sebebiyle kulüp odalarının boşaltılması için açıldığı öğrenciler tarafından kabul edilen mesajdan anlaşıldığı üzere okul bu eşyaların taşınması için profesyonel bir ekip tutmak yerine WhatsApp grupları üzerinden ek gelir arayan ve nakliyatçı olmayan gençlere bu eşyaları taşıtmıştır. Hisar kampüsüne taşınan kamyonları karşılamaya giden öğrencilerin girişi, keyfi bir şekilde engellenmiş ve giriş yasağı olduğu söylenmiştir. Ancak tüm ısrarlara rağmen yazılı bir emir gösterilmemiştir."

"Amaç Güney Kampüs’ü öğrencisizleştirmek"

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, öğrencileri ve mezunları, Güney Kampüs’teki öğrenci kulüplerinin odalarının boşaltılması karşı dün okul önünde bir açıklama yapmıştı. Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) Başkanı Serra Ulusoy, amacın Güney Kampüs’ü tamamen kampüs hayatından uzaklaştırmak olduğunu savunarak şunları söylemişti:

“Türkiye’nin bir incisidir Boğaziçi. Siz Boğaziçi değerini değersizleştirdiğiniz zaman, oradaki eğitimin kalitesini düşürdüğünüz zaman, öğrencilerimizin öğrenme kapasitelerini indirdiğimizde ne kazanmış olursunuz? Bütün bunların cevabı yok. Amaç Güney Kampüs’ü öğrencisizleştirmek. Hamlin Hall 160 yıldır burası. Onun altında kulüp odalarımız var. Niye orayı boşaltıyorsunuz? Efendim ‘Fakülte yapacağız, derslik yapacağız’. Orası 160 yıldır bir geleneğe sahip. Niye bu gelenek göz ardı ediliyor? Geleneklerimizden niye uzaklaşıyoruz? Yerli ve milli değerlerden konuşuyoruz. Hamlin Hall yerli ve milli değer. Siz orayı bir öğrencinin dersliği yaptığınız zaman bir şeyler değişmiyor. Biz bugün burada birtakım elitler olarak değiliz. Biz halkın çocukları olarak buradayız. Halkın çocuklarının korunması için buradayız. O değerlere sahip çıkılması ve halkın çocuklarının Türkiye’nin değerlerini yükseltmek, varlığını ileriye götürmek için olması için buradayız. Yapılan bütün bu hareketler maalesef bunlara karşı çıkmaktadır. Çok üzgünüz ama mezunlar olarak sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz. Çünkü biz mezunlar bu okulun sahipleriyiz, sahibi olmaya da devam edeceğiz.”

“Bizden çalınanı teslim etmeye razı değiliz”

Öğrencilerden Gilda Silifkeli de “Bize yiyebileceğimiz bir kap yemek, barınabileceğimiz bir yurt, sıcak alanlarda bulunabilmemiz için bize açılan bir alan olmadan bu kampüse geldiğimizde, bize sadece ‘Buradan gidin’ denildiğinin farkındayız ancak bizim olanı, bizden çalınanı teslim etmeye razı değiliz. Biz bunun için direnişimizi sürdürmeye devam edeceğiz ve ısrarlıyız. Aşağıda 100-150 kişilik bir öğrenci kitlesi hâlâ nöbetine devam ediyor. Biz kulüplerimizi teslim etmeyeceğiz. Biz bu okulda varoluşumuzun kısıtlanmasına karşıyız. Direnişimizi sürdürmeye sonuna kadar devam ediyoruz” diye konuştu.

“Ne öğrencileri ne akademisyenleri ne mezunları dinliyorlar”

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü hocası Prof. Dr. Mine Eder ise üniversitenin 5 yıldır siyasi işgal altında olduğunu savundu. Eder şöyle konuştu:

“Şu anda bu siyasi işgalin bir boyutu da mekanları işgal etmek üzerinden ilerliyor. Önce Hamlin Hall, şimdi bütün kulüpler, yurtlar, öğrencisizleştirilen ve akademisyensizleştirilen bir üniversiteyle karşı karşıyayız. Zaten kütüphanemiz gitti. Yerine çimenlik bir alan var, kimsenin gitmediği. Kütüphanesiz, öğrencisiz, akademisyensiz bir üniversite yaratma gibi bir projeyle karşı karşıyayız. Böyle bir saçmalığın olmayacağını hepimiz biliyoruz. Bir üniversite için olmazsa olmazdır o kampüsün 24 saat yaşaması. O öğrencilerin sınıftan çıktıktan sonra başka faaliyetlerle sosyalleşmesi, kendilerini bulması, arayışlarını yapması, o 4 yıl çok değerlidir o anlamıyla. Yalnızca sınıfta olan bir şey değildir eğitim. Bunu 5 yıldır söylüyoruz. Maalesef ne öğrencilerini ne akademisyenleri ne mezunlarını dinliyorlar. Öğrencilerine rağmen, akademisyenlerine rağmen, mezunlarına rağmen iktidarda kalmaya çalışan ve bu üniversiteyi yönettiğini zanneden bir ekiple karşı karşıyayız. Yazıklar olsun diyorum. Vazgeçmiyoruz. Direniyoruz sonuna kadar. Hiçbir zaman da kabul etmeyeceğiz.”

CHP: Boğaziçi Üniversitesi’ni bitirmeye yemin etmişlerin son hamlesi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci kulüp odalarının boşaltılmasına tepki gösterdi. Gökçen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum atandığı günden bugüne yapılan iktidar propagandası çökmüştür. Üniversiteyi üniversite yapan, öğrencisi ve kurulan yaşam alanıdır. Şimdi gece giriş çıkışı yasaklayarak, üniversiteye TOMA yığarak gizli kapaklı bir saldırıya geçilmiş, öğrenci kulüp odaları zorla boşaltılmıştır. Böyle bir zorbalık, Boğaziçi Üniversitesi’ni ve üniversite kültürünü bitirmeye yemin etmişlerin son hamlesidir.

İstiyorlar ki her üniversite içinde özgür düşünce ve bilime dair bir şey olmayan bomboş yapılara dönüşsün. İstiyorlar ki her yapı, her bina, her kurum iktidara hizmet etsin, yoksa yok olsun. Bu intikamcı anlayışı üniversiteliler, gençler her zaman boşa çıkardı, bundan sonra da hiç kimse boşuna uğraşmasın, gençlerin mücadelesi kayyumcu zihniyete üstün gelecek."

AP Türkiye Raportörü Amor: Endişeyle takip ediyorum

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Nacho Sánchez Amor, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenci kulüplerinin kapatılmasını endişeyle takip ediyorum. Üniversitelerde demokrasinin eksikliği, kayyum rektör atamaları ve polisin yoğun varlığı; öğrencilerin direncini ve Avrupa üniversite değerlerine olan bağlılıklarını bir kez daha ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA