Paolo Marchi / UNICEF Türkiye Temsilcisi
Türkiye’yi sarsan yıkıcı depremlerin üzerinden üç yıl geçti. Acı hâlâ taze, yaralar hâlâ iyileşiyor. Bugün geri döndüğümde değişimi görüyorum: Okullar yeniden açılmış, gençler yine bir araya gelip ders çalışıyor ve vakit geçiriyor, anneler dayanışma içerisinde birbirinden güç alıyor. Ne mutlu ki bunlar iyileşmeyi gösteren gerçek belirtiler. Ancak yapılması gereken ne kadar çok şey olduğunu da bize hatırlatıyor. İyileşme, kalplerinde bu trajediyi taşıyan çocukların, gençlerin ve ailelerin duygusal dayanıklılıklarının sürdürülebilirliği ile ilgili. Onların cesareti bize umut veriyor ancak ihtiyaçları da yanlarında olmaya devam etmemiz gerektiğini gösteriyor.
UNICEF’in Hatay Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içinde destek verdiği Kiptaş Konteyner Kent’e yaptığım ziyaret sırasında, orada yaşayanlar için adeta birer yaşam merkezine dönüşen üç alanı görme fırsatı buldum. Gençlik Alanı’nda gençler ders çalışmak, sosyalleşmek ve hayatlarında yeniden bir normallik duygusu yakalamak için bir araya geliyor. Bana en büyük hayallerinin eğitimlerine devam etmek olduğunu anlattılar. Kimi Ankara’daki üniversitelere gitmeyi hayal ediyor, kimi avukat olmayı ya da uluslararası alanda çalışmayı hedefliyorlar. Hepsi hayal kurmaya devam etmek istiyor.
Erken Öğrenme Odaları’nda ise 4–8 yaş arası çocuklar el işleri yapıyordu. O an, çocuklar desteklendiğinde yaşama sevinçlerinin nasıl geri döndüğüne ve öğrenmenin, oyunun, iyileşmenin yeniden mümkün olabileceğine bir kez daha şahit oldum. Yan odada annelerle buluştum. Hikayelerini paylaşmak isteyen, tüm zorluklara rağmen çocuklarına bakmaya devam ettiklerini göstermek isteyen anneler… Erken Çocukluk Müdahale Merkezi’ne dönüşmüş bir alanda, bebeğiyle gelen bir anneyle tanıştım. Emzirme desteği ve erken gelişim için rehberlik almak amacıyla gelmişti. Bu desteğin hem güvenini hem de bebeğine verdiği bakımın niteliğini arttırdığını söyledi.
Bu alanlar yalnızca UNICEF ve ortaklarının yürüttüğü birer faaliyet alanı değil; aynı zamanda umudun yeşertilip büyütüldüğü ortamlar. Felaketin gölgesinde bile çocukların öğrenmeye, büyümeye ve hayal kurmaya hakkı olduğunu bize hatırlatıyorlar.
İyileşmeye çalışanların yanında olmalıyız
UNICEF, depremin ilk günlerinden itibaren hükümet, belediyeler ve ortaklarıyla birlikte sahadaydı. 2023 yılı, bu müdahalenin en yoğun olduğu dönemdi. UNICEF, hükümetin yürüttüğü ulusal müdahaleyi hem şehirlerde hem kırsal alanlarda, hem de geçici yerleşim birimlerinde tüm gücüyle destekledi. Ailelerin su, sanitasyon ve hijyen, sağlık ve beslenme, çocuk koruma ve eğitim gibi hizmetlere erişimlerini kolaylaştıran faaliyetler yürüttü. Bağışçılarının cömert desteği ve sivil toplum ortaklarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde UNICEF, acil ihtiyaçların karşılanmasına katkı sağladı, hızlı iyileşme sürecini destekledi ve yeniden inşa çalışmalarının daha güçlü bir şekilde yürütülmesine katkı sağladı. 2023 sonu itibarıyla, 1.5 milyondan fazla çocuk ve bakım veren kişi ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerinden yararlandı. 3 milyondan fazla kişi güvenli suya erişim sağladı. 1.5 milyondan fazla çocuk aşılandı, yaklaşık 947 bin çocuk örgün ve yaygın eğitim imkanlarına erişti ve 102 binden fazla aile nakit desteği aldı.
2025’te UNICEF, depremden etkilenen illerde sağlık, beslenme ve erken çocukluk gelişimi hizmetlerine erişimi güçlendirmeye devam etti. Bu kapsamda ortaklarla birlikte yenidoğan bakım hizmetleri sağlandı, konteyner kentlerde sağlık kliniklerinin kurulumu ve sağlık çalışanlarının erken çocukluk bakımı, aşılama, emzirme ve danışmanlık hizmetleri konularında kapasiteleri desteklendi. Yalnızca geçtiğimiz yıl, UNICEF destekli mekanizmalar aracılığıyla 73 bin 357 çocuk aşıya erişti; yaklaşık yarım milyon kişi uygun sanitasyon olanaklarından yararlandı.
Eğitim öncelikli alanlardan biri olmayı sürdürdü. UNICEF, Hatay, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa’daki belediyeler ve sivil toplum ortaklarıyla iş birliği içinde, okula devamlılığın sağlanması, yeniden kayıtların teşvik edilmesi ve eğitim hizmetlerinin genişletilmesi konularına destek verdi. Bu çalışmalar sonucunda 21 bin 165 çocuk, örgün veya yaygın eğitim imkanlarına erişti.
Bu sayıların her birinin ardında bir çocuk, bir bakım veren, bir aile var, çocuğunu teselli eden bir annenin cesareti, birlikte ders çalışan arkadaşların kahkahası, yarın için plan yapan bir gencin sessiz gücü… Bu üçüncü yıldönümünde hepimizi durup düşünmeye davet ediyorum. Kaybettiklerimizi saygıyla anmaya, hâlâ iyileşmeye çalışanların yanında durmaya ve bu yükü her gün taşıyan çocukları ve aileleri desteklemeyi sürdürmeye...
Gençlerle, annelerle ve çocuklarla yaptığım görüşmeler bu yazıya eşlik eden kısa videoda yer alıyor. Umarım beğenerek izlersiniz. Yalnızca UNICEF ve ortaklarının neler yaptığını görmek için değil, aynı zamanda en zor durumlarda bile parlayan dayanma azmini ve insanlığı kalpten hissetmek için.