Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası 34. gününde devam ediyor.
Cebeci maden sahasına yönelik suçlamalar nedeniyle tutuklu yargılanan Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetinbaş’ın yarım kalan savunması tamamlandı.
Ardından kürsüye gelen İBB Spor Kulübü Başkanı ve CHP Beylikdüzü Belediye Meclis üyesi Fatih Keleş’in kendisi gibi tutuklu yargılanan oğlu Mustafa Keleş savunmasında, hakkında beyan dahi bulunmamasına rağmen örgüt üyeliğinden yargılandığını söyledi.
Keleş, İmamoğlu'nun "Seninle hayatımız boyunca çocukluğumdan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu?" sorusuna "hayır" yanıtını verirken İmamoğlu gözyaşlarını tutamadı, "Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan, bu devlet adına, bu millet adına, bu Türk yargısı adına özür diliyorum" dedi.
Keleş, "Savcılık, babamın ve benim örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor. Aramızda baba-oğul dışında herhangi bir örgütsel bağ yok. Benim hakkımda beyan bile yok. Buna rağmen örgüt üyesi olduğum söyleniyor" dedi.
"Hayatımda fatura kesmedim, nasıl yapılır bilmiyorum"
Mustafa Keleş, Cebeci Maden Bölgesi'nde yetkisi ve dahli bulunmadığını söyledi. "Adımın bu sahalar içinde bir beyanda geçmemesi bu gerçeği göstermektedir" diyen Keleş, "Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Fatura kesmeyi bilmiyorum, hayatımda kesmedim" dedi.
"Kardeşini bıçaklayan benden sonra geldi, benden önce çıktı"
Mustafa Keleş, savunmasında cezaevi koşullarını da anlattı. 11 aydır 60 kişinin yaşadığı cinayet koğuşunda kaldığını belirten Keleş, "Yerde vardiyalı bir şekilde yatılıyor. Küçük masada 10 kişi yemek yiyoruz. Koğuşumda öz kardeşini bıçaklayan bile tahliye oldu. Benden sonra geldi, benden önce çıktı. Ben niye hala tutukluyum? Verem salgını nedeniyle koğuşum karantinaya alındı" dedi. Tahliyesini talep eden Keleş'in sorgusuna geçildi.
Keleş'in avukatı: İddianame değil, varsayımname diyorum
Keleş'in avukatı Nergis İnce, müvekkilinin savunması için söz aldı. Avukat İnce, müvekkilinin lehine olan beyanın ifade tutanağına geçmediğini vurguladı. İnce, "Savcılık yorumunu destekleyen tek bir beyanın olmadığını tekrarlıyorum. İddianameye başka başka şeyler söylendi. Bu yüzden varsayımname diyorum" dedi.
İnce, Mustafa Keleş’in örgüt üyeliği iddiasına ilişkin olarak irtibat kayıtlarının müteahhit Mustafa Keleş’e ait olduğunu söyledi. Avukat İnce, "Bunlarla başa çıkmaya çalışırken isyan ettim" dedi. Kaçak döküm olsaydı kamu kurumlarının böyle bir şeyin altına girmeyeceğini söyleyen avukat İnce, aksi halde valiliğin kaçak dökümden para kazandığını söylemek zorunda kalacağını belirtti. Av. İnce, müvekkili Mustafa İnce'nin tutukluluk halinin sonlanmasını ve tahliye edilmesini talep etti. İnce, "Takdir sizin, Mustafa Keleş ya Fatih Keleş'in oğlu olduğu için tutukluluğuna devam edilecek ya da tahliye edilecek" dedi.
İmamoğlu: Benim adıma ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame
İnce'nin savunmasının ardından İmamoğlu, Mustafa Keleş'e soru sormak üzere söz aldı. Sesi titreyen İmamoğlu, gözyaşlarını tutamayarak, “Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık 'Okulun nasıl gidiyor?' diye sorabilirdim sana. Benim adıma ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğumdan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu? Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan, bu devlet adına, bu millet adına, bu Türk yargısı adına özür diliyorum” dedi. Mustafa Keleş soruya, “Hayır” cevabını verdi.
Kaynak: Gazete Oksijen