İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, LGBTİ+'ları hedef alan bir operasyon düzenledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek "Ailem Güvende" adı verilen operasyon kapsamında 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Soruşturmalarda "fuhşa aracılık, müstehcen içerik üretimi ve çocukların bu içeriklere maruz bırakılması" gibi iddiaların incelendiğini, eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri yapıldığını belirtti.
Operasyon kapsamında Kaos GL Derneği, LİSTAG, SPoD, Lambdaistanbul, HEVİ LGBTİ, Pozitif Yaşam, Pozitif İz derneklerine operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında, Kaos GL yönetim ve denetim kurulu üyeleri, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Belgin Çelik ve “Zenne Arif” olarak tanınan Arif Saçlı da dahil 50'ye yakın aktivist gözaltına alındı. Hak savunucuları, aktivistler ve dernek hesaplarını içeren 73 hesaba erişim engeli getirildi.
Yurt dışından gelen fonlar gerekçe gösterildi
Akın Gürlek'in aktarımına göre, İstanbul’da altı LGBTİ derneğine yönelik soruşturmada, sivil toplum faaliyetleri kapsamında yurt dışından alınan mali destekler inceleme konusu yapıldı. MASAK tutanağında, derneklerin yabancı kişi, vakıf, kuruluş, büyükelçilik ve kamu kurumlarından aldığı fonlara yer verilirken, bu kaynakların kullanıldığı faaliyetler de soruşturma kapsamında değerlendirildi.
SWIFT kayıtlarına göre altı derneğe farklı tarihlerde toplam 3 milyon 359 bin 167 dolar gönderildiği öne sürüldü. Tutanakta SPoD'a 1 milyon 570 bin 692 dolar, HEVİ LGBTİ'ye 762 bin 939 dolar, Pozitif Yaşam Derneği'ne 518 bin 525 dolar, LİSTAG'a 314 bin 220 dolar, Lambdaistanbul'a 103 bin 650 dolar ve Pozitif İz Derneği'ne 89 bin 138 dolar aktarıldığı bilgisine yer verildi.
Dernekler yurt dışından fon alma hakkına sahip
Transferlerin kaynakları arasında ABD Dışişleri Bakanlığı bağlantılı ödemeler ile Fransa Büyükelçiliği, Hollanda ve Almanya bağlantılı kamu kurumları, ILGA Europe, European Endowment for Democracy, German Marshall Fund ve çeşitli uluslararası vakıf ve kuruluşlar gösterildi.
Ancak Türkiye'deki mevzuatta bir derneğin yurt dışından mali destek alması tek başına yasaklanmış bir faaliyet değil. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 21'inci maddesine göre dernekler, mülki idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni veya nakdi yardım alabiliyor. Nakdi yardımların banka aracılığıyla alınması gerekiyor. İçişleri Bakanlığı'nın güncel bilgilendirmesine göre yardımın kullanılmasından önce de DERBİS üzerinden "Yurt Dışından Yardım Alma Bildirimi" yapılması gerekiyor.
Mevzuat ayrıca derneklerin faaliyet ve mali kayıtlarının idari denetime tabi tutulmasını öngörüyor. Dernekler Kanunu'nun 19'uncu maddesi kapsamında derneklerin tüzüklerinde belirtilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediği ve defter ile kayıtlarını mevzuata uygun tutup tutmadığı İçişleri Bakanlığı veya mülki idare amirlerince görevlendirilen kamu görevlileri tarafından denetlenebiliyor.
Kaos GL'ye baskın: Yönetim kurulu gözaltında
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, Kaos GL Derneği’nin internet sitesi ile sosyal medya hesaplarında yayımlanan içerikler “müstehcenlik” suçlamasına gerekçe gösterildi. Soruşturma evrağında, suçlamaya konu edilen içeriklerin neler olduğu belirtilmedi.
Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 11 Eylül 2026 tarihli kararına göre başsavcılık, Kaos GL’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında “müstehcenlik içeren paylaşımlar” yapıldığını ve bu içeriklerin çocuklar tarafından görülebilecek şekilde yayımlandığını öne sürdü. Savcılık bu gerekçeyle Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçu kapsamında soruşturma başlattı.
Derneğin kurumsal hesaplarını kullanması soruşturmaya gerekçe yapıldı
Kararda, soruşturmaya konu içeriklerin Kaos GL Derneği çatısı altında, derneğin kurumsal internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yayımlanması da ayrıca gerekçe gösterildi.
Savcılık, paylaşımların “dernek çatısı altında oluşturulmuş bir sivil toplum kuruluşu faaliyetleri üzerinden derneğin kurumsal internet sayfaları ve sosyal medya hesapları kullanılarak” yapıldığını öne sürerek Dernekler Kanunu’na muhalefet kapsamında da değerlendirme yapılmasını istedi.
Kararda, soruşturmaya ilişkin delil, fotoğraf ve basılı materyaller bulunması halinde bunlara el konulmasına da izin verildi. Hakimlik ayrıca “şüphelilere” ait masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, taşınabilir bellekler, CD ve DVD’ler ile diğer dijital materyaller üzerinde inceleme yapılmasına karar verdi. Şifrelerin çözülememesi veya dijital verilere erişilememesi halinde cihazlara el konulmasına da izin verildi.
Engellenen internet siteleri ve sosyal medya hesapları
Erişime engellenen internet siteleri arasında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Kaos GL Derneği, 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir’in haber sitesi, Pembe Hayat Derneği, SPoD, Genç LGBTİ+ Derneği, Lambdaistanbul, Muamma LGBTİ+ Derneklerinin siteleri; velvele.net sitesi yer alıyor.
X, erişim engeli kararlarını uygulayarak hesapları Türkiye’den erişime kapattı. Instagram ise kararları henüz uygulamadı.
Engellenen X hesapları şöyle:
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Kaos GL, SPoD LGBTİ+, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, ÜniKuir Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, 17 Mayıs Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Kırmızı Şemsiye Derneği, Genç LGBTİ+ Derneği, Özgür Renkler Derneği, Muamma LGBTİ+ Derneği, Mersin 7 Renk LGBTİ+ Derneği, Queer Adana, Antalya BİZ Derneği, Keskesor LGBTİ+, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, CETAD, Velvele, GZone, Ayı Sözlük, Boysan’ın Evi, LGBTI News Turkey, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, İstanbul Trans Onur Haftası, Ankara Onur Haftası, İzmir Onur Haftası, ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü, Bilkent Renkli Düşün, İstanbul Üniversitesi Radar, Queer Deer – Hacettepe Üniversitesi, Enes Hocaoğulları, Yasemin Öz, Ali Erol, Ali Özbaş, Zeynep Esmeray Özadikti, Buse Kılıçkaya, Şevval Kılıç, Levent Pişkin, Yıldız Tar, İlker Hepkaner, Mert Bell, Mika Can Raun, Seyhan Arman, Kuir Tıp Öğrencileri Ağı, Renkli Güvercin LGBTIQ, GoFor, Hormon Hakkım Kolektifi, Kuir Baykuş, GALA Derneği, ÜniKuir2, Kuir Konya, Eşitlik İçin Eğitimciler, Kapsama Alanı, Aşko Anlat, Sportif Lezbon, Arya’ya Ne Oldu, Direnişin Renkleri, Pozitif Dayanışma, Bodrum Kadın Platformu, Barış İçin LGBTİ+, Sivil Alan Araştırmaları, Demos Araştırma, Eşitlik İçin Kadın Platformu, Qlub, ÜniKuir Derste, Zengiinn, All Inclusive Mag, LISTAG, Boğaziçi LGBTİA, İnter Dayanışma ve LGBT Türkiye.
Eğlence mekanlarına 'aile' baskını
Ankara’daki operasyonun düzenlendiği saatlerde İstanbul’da da çok sayıda işletme polis ve jandarma tarafından basıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki operasyon Beyoğlu ve Şişli’de yoğunlaştı. Taksim, Cihangir ve İstiklal Caddesi çevresindeki gece kulüpleri ile masaj salonlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda adreste arama yapıldı.
Kısa Dalga'da yer alan habere göre, İstanbul’daki baskınlara Kaos GL hakkındaki soruşturma belgesinde de değinildi. Ancak belgede, İstanbul’daki operasyon ile Ankara’da dernek yöneticilerine yönelik yürütülen soruşturma arasında nasıl bir hukuki bağlantı kurulduğu açıklanmadı.
AP Türkiye Raportörü: Bu ahlaki gündem dayatılmasıdır
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, "Türkiye'deki baskının şok edici bir tırmanışıdır" değerlendirmesinde bulunarak, "Bu ahlaki gündemin dayatılması, temel hakların bariz bir ihlali olup, ülkeyi karanlık bir yola sürükleyen Türkiye'nin uluslararası taahhütlerini ihlal etmektedir" dedi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 15 ilde LGBTİ+ dernekleri, aktivistler, bağımsız hak savunucuları ve bazı iş yerlerine yönelik "Ailem Güvende" operasyonlarında çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına ilişkin bir açıklama yaptı.
Amor, "Dün gece LGTBİ aktivistlerine yönelik gerçekleştirilen toplu tutuklamalar ve baskınlar dalgası, Türkiye'deki baskının şok edici bir tırmanışıdır. Bu ahlaki gündemin dayatılması, temel hakların bariz bir ihlali olup, ülkeyi karanlık bir yola sürükleyen Türkiye'nin uluslararası taahhütlerini ihlal etmektedir" ifadelerini kullandı.
AİHM kararı: Yasaklar 'ahlak ve aile' ile meşrulaştırılamaz
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme başta olmak üzere çok sayıda uluslararası sözleşmeye taraf. Bu sözleşmeler, temel haklara ilişkin standartlara uyum yükümlülüğü getiriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları da Türkiye açısından bağlayıcı nitelik taşıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Bayev ve Diğerleri/Rusya kararında, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine ilişkin bilgi ve ifadeleri sınırlayan yasal düzenlemelerin AİHS ile bağdaşmadığını hükme bağlamıştı.
Kararda, cinsel çoğunluğun önyargılarını yansıtan politika ve düzenlemelerin kabul edilemeyeceği belirtilirken, bu tür yasaların bireylerin kimliği ve varoluşuyla doğrudan bağlantılı olduğu ve ifade özgürlüğünün özüne müdahale ettiği ifade edildi. Mahkeme ayrıca, bu tür sınırlamaların “ahlakın”, “ailenin” ya da “çocukların korunması” gerekçeleriyle meşrulaştırılamayacağını kaydetti. Uluslararası hukukta korunan ifade özgürlüğü hakkının, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularına ilişkin bilgi ve fikirleri arama ve alma hakkını da kapsadığı hatırlatıldı.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ise herkesin mümkün olan en yüksek fiziksel ve ruhsal sağlık standardına erişme hakkını güvence altına alıyor. Sözleşme, devletlere sağlık hizmetlerine erişimde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılık yapılmamasını sağlama yükümlülüğü yüklüyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
