09 Ekim 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 04.09.2026 04:35 | Son Güncelleme: 04.09.2026 10:56

Marmara’nın kayıp devleri Haliç’te göründü

Bir zamanlar İstanbul’un sikkelerine işlenen, dalyanlarında yüzlerce ton avlanan orkinos, Galata Köprüsü çevresinde yeniden görüldü. Uzmanlar bu dönüşü uskumruyla ilişkilendiriyor ancak birkaç balığın Marmara’nın iyileştiğini söylemek için yeterli olmadığını vurguluyor
Marmara’nın kayıp devleri Haliç’te göründü

Galata Köprüsü’nün çevresinde su yüzüne çıkan orkinoslar, kendilerini görenleri şaşırtıyor. Balıkçıların attığı balık parçalarına gelen bu iri balıklar, İstanbul için yeni bir misafir değil. Hatta ev sahibi bile sayılırlar. Çünkü Marmara’da orkinosun tarihi oldukça eski. Orkinoslar Byzantion için öylesine önemliydi ki kentin simgesi haline gelmiş, bronz sikkelerin arka yüzlerine resmedilmişti. Bugün İstanbul’da telefon kameralarının peşine düştüğü balığın sureti, iki bin yılı aşkın zaman önce elden ele dolaşıyordu. Homeros, Plinius ve Athenaios gibi antik yazarların eserlerinde de İstanbul ve Çanakkale Boğazı’ndaki orkinosları okumak mümkün.

Bu bolluğun maddi izleri Yenikapı Metro ve Marmaray kazısında da bulundu. Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde Beykoz Dalyanı’nda bol miktarda orkinos ve kılıçbalığı tutulduğunu anlatıyordu. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak’ın derlediği kayıtlara göre İstanbul balıkhanesinde 1913’te satılan, dalyanlarda yakalanmış orkinosların toplamı 537 bin 455 kilogramdı. Bugün birkaç balığı görmek için durup baktığımız sularda, bir zamanlar yüzlerce tonluk balıkçılık yapılıyordu.

Boğaz’ın dalyanları

Karakulak, eski kayıtlara göre balıkların nisan ayında Ege’den Karadeniz’e yöneldiğini, göçün ağustos sonunda tamamlandığını söylüyor. “Ekimde başlayan dönüş aralığa kadar sürüyordu. Karadeniz’e gidiş üreme, Ege ve Akdeniz’e dönüş ise beslenme göçüydü. Bazı yıllar marta kadar Marmara’da kalan orkinoslar; palamut, uskumru ve istavritle besleniyordu. Filburnu, Çankaya, Beykoz, Küçükçekmece, Kartal, Fenerbahçe ve Büyükada ise bilinen dalyanlar arasındaydı. İstanbul Balık Hali eski müdürü Karekin Devedjian, yakalanan balıkların çoğunun 150 santimetre uzunluğunda olup 300 kiloya kadar çıktığını; kimisinin 275 santimetreye ve 450 kiloya ulaştığını anlatır.” Fakat dalyanların zamanla deniz trafiği, şehirleşme, kirlilik, gelişen av teknolojisi ve azalan balık stokları karşısında önemini kaybettiğini söyleyen Karakulak, orkinosun Karadeniz’e düzenli göçünün kesilmesiyle birlikte 1987’den sonra Marmara Denizi’nde eskisi gibi orkinos avcılığının da yapılmadığını söylüyor. Karakulak’a göre o dönem sürülerin Marmara’yı terk etmesinin başlıca sebebi, nüfusun artması ve sanayinin yoğunlaşmasına bağlı olarak ortaya çıkan deniz kirliliğiydi. “Orkinos oksijen ihtiyacı yüksek bir balık olduğu için oksijen seviyeleri düştüğünde bölgeyi terk ediyor. Orkinosun besinini oluşturan uskumru da Karadeniz ve Marmara Denizi’nde aşırı avlanma ve oksijen seviyelerinin düşmesine bağlı olarak azaldı. Uskumrunun kaybolması da bu göçte etkili oldu.”

Uskumru faktörü

Kısacası, orkinoslar Marmara’ya yeni gelmedi, geri geldi... Ama Karakulak’a göre bu görüntüler heyecan yaratsa da eski sürülerin geri döndüğünü gösterecek bir sayım yok. Bu görüntülerin nedenini, Karakulak şöyle açıklıyor: “Orkinosun en önemli besin kaynaklarından olan uskumru balığının 40 yıl sonra Marmara Denizi’ne dönmesi ve aynı zamanda orkinos balığının da görülmesinin birbirine bağlı olduğunu düşünüyorum. Marmara, akıntılar sayesinde kendini temizleyebilen dinamik bir yapıda. Kaybolan göçmen balıkların görülmesi de iyi bir işaret. Fakat orkinos, uskumru ve kılıçbalığı üst tabakada yaşayan pelajik balıklar; burada oksijen seviyesi daha yüksek olabiliyor. Alt tabakada ise oksijen düşüklüğü sürüyor. Dipte yaşayan köpekbalığı popülasyonunda bir artış olursa, mercan ve deniz çayırları habitatları korunursa deniz ekosisteminin tamamen iyileştiğini ve biyoçeşitliliğin arttığını söyleyebiliriz.”