10 Mayıs 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 30.04.2026 15:44 | Son Güncelleme: 01.05.2026 09:54

Paris’te ‘diyalog’ buluşması: Antalya’da yapılacak COP 31’in haritası netleşiyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Paris’te eski COP başkanları ve 50’den fazla ülkenin üst düzey temsilcisiyle bir araya geldi. Toplantıda, COP31’de öne çıkacak başlıklar tartışıldı
Paris’te ‘diyalog’ buluşması: Antalya’da yapılacak COP 31’in haritası netleşiyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Paris

9-20 Kasım arasında Antalya’da Türkiye’nin başkanlığını, Avustralya’nın ise müzakere başkanlığını üstleneceği İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı COP31’e geri sayım devam ederken, Paris’te yapılan bir toplantıda konferansta öne çıkacak konular ele alındı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, atılması gereken en kritik adımın temiz enerjiye geçişin hızlandırılması olduğunu söyledi.

Perşembe günü Paris’teki Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) binasında COP31 başkanlığı ve IEA liderliğinde Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyalog toplantısı düzenlendi. Toplantıya IEA Başkanı Fatih Birol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eski Fransa Başbakanı ve COP21 başkanı Laurent Fabius ile Avrupa Komisyon Enerji ve Konut Komiseri Dan Jorgensen’in yanı sıra 50’den fazla ülkeden üst düzey temsilci katıldı. Görüşmelerde yatırımcılar ve düşünce kuruluşlarından temsilciler de yer aldı.

“Ekonominin elektrifikasyonu”

Açılış konuşmasında tüm katılımcıları selamlayan IEA Başkanı Birol, “Dünya tarihindeki en büyük enerji kriziyle karşı karşıya. Doğal gaz ve petrol piyasaları zor durumda. Dünya büyük bir enerji ve ekonomi sınamasıyla karşı karşıya” ifadelerini kullandı. Birol, geçmişte bu tür krizlerden çıkışta ülkelerin kurdukları partnerliklerin ve teknolojik kabiliyetlerin rol oynadığını söyledi. Birol, atılan adımların emisyonları nasıl etkileyeceğinin de önemli olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:

“Emisyonlar geçen yıl COVID'den bu yana en yavaş artışını gösterdi. Dünya genelinde küresel emisyonlarda çok yavaş bir artış gördük. Bu, esas olarak 2025 yılında enerji dünyasında neler olup bittiği ile ilgili. Geçen yıl dünyada kurulan tüm güç santrallerinin yüzde 75'i yenilenebilir enerji kaynaklıydı. Yenilenebilir kaynaklar devasa bir ivme kazanıyor. Ayrıca pek çok ülkede umut verici olan jeotermal enerji de öyle.

Gördüğümüz ikinci husus ise, bir süre önce öngördüğüm gibi nükleer enerjinin geçen yıl tarihteki en yüksek nükleer güç üretimi miktarına ulaştığıdır. Geçen yıl üretilen nükleer güç miktarı tarihin en yükseğiydi.

Daha sonra elektrikli araç satışlarının, özellikle Güneydoğu Asya'da hızla yükseldiğini gördük. Yaklaşık yüzde 100’lük bir büyüme. Tüm bunlar emisyon artışının yavaşlamasında yol oynadı. Ve görüşüme göre bunların tümü bize ekonomilerimizin elektrifikasyonuna giden yolu gösteriyor."

Kurum: Krizi fırsata çevirmek zorundayız

COP31 başkanlığını üstlenen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, açılış konuşmasına artık dünyanın Paris İklim Anlaşması’nın ikinci 10 yılına adım attığına vurgu yaparak başladı. Anlaşmanın ilk 10 yılının çerçeveyi belirlemekle geçtiğini söyleyen bakan, ikinci on yılın artık alınan kararları uygulamaya geçirildiği bir dönem olması gerektiğini belirtti.

Birol gibi “Dünyanın en büyük enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu” söyleyen Kurum, “Bu durumu hep beraber fırsata çevirmek zorundayız. Daha büyüklerini yaşamak istemiyoruz. Burada küresel enerji krizi bağımlılığı ve güvenliği tekrar gündemin en üst sırasına taşıdık. Enerji çeşitliliğini koruma zorunlu olduğumuz her zamankinden çok daha önemli hale geldi.” diye konuştu.

Kurum, atılması gereken en kritik adımın temiz enerjiye geçişin hızlandırılması olduğunu söyledi. “Küresel enerji-para paradigmasını dönüştürmek artık tercih değil zorunluluktur” diye konuşan bakan, “Uluslararası Enerji Ajansı'yla dünyanın temiz enerjiye geçişini hızlandırmak adına en önemli aktörlerle bu süreci yürütmek istiyoruz. Bu dönüşümde hem enerji arz güvenliği hem de ülkelerin refahını korumak için hep birlikte çalışmamız gerekiyor. Çünkü elektrifikasyon ve dijitalleşme dönüşümde en önemli oyun değiştiriciler olarak rol alıyoruz” dedi.

Kurum, Türkiye’nin son 10 yılda yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardığını söylerken, enerji verimliliğine on milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını; depolama kapasitesinde bazı AB üye ülkelerinin önüne geçildiğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin fosil yakıt bağımlılığını azaltmaya devam etmek için adımlar atmayı sürdürdüklerini ifade etti.

Türkiye’nin COP31 gündemi

Kurum, konuşmasında COP31 başkanlığının bazı hedeflerine de değindi. Kurum’un konuşmasının bu bölümünde şu hedefler öne çıktı.

  • Egemenlik haklarına saygı: “Çok taraflı olan güveni koruyacağız. Sürdürülebilir bir diyalog ortamı tesis edeceğiz. Ülkelerin egemenlik haklarına ve ulusal koşullarına saygı duyacağız. Saygı temelinde de sorunların ve fırsatların açık bir diyalog içinde ele alınabilmesi en öncelikli hassasiyetimiz.”
  • UEA ile stratejik ortaklık: “COP 31 başkanlığı olarak UEA ile artık stratejik ortak konumundayız ve bu stratejik ortaklık duruşuyla işbirliğimizi bir adım daha ileri taşımak istiyoruz. Bu manada top otuz bir eylem gündemimizde enerji arzı güvenliği ve talebini önceleyen temalara özellikle yer verdik. Arz tarafında odak noktamız temiz enerji geçişini hızlandırmaktır. Talep tarafında ise yeşil sanayileşmeye, döngüsel ekonomi, sıfır atık ve iklime dirençli şehirlere odaklanmak.
  • Elektrifikasyonun yaygınlaşması: “Eylem gündemimizin temiz enerji geçişi ana başlığı altında yenilenebilir enerji, yeni elektrik sistemi mimarisi, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, enerji verimliliği gibi alanlarda doğrudan sahada sonuç üretmeye odaklanıyoruz”
  • Sıfır atık: “Sıfır Atık Hareketi sadece atıkların dönüşmesinden ibaret değildir. Emisyon azaltımı konusunda çok önemli bir role sahiptir. UEA, atık dönüşümünün iklim değişikliğine etkisi üzerine bir çalışma başlattı ve neticelerine göre COP31’in eylem gündemi içerisinde yer alacak”
  • Kamu-özel sektör arasında daha güçlü diyalog: “Yeşil sanayileşme yönüyle baktığımızda da yeni teknolojilerin ölçeklenmesi, kamu özel sektör arasında daha güçlü bir politika ve yatırım diyaloğunun kurulması büyük önem taşıyor. Yenilebilir enerji entegrasyonu, kritik minerallerin yönetimi de bu dönüşümün aslında temel yapı taşlarını oluşturuyor.”
  • İklime dirençli şehirler: “Bu başlığı gerçekten önemsiyoruz. Şehirlerimizi enerji dönüşümünün en görünür sonuçları olarak gördüğümüz alanlar olarak değerlendiriyoruz ve Türkiye açısından baktığınızda şehirler aynı zamanda güçlü bir uygulama alanıdır.”
  • Finansman: “Doğru projelere, doğru finansmanı en hızlı şekilde ulaştırabilmek adına uygulama mekanizması hayata geçireceğiz.”



Fabius: Finansman olmadan her şey lafta kalır

Paris Anlaşması’nın imzalandığı COP21’in başkanlığını yapan eski Fransa Başbakanı Fabius, COP31’le ilgili 5 başlığa vurgu yapmak istediğini belirtti:

  • Uygulama: “Murat Kurum, COP 31’in Paris İklim Antlaşması’nın maddelerinin uygulanmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Haklılar. Ama uygulama geleneksel bazı konuların ele alınması gerektiği anlamına geliyor. Değişim, uzaklaşma ve dönüşüm. Şirketler ve şehirler önemli. Ve finans çok önemli. Finansman olmadan her şey lafta kalır.”
  • Metan: “İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için ana yolun metan emisyonlarını azaltmaktan geçtiğini biliyoruz. Bunun için sözler verildi, fakat şu anda yapılanlar yeterli değil. Bakan Kurum haklı olarak 0 atık konusunda ısrarcı. Metan sorusu bundan da daha büyük. Açıkça konuşmak gerekirse metan, COP31’in en önemli konularından olmalı.”
  • Bilim: “Bilim ve bilim insanları saldırı altında. Her yerde olmasa da birçok yer böyle. Ve bunu etkili insanlar yapıyor. COP31’de müzakerelerde görünür adımlar yapılmalı, daha güçlü ulusal taahhütler için adımlar atılmalı ve dezenformasyonla mücadele edilmeli. COP31’in sonunda bilime destek verilmeli.”
  • Paris Anlaşması: “Direnç gösterilen konulara karşı adımlar atılmalı.”
  • IEA: “Uluslararası Enerji Ajansı ile yapılan stratejik ortaklık çok önemli. IEA olmasa, mevcut saldırılar daha etkili olurdu.”

Avustralya Enerji Bakanı Bowen: Çatışmalar güneşi durduramaz

COP31’in müzakere başkanlığını yapacak Avustralya’nın İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen da toplantıda, “COP31, iklim değişikliğinin Pasifik için teşkil ettiği varoluşsal tehdide dünyanın dikkatini çekerken, aynı zamanda faturaları ve emisyonları düşürmek için işe yarayacağını bildiğimiz çözümleri de ön plana çıkaracak” dedi.

Mevcut küresel yakıt krizinin küresel iklim eylemi lehine görüşleri daha da güçlendirdiğini söyleyen Bowen, “Çatışmalar güneşi durduramaz, rüzgar ise deniz taşımacılığına bağlı değildir. Yenilenebilir enerji, dünyanın harekete geçmesi ve yatırım yapması sayesinde en hızlı büyüyen elektrik kaynağı konumunda. Küresel eylemler sonuç veriyor ancak COP31, temiz enerjiye geçiş ve elektrifikasyonu hızlandırmalıdır” diye konuştu.

Elektrifikasyon, enerji verimliliği ve düşük emisyon

IEA tarafından yapılan basın açıklamasına göre, toplantının basına kapalı oturumunda; Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen enerji krizi ele alındı. Katılımcılar; elektrifikasyon, enerji verimliliği ve düşük emisyonlu teknolojilerin enerji güvenliğini pekiştirmedeki kritik rolüne dikkat çekerken, bu unsurların maliyetleri düşürme ve emisyon hedeflerine ulaşma noktasındaki katkısını vurguladı.

Diyalog sırasında katılımcılar, dünya genelinde elektriğe ve temiz yemek pişirme olanaklarına erişimi artırma konusundaki ilerlemeyi hızlandırma gereği üzerinde anlaştı. Temmuz ayında Kenya, Norveç ve Amerika Birleşik Devletleri hükümetlerinin eş başkanlığında düzenlenecek olan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Afrika'da Temiz Yemek Pişirme Zirvesi'nin, bu konunun ana odak noktalarından biri olacağı ve COP31 öncesinde ivmeyi artırmak için önemli bir dönüm noktası olacağını belirttiler.

Buna ek olarak, sıfır atık ekonomisi inşasının enerji sektöründeki yansımaları masaya yatırıldı. Bu kapsamda küresel geri dönüşüm hedefleri ve atık kaynaklı biyometan kullanımı gibi başlıklar üzerinde duruldu. Heyetler ayrıca, metan emisyonlarıyla mücadeleyi küresel ölçekte hızlandırmak için gereken adımları değerlendirdi.

Önceki COP zirvelerindeki "Üst Düzey Diyalog" geleneğine uygun olarak, COP31 Başkanlığı ve IEA, Kasım ayına kadar yeni görüşmeler gerçekleştirmeyi planladıklarını bildirdi.

Kaynak: Gazete Oksijen