08 Ekim 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 24.07.2026 23:12 | Son Güncelleme: 25.07.2026 00:42

YENİ Parti'nin tüzük ve programı belli oldu

CHP'den istifa eden Özgür Özel ve 90 milletvekilinin Kurucular Kurulu'nda yer aldığı YENİ Parti'nin tüzük ve programı belli oldu. Parti programında, "Bugün bu büyük ülkenin imkanları, vatandaşları için refaha, güvenceye, güvenliğe ve umuda dönüşmemektedir. Bu kara düzeni değiştireceğiz" denildi
YENİ Parti'nin tüzük ve programı belli oldu

CHP'den ayrılan Özgür Özel ve 90 milletvekilinin Kurucular Kurulu'nda yer aldığı YENİ Parti'nin tüzük ve programı açıklandı. YENİ Parti'nin resmi sitesinde yayımlanan 41 sayfalık programın girişinde şu ifadeler yer alıyor:

"Türkiye kadim tarihi ve gelecek potansiyeli ile güçlü ve büyük bir ülkedir. Bu ülkenin toprağı bereketli, insanı çalışkan, gençleri yetenekli, kadınları güçlü, girişimcileri cesurdur. Türkiye’nin geçmişten gelen büyük bir devlet birikimi, Cumhuriyet’le kazanılmış güçlü kurumları ve geleceğini değiştirebilecek muazzam bir toplumsal enerjisi vardır. Ancak bugün bu büyük ülkenin imkanları, vatandaşları için refaha, güvenceye, güvenliğe ve umuda dönüşmemektedir.

Bu kara düzeni değiştireceğiz.

Bir tarafta ülkenin zenginliğini, devletin imkanlarını ve siyasal gücü kendi elinde toplayan küçük bir azınlık vardır. Diğer tarafta alın teriyle yaşayan, çalışan, üreten; ancak emeğinin ve ürettiğinin karşılığını alamayan milyonlar bulunmaktadır. Bir tarafta ayrıcalıklarla büyüyenler, kuralsızlıktan güç alanlar ve hesap vermeden
yönetenler; diğer tarafta ay sonunu getirmeye çalışan işçiler, memurlar, çiftçiler, esnaf, emekliler, gençler, kadınlar ve çocuklarının geleceğinden kaygı duyan aileler vardır. Bu düzen kendiliğinden değişmeyecek. Biz değiştireceğiz.

Bu kara düzeni değiştireceğiz.

Bugün Türkiye’de asıl mücadele, ülkenin zenginliğini ve devletin gücünü elinde tutan bir avuç insanla, emeğiyle bu memleketi ayakta tutan on milyonlar arasındadır. Memleketin zenginliği, devletin imkanları ve siyasal güç giderek daha küçük bir çevrenin elinde toplanmaktadır. Bir avuç insan ayrıcalıklarla büyürken milyonlar hayat pahalılığı, güvencesizlik ve gelecek kaygısıyla yaşamaktadır. Çalışanlar emeklerinin karşılığını alamamakta, emekliler geçinememekte, çiftçiler toprağından uzaklaşmakta, esnaf ayakta
kalmakta zorlanmaktadır. Gençler kendi ülkelerinde bir gelecek kurabileceklerine olan inançlarını kaybetmekte, kadınlar eşitsizlik ve şiddet karşısında korunmamaktadır. Şiddet sokaklardan okullara taşmaktadır.

Bu kara düzeni değiştireceğiz.

Toplumun büyük çoğunluğu üretmekte; küçük bir azınlık zenginleşmektedir. Milyonlar kurallara uymakta; bir avuç insan kendisini hukukun üzerinde görmektedir. Halk seçimlerde, meydanlarda ve yaşamın her alanında iradesini ortaya koymakta; fakat iktidar gücü, halkın iradesini etkisizleştirmek için kullanılmaktadır.

Bu kara düzeni değiştireceğiz.

Yoksulluğu bitireceğiz. Adaletsizliğe son vereceğiz. Gençlerin ülkelerinden ayrılmayı tek çıkış yolu olarak görmediği bir düzen kuracağız. Bir çocuğun ailesinin sosyoekonomik koşulları, yaşadığı coğrafya nedeniyle nitelikli eğitime, sağlıklı beslenmeye ve güvenli bir geleceğe ulaşamamasına sebep olan engelleri ortadan kaldıracağız. Devletin liyakat yerine, kişilere sadakatle yönetilmesine, hukukun güç sahipleri için işlemesine ve siyasetin dar bir çıkar çevresinin hizmetine sokulmasına son vereceğiz.

Bu kara düzeni değiştireceğiz.

Dünya kabuk değiştirmekte, küresel sistem çoklu krizler içerisinden geçmektedir. Belirsizlikler ve tehditler çoğalmaktadır. Zayıflayan demokrasimiz, kırılgan ekonomimiz bu tehditler karşısında dayanıklılığımızı ve ülkemizin gücünü azaltmaktadır. Halk iradesine dayanan güçlü bir demokrasiyi kuracak, herkesi kapsayan bir kalkınma stratejisiyle güçlü bir ekonomi kuracağız. Ülkemizin içeride ve dışarıda çok boyutlu güvenlik mimarisini tahkim edecek, Türkiye’yi geleceğin dönüşümlerine hazırlayacağız.

Bu kara düzeni değiştireceğiz.

Biz, yalnızca yeni bir siyasi parti kurmak için değil, Türkiye’de siyaseti, iktidarı ve hayatın işleyişini, Türkiye’nin kaderini değiştirmek için yola çıkıyoruz.

Bu kara düzeni değiştireceğiz."

Programın 'Düşünsel Temellerimiz ve Siyasi Kimliğimiz' başlıklı bölümünde, YENİ Parti'nin siyasi kimliği şöyle tanımlanıyor:

"Yeni Parti; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilikten oluşan Altı Ok’u, Atatürk ilkelerinin tarihsel mirasını ve ilerici özünü koruyarak, çağımızın demokrasi, özgürlük, eşitlik, yurttaşlık, adalet, dayanışma, kamusal yarar, bağımsızlık, bilim ve sürekli yenilenme hedefleri doğrultusunda benimser. Partimiz, özgürlüğü ve eşitliği birbirinden ayırmaz. Yalnızca hukuken özgür olmanın yetmediğini; yoksulluğun, işsizliğin, eğitimsizliğin ve güvencesizliğin de insanın özgürlüğünü sınırlandırdığını bilir."

"Güçlü meclise dayalı, kuvvetler ayrılığı ilkesini esas alan bir parlamenter sistem kurulacak"

Parti programının 'Demokrasi, Yönetim ve Adalet' bölümünde ise 'parlamenter sistem' vurgusu öne çıkıyor:

"Yeni Parti, halk iradesinin gerçek anlamda yönetime yansıdığı, güçlü ve denetlenebilir bir demokratik sistem kurmayı hedefler. Partimiz, halkın yalnızca seçim günlerinde değil, her gün kamusal kararların parçası olduğu, aktif yurttaşlık temelli bir demokrasi anlayışını savunur.

Güçlü meclise dayalı, kuvvetler ayrılığı ilkesini esas alan bir parlamenter sistem kurulacaktır. Meclis’in yasama ve denetim yetkileri güçlendirilecektir. Hükümet, parlamentoya karşı sorumlu ve denetlenebilir olacaktır.

Cumhurbaşkanlığı makamı tarafsız, birleştirici ve sembolik anayasal sınırlar içinde tanımlanacaktır. Devlet yönetimi parti çıkarlarından ayrılacak; kurallı ve liyakat ilkesini temel alan bir kamu yönetimi anlayışı esas alınacaktır.

Temel hak ve özgürlüklerin kullanımını sınırlayan bütün keyfi uygulamalara son verilecektir.

Yerel yönetimler idari ve mali alandan güçlendirilecek, yeni ve demokratik bir merkez-yerel dengesi oluşturulacaktır.

Siyasi etik yasası çıkarılacak; siyasetin finansmanı ve kamu görevi anlayışı şeffaflaştırılacaktır.

Kadınların ve gençlerin siyasette eşit temsili için bağlayıcı mekanizmalar kurulacaktır. Üniversite özerkliği, akademik özgürlükler, basın özgürlüğü ve örgütlenme hakkı güvence altına alınacaktır."

"Kayyım uygulamalarına son verilecek"

Kesinleşmiş yargı kararı olmadan seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmasına izin verilmeyeceği belirtilen programda, kayyım uygulamalarına son verileceği bildirildi. Kent planlamasının bilimsel, ekolojik, sosyal ve katılımcı esaslarla yapılacağı ifade edilerek, "Kente karşı suç" kavramının hukuk sistemine kazandırılacağı kaydedildi.

"Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacak"

Programda, Kürt sorununda kalıcı çözümün demokratik, eşitlikçi ve katılımcı bir düzenle sağlanacağı belirtilerek, "Terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı, demokratik bir siyasi ve toplumsal düzenin kurulması ile Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır" denildi.

Ana dilin bir hak olduğu vurgulanarak, tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının sağlanacağı bildirildi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere bölgesel eşitsizliklerin yoğunlaştığı bölgelerde özel kalkınma programlarının uygulanacağı kaydedildi.

Alevi yurttaşların taleplerine ilişkin olarak cemevlerinin ibadethane statüsünün yasal güvenceye kavuşturulacağı belirtildi. Madımak Oteli'nin ise toplumsal hafızayı güçlendiren kapsamlı bir "utanç müzesine" dönüştürüleceği bildirildi.

"Vergi sistemi yeniden düzenlenecek"

Ekonomi programının verimlilik temelli, adil, planlı, yeşil, dijital ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışına dayandığı belirtildi. Devletin ekonomide düzenleyen, denetleyen, yatırım yapan ve stratejik alanlarda öncülük eden bir aktör olacağı kaydedildi.

Sanayi, tarım, enerji, teknoloji, eğitim, istihdam ve çevre politikalarını birlikte ele alacak ulusal planlama kapasitesi oluşturulacağı bildirildi. Kamu alımları ve teşvik sisteminin stratejik hedeflere göre yeniden düzenleneceği; yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, uzay teknolojileri ve ileri malzeme teknolojilerinin öncelikli alanlar arasında olacağı belirtildi.

Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığının sağlanacağı, dolaylı vergilerin kademeli olarak azaltılacağı ve vergi sisteminin adalet temelinde yeniden düzenleneceği kaydedildi.

Kamu zararına yol açan garantili kamu-özel işbirliği modellerinin terk edileceği; köprü, otoyol ve altyapı yatırımlarında şeffaflık ile kamu yararının esas alınacağı ifade edildi.

"İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olunacak"

Programda, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olacağı ve sözleşme hükümlerinin eksiksiz uygulanacağı bildirildi. Kadınların siyasette ve karar mekanizmalarında eşit temsili için mevzuat değişikliği yapılacağı, pozitif ayrımcılık ve kota uygulamalarının güçlendirileceği belirtildi.

Kadın sığınakları, danışma merkezleri, cinsel şiddet kriz merkezleri ve 7 gün 24 saat hizmet verecek şiddet hattından oluşan bir mücadele mekanizması kurulacağı ifade edildi. ILO'nun çalışma hayatında şiddet ve tacizle mücadeleyi düzenleyen 190 sayılı sözleşmesinin yürürlüğe konulacağı kaydedildi.

"AB üyelik süreci hızlandırılacak"

Dış politikada Atatürk'ün "Yurtta Barış, Dünyada Barış" ilkesinin esas alınacağı belirtilerek, Türkiye'nin Batı İttifakı içindeki etkinliğinin güçlendirileceği bildirildi. Avrupa Birliği üyelik sürecinin hızlandırılacağı, Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncelleneceği; Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, AGİT ve NATO'daki etkinliğin artırılacağı kaydedildi.

Rusya, Çin ve diğer ülkelerle dengeli ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirileceği belirtildi. KKTC'nin siyasi eşitliği, egemenliği ve uluslararası hukuktan doğan haklarının savunulacağı ifade edildi.

YENİ Parti'nin 41 sayfalık tüzüğünün ise 39’uncu Olağan Kurultay'da kabul edilen değişikliklerle yenilenen CHP tüzüğü esas alınarak hazırlandığı belirtiliyor.