Batı dünyası uzun süre tek bir hikayeye dünyayı inandırdı. Devlet geri çekilir, piyasa kendi dengesini bulur, şirketler üretir ve rekabet eder, sistem de kendini optimize eder. Bu, neo-liberal dönemin en güçlü vaadiydi. Devletin rolü hakemlikten ibaret olmalıydı. Kuralları koyacak ama oyunun kendisine karışmayacaktı. Bu anlatı o kadar tekrarlandı ki zamanla bir fikir olmaktan çıktı, gerçeğin yerine geçti. Oysa dünya hiçbir zaman kendi dengesini bulamamıştı.
17.04.2026 04:30
Devletlerin karanlık ortaklığı
Devletler ilk kez teknoloji üzerinden doğrudan güç kullanan, şirketleri bu gücün parçası haline getiren ve gerektiğinde bunu sahaya yansıtan bir aktöre dönüşüyor. Ve bu birleşim dünyayı sadece daha karmaşık değil, daha karanlık bir yere götürüyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Kurumsal amnezi
15 Mayıs 2026
Yüz yıllık markalar miras değil stratejidir
08 Mayıs 2026
Öfkenin ekonomisi
01 Mayıs 2026
Aynı hayatlar daha küçük yaşanacak
24 Nisan 2026
Raflara konmuş trajediler
Tüm Yazıları
10 Nisan 2026