2026’ya yaklaşırken Türkiye’nin önünde tek bir gelecek değil, aynı anda yürüyen üç farklı olasılık hattı bulunuyor: Kontrollü süreklilik, sınırlı iyileşme ve yeniden dengeleme ya da sıkışma ve sertleşme. Türkiye için 2026, ne ‘otomatik bir felaket yılı’ ne de ‘kendiliğinden bir toparlanma’ dönemi; belirsizlik ve karmaşıklık içinde dayanıklılığın, yön tayininin ve siyasal aklın sınandığı bir eşik
19.12.2025 04:30
Türkiye için 2026 senaryoları: Dönüşüm, hareketsizlik ve derin yıpranma arasında sıkışma
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Neden eskisi gibi gülemiyoruz?
13 Şubat 2026
Kutuplaşmanın yeni yüzü
06 Şubat 2026
Bir arada yaşıyoruz ama birlikte yaşamıyoruz
30 Ocak 2026
Toplum bağlarını kaybetmeden yeni bir denge arıyor
23 Ocak 2026
Dijital yakınlık çağında siyaset
Tüm Yazıları
16 Ocak 2026