Son zamanların en çok beklenen koleksiyonlarından biri: Jonathan Anderson’ın ilk Dior koleksiyonu bir süre önce mağazalardaki yerini aldı. Anderson’ın Dior’u, markanın DNA’sını sofistikelikle yakalayan ama kendi deneysel, yer yer nüktedan tavrından da fazlasıyla izler taşıyan bir figüre işaret ediyordu. Abartılı drapeler, “yeni görünüm”e göz kırpan ceket silüetleri ve itiraf etmeliyim bir noktada artık beni şeker komasına sokan, biraz fazla krem şokola hissi veren kurdeleler ve bolca sanat tarihi referansı markanın hedefini açıkça ortaya koymuştu: Hâlâ elegan, ama daha genç ve havalı bir Dior.
30.01.2026 04:30
Lükse bakmak bedava
Lüks markalar ilginç tasarımlarla sürekli çevrimiçi olan Z jenerasyonu ve millennial’ların dikkatini çekmeye çalışıyor. Ta ki kasaya gelene kadar. Ancak bu kitleye gerçekten bir şey satmakla ilgilenip ilgilenmedikleri hâlâ tartışmalı
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Daha az Fendi daha çok baguette
06 Mart 2026
Kırmızı halı, beyaz perdeye karşı
27 Şubat 2026
Lüks modanın Milano’ya desteği Paris’in gerisinde kaldı
20 Şubat 2026
Dubai neyi doğru yaptı da moda haftası ilgi görüyor?
13 Şubat 2026
Valentino kırmızısı da bugün yas tutuyor
Tüm Yazıları
23 Ocak 2026