50 yıllık bir evlilikte hiçbir tartışma yeni değildir. Sözler ezberlenmiş, kırgınlıklar yerleşmiş, alışkanlıklar karakterlerin parçası olmuştur. Booker Ödüllü yazar Julian Barnes’ın yeğeni Camilla Barnes’ın ilk romanı Her Zamanki O Öldürme Arzusu, sevgiyle bıkkınlığın aynı aile içinde nasıl yan yana yaşayabildiğini anlatıyor. Ayrıntı Yayınları tarafından Didar Zeynep Batumlu’nun çevirisiyle yayımlanan romanın merkezinde, Fransa’nın kırsalında yaşayan ve 50 yılı aşkın süredir evli olan yaşlı bir çift var. Onları kızları Miranda’nın gözünden tanıyoruz. Miranda, anne babasının her tuhaflığını görüyor ama hayatlarının tamamını bilmiyor. Kız kardeşi Charlotte’la aynı evde büyümüş olmalarına rağmen çocukluklarını farklı hatırlıyorlar. Torun Alice’le birlikte aileye üçüncü bir kuşağın bakışı ekleniyor. Annenin gençlik mektupları ise okura, kızlarının bilmediği bir geçmişi açıyor. Böylece “her zamanki o öldürme arzusu”, yalnızca anne babaya duyulan öfkeyi değil, birbirini çok iyi tanıdığını sanan insanların yanılgılarını da içine alıyor. Camilla Barnes’la ailelerimizi ne kadar tanıdığımızı, uzun evlilikleri ve ilk romanının nasıl ortaya çıktığını konuştuk.
11.09.2026 04:30
Anne babamızı gerçekten tanımanın imkansızlığı
Camilla Barnes’ın ilk romanı Her Zamanki O Öldürme Arzusu, sevgiyle bıkkınlığın aynı aile içinde nasıl yan yana yaşayabildiğini anlatıyor. Romanın merkezinde, Fransa’nın kırsalında yaşayan 50 yıllık evli yaşlı bir çift var
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
İyi niyetin yetmediği bir dünya
18 Eylül 2026
İnsan en çok kendini mi kandırır?
04 Eylül 2026
Karnımız neden bu kadar çok konuşuyor?
28 Ağustos 2026
Margo'nun Para İhtiyacı bize ne anlatıyor?
Tüm Yazıları
21 Ağustos 2026