Dice Kayek’in kurucuları Ayşe Ege ve Ece Ege ile İstanbul’daki ofislerinde buluşuyoruz. Konumuz yalnızca moda değil; couture’ün kaybolan zanaatından müzelere, İstanbul’un kubbelerinden Doğu ile Batı arasında kurdukları estetik köprülere uzanan bir hafıza sohbeti bu. Ritz Paris’te başlayan İstanbul Contrast koleksiyonunun yolculuğu bugün Victoria & Albert Museum, Los Angeles County Museum of Art, Palais Galliera ve Denver Art Museum gibi dünyanın önemli müzelerine kadar uzanıyor. Ama Ayşe ve Ece Ege’ye göre bütün mesele aynı soruda düğümleniyor: “Bir giysi ne zaman yalnızca giysi olmaktan çıkar?” Aradan yıllar geçmesine rağmen İstanbul Contrast tasarımları hâlâ yeni şehirlerde ve yeni gözlerle okunuyor. Dice Kayek’in hikayesi artık yalnızca bir moda hikayesi değil; bir şehrin, bir zanaatin ve kaybolan bir couture kültürünün hafızası.
19.06.2026 04:30
Modayı değil hafızayı tasarlıyorlar
Dice Kayek markasının İstanbul’un katmanlı hafızasından doğan İstanbul Contrast koleksiyonunun yolculuğu, bugün Victoria & Albert Museum’dan Hermitage’a, Palais Galliera’dan Denver Art Museum’a uzanıyor. Markanın kurucuları Ayşe ve Ece Ege ile konuştuk
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
İkinci şanslara yazılmış bir aşk mektubu
07 Ağustos 2026
Okurunu rahatsız eden roman
31 Temmuz 2026
“İstanbul önemli bir tasarım merkezi olabilir”
24 Temmuz 2026
“En sevdiğimiz anılar çoğu zaman en az güvenilir olanlar”
Tüm Yazıları
17 Temmuz 2026