15 Mart 2026, Pazar
23.01.2026 04:30

Tüm Renklerin Aryası ile Semiha Berksoy bir kez daha sahnede

Semiha Berksoy’un opera, tiyatro, resim, sinema ve edebiyat arasında dolaşan çok yönlü üretimini bir araya getiren Tüm Renklerin Aryası, 6 Eylül’e dek İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşuyor. Müzenin şef küratörü, serginin küratörü ve Berksoy’un kızı Zeliha Berksoy ile konuştuk
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

2004 yılında kaybettiğimiz Semiha Berksoy’la sanat dünyamızdan bir figür olarak ilk karşılaştığımda, ilk gençlik yıllarımdaydım ancak onun ressam, opera sanatçısı, tiyatrocu gibi bilindik üst başlıklarla tanımlanamayacak, daha doğrusu belli bir kimlikle kısıtlanamayacak denli farklı, özgün ve özgür bir yaratıcı ruh olduğunu o yaşımda dahi sezmiştim. Tüm varoluşu ve kendini adeta bir sanat eseri gibi konumlandırışıyla sıra dışı, büyüleyici bir kişiydi. Yaratıcılığı kendinden bağımsız eserlerde dile gelen değil aksine adeta bedeniyle birlikte nefes alan bütünlüklü bir dışavurumdu. Kuşkusuz yaşadığı dönemde yalnızca ülkemiz için değil tüm dünyada çağının ötesinde kendine özgü bir sanatçı varoluşuna sahipti. İstanbul Modern’de dün açılan Tüm Renklerin Aryası, işte o Cumhuriyet dönemi ve Türkiye modern tarihinin en önemli kadın sanatçılarından, 1910 doğumlu Semiha Berksoy’un sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Türkiye’deki en kapsamlı Semiha Berksoy sergisi olma özelliğini taşıyan Tüm Renklerin Aryası’nda sanatçının opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkiler, 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla izleyiciye aktarılıyor.

* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.