Son yıllarda yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir politik iklim güç kazanıyor. Güvenlik kaygısını özgürlüğün önüne koyan, “istikrar” adına demokratik denetim mekanizmalarını zayıflatan ve toplumları güçlü lider fikri etrafında yeniden şekillendiren bir sağ dalga… Ve geldiğimiz noktada, mesele artık toplumların demokrasiye ne kadar ihtiyaç duyduğu, demokrasiyi ne ölçüde vazgeçilmez gördüğü sorusu.
05.06.2026 04:30
“Bu kadarı da olmaz” dediğimiz her şeye alışırken
Türkiye’de yaşananlar yalnızca bir siyasi rekabet meselesi olarak değerlendirilemez. Hak ve özgürlüklerin ‘herkes’ için savunulup savunulamayacağı bugün Türkiye’nin önündeki en temel kırılma noktası olarak duruyor. Aksi takdirde, demokrasi giderek romantik bir ideal haline gelecek
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Floransa’da teknolojik Dante
10 Temmuz 2026
Gül mevsiminde sanat
03 Temmuz 2026
Bir sanatçının zihnine kısa yolculuk
26 Haziran 2026
Antalya’nın demokratik ve bağımsız caz sahnesi
19 Haziran 2026
Ege’nin iki yakasında artık aynı şarkılar çalıyor
Tüm Yazıları
12 Haziran 2026