Béjart Ballet Lausanne, İstanbul’a yalnızca ünlü eserleriyle değil, dansa dair köklü bir düşünceyle dönüyor. Maurice Béjart, 1960’lar ve 70’lerde bir dönüşüm başlattı. Onun, klasik baleyi çağdaş insanın duyguları, sorularıyla buluşturan yaklaşımıyla şekillenen ve estetikten çok anlamı önceleyen bir sahne diline sahip olan bakışı, aradan geçen yıllara rağmen canlılığını koruyor. Bugün topluluğun başında, 30 yılı aşkın süre Béjart Ballet Lausanne’da dans etmiş bir ismin, Julien Favreau’nun yer alması bu sürekliliğin en somut göstergesi. Favreau’nun sanat yönetmeni olarak üstlendiği rol, yalnızca bir repertuar yönetimi değil; Béjart’ın mirasını korurken onu bugünün dünyasıyla temas halinde tutma sorumluluğu belki de. Bu yaklaşımın doğal bir sonucu olan, klasik eserlerin yanında çağdaş koreograflara alan açılması da, İstanbul programında net biçimde ortaya konuyor.
06.02.2026 04:30
Béjart Ballet Lausanne 40 dansçıyla geliyor
Maurice Béjart’ın başyapıtları Firebird ve Boléro, çağdaş eser OSKAR’ın Türkiye prömiyeriyle Zorlu PSM sahnesinde buluşuyor (20-22 Şubat). Topluluğun sanat yönetmeni Julien Favreau ile Béjart mirasının bugün nasıl yaşadığını konuştuk
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Bu oyunları bu yıl yakalayın
09 Ocak 2026
Döndüğün ev kaderindir
02 Ocak 2026
Bebekler ve çocuklar tiyatroya!
14 Kasım 2025
Ne burada ne orada; Dünyada
Tüm Yazıları
31 Ekim 2025