Para politikasının şu anki tablosu; faiz indirimi için fazla bir alan olmadığını, kredi koşullarının da büyümeyi destekleyecek ölçüde gevşetilemediğini gösteriyor. Nitekim ticari kredilerde trend büyüme oranı geçen yılın dahi altında. Şirketler “irrasyonel” dönemde aldıkları ucuz kredileri tampon olarak kullanıp zorlu koşullara dayanırken, vatandaşta sıkıntı büyük. “Takipteki alacak oranı” büyük şirketlerde %2.35, KOBİ’lerde %3.89. Bireysel kredilerde ise %5.25 ile tarihi zirvede. Bu tabloya göre önümüzdeki dönemde büyüme açısından dış talebin katkısı çok daha kritik hale gelecek. Para politikasının temel sınavı ise “enflasyonla mücadele ile ekonomik aktivite üzerindeki baskı” arasındaki dengeyi korumak olacak
18.09.2026 04:44
İç talep zayıf, faiz indirimi zor, dış talep şart
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
TL'nin reel değeri ne?
02 Ekim 2026
OVP’nin gerçek hedefi: Seçime kadar idare-i maslahat
11 Eylül 2026
Mevcut büyüme görünümü yeni OVP ile değişir mi?
04 Eylül 2026
Sıcak para soğur mu yoksa kanal mı değiştirir?
Tüm Yazıları
28 Ağustos 2026