Güzellik ve estetik algısıyla ilgili kısa bir tarihi tura çıkalım. Antik Çağ’da fiziksel güzellik ve ahlaki güzellik arasında kuvvetli bir bağ vardı. Güzel beden, güzel ruhun yansımasıydı. Esas güzellik ise erdemdi. Rönesans’ta insanlar ideal insan bedenini resmetmeye başladılar, özellikle Leonardo da Vinci, Michelangelo kusursuz oranların peşine düştü. Ancak bu idealler daha çok sanat eserlerinde ve aristokrat çevrelerle kısıtlı kaldı. 19. yüzyıl ve özellikle Sanayi Devrimi sonrası şehirleşmeyle fotoğrafçılık başladı. “Sanat, sanat içindir,” diyen estetikçi akımla güzellik kutsallaştı. Edebiyat alanında da Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi ve Thomas Mann’ın Venedik’te Ölüm romanları modern insanın güzelliği takıntıya dönüştürmesini konu aldı.
03.07.2026 04:30
Ayna ayna, söyle bana!
Güney Koreli yazar Baek Sehee’nin novellası Barselona’dan Vasiyet, merkezine çağımızın güzellik algısını oturtmuş. Hikayede, bir kadının daha çok güzellik karşısında sürekli kendini eksik hissetmesine şahit oluyoruz
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Geçmiş geride bırakılabilir mi?
10 Temmuz 2026
Geçmişten kaçmak mümkün mü?
26 Haziran 2026
Balkanlar’dan bir yeminli bakire hikayesi
19 Haziran 2026
Sevgi mi para mı?
12 Haziran 2026
Iskalanmış hayatlar
Tüm Yazıları
05 Haziran 2026