Aria Aber’in İyi Kız romanını elime aldığımda evvela Afgan edebiyatından başka kimleri okuduğumu düşündüm. Aklıma ilk gelen hiç kuşkusuz Afganistan’ı sarsıcı bir şekilde anlatan Khaled Hosseini oldu. Hepimizin hafızasına kazınmış olan romanın dünyayı sarsmasının üzerinden 20 sene geçmişti ve biz neredeyse bir kuşak atlamıştık. Bu sebeple, yeni kuşak bir Afgan kadın yazarın bize anlatacaklarına iştiyakla kulak verdim. “Şöyle bir bakayım” diye başladığım roman sayfalar ilerledikçe elimden bırakamadığım bir anlatıya dönüştü. Karşımda kaybettiği ülkesine özlem duyan bir “Uçurtma Avcısı” yoktu. Hiç yaşamadığı halde kendisine miras bırakılan bir ülkeyle ne yapacağını bilemeyen bir kadın kahraman vardı. Yeni kuşakla birlikte bireyin üzerindeki etkiler de değişmişti. İyi Kız, odağını Berlin’deki diaspora gençliğine çeviren, modern sanat ortamlarında, gece kulüplerinde geçen bir roman.
04.09.2026 04:30
İyi kız olmak ya da olmamak
Afgan yazar Aria Aber’in romanı İyi Kız, ailesinin beklentileriyle bohem Batı dünyası arasında sıkışıp kalmış bir genç kadın olan Nila’yı odağına alarak yönünü Berlin’deki diaspora gençliğine çeviriyor
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Olaylar Paris’te geçiyor
02 Ekim 2026
Unutsak da sevebilir miyiz?
25 Eylül 2026
Bir köprü gibi yıkılır insan
18 Eylül 2026
Kadına şiddeti tersine çeviriyor
11 Eylül 2026
Anılar unutulur mu uykuya mı dalar?
Tüm Yazıları
28 Ağustos 2026