Kan bağımız olmayan biri ailemiz olabilir mi? Hatta ailemizden daha yakın olabilir mi? Senelerdir edebiyat ve sinemada eskimeyen bir konu, bence cevap her zaman, evet. Peki soruyu bir başka boyuta taşıyalım: Eğer hafızamız elimizden alınsaydı, sevgi yine de varlığını sürdürebilir miydi? Bu temayı Ishiguro, Marquez gibi büyük yazarların elinden okuduk, tartıştık, irdeledik. Unuttuğumuzda ne olur? Sevgi yok olur mu? Kolektif hafıza ve bireysel hafıza birbirinden nerede ayrılır, nerede birleşir? Edebiyat hatırlama meselesini bazen bir lanet olarak ele alır, (Ayfer Tunç’un son romanı Annemin Uyurgezer Geceleri gibi) bazen bir savunma mekanizması olarak kullanır (savaş romanı anlatıları) ve bazen de kendi geçmişinden kurtulma arzusudur.
25.09.2026 04:30
Unutsak da sevebilir miyiz?
Yoko Ogawa, Hizmetçi ve Profesör romanında unutmak, hatırlamak, hafıza ve sevgi arasındaki bağı alıyor ve biz edebiyatçıları biraz zorlayacak matematiksel bir zemine yerleştiriyor
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Olaylar Paris’te geçiyor
02 Ekim 2026
Bir köprü gibi yıkılır insan
18 Eylül 2026
Kadına şiddeti tersine çeviriyor
11 Eylül 2026
İyi kız olmak ya da olmamak
04 Eylül 2026
Anılar unutulur mu uykuya mı dalar?
Tüm Yazıları
28 Ağustos 2026