İnsanlar, bilinçli ya da bilinçsiz, aile travmalarının yetişkin yaşamları üzerindeki etkisini keşfettiğinden beri, çocukluk yaraları üzerine konuşur ve kendilerini şifalandırmak adına çeşitli metotlara başvurur oldu. Bir yazarın şifası da kalemidir. Haliyle yazarlar da son dönemde bellek, aile travması ve çocukluğumuzun karanlık anıları üzerine daha çok kalem oynatmaya başladı. Bu güruha kendimi de katmadan edemeyeceğim. Son yıllarda yazarların otobiyografik/ yarı-otobiyografik eserlerindeki çıplak, çarpıcı ve tanıdık anlatımlar kalbimizi kazandı, kendi hikayelerimizle özdeşim kurduk. Sinemacılar da bu akıma katkıda bulundular. Özellikle de İskandinav coğrafyası diğerlerinden bir adım öne çıktı. Bu sene en iyi yabancı film Oscar’ını kazanan Joachim Trier’in Manevi Değer filmini çok sevdik örneğin.
29.05.2026 04:30
Zamanın ötesinden gelen
İsveç edebiyatının güçlü kalemlerinden Alex Schulman, Türkçedeki son romanı 17 Haziran’da, yine ve yeniden çocukluğun o tekinsiz coğrafyasını deşiyor. Bu kez bir cerrah gibi, kesiler ata ata, yavaş ve derinden…
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Sevgi mi para mı?
12 Haziran 2026
Iskalanmış hayatlar
05 Haziran 2026
Kendi içimizdeki potansiyel Raskolnikovlar
22 Mayıs 2026
Ev neresi vatan neresi?
15 Mayıs 2026
Kuşların müziğini duyuyor musunuz?
Tüm Yazıları
08 Mayıs 2026