Lokantada, deniz kenarında, parkta, daha bezi çıkarılmamış çocukların ardından, elinde bir lokma takılmış çatal ya da kağıt mendille koşan Filipinli bakıcılara, beyaz yoğun bölgelerde rastlamak sık rastlanan olan bir durumdur. Alternatiflerine göre hayli maliyetli olan Filipinli bakıcı seçimi, çocuğun bebekliğinden itibaren hakim dil olan İngilizceye hakim olması niyetine bağlıdır. Zaten evde bütün aile hatta aile büyükleri bile evde çocuğun yanında İngilizce konuşurlar. Yeter ki çocukları bu dili iyi konuşsun. İyi okullarda rahat okusun, yurt dışına kolay gitsin, orada kabul görsün… Aynı özen ve beklenti kendi dilimiz için pek de görülmez. Kibirden değil. Başarının anahtarı dışarıda aranır. Eskilerin “bir lisan, bir insan” lafına inanç tamdır. Tabii lisan derken son 100 yılın “lingua franca”sı haline gelen İngilizce kastedilir. Fransızca, Almanca idare eder, İspanyolca, İtalyanca nezaketen kabul edilir. Çince henüz akıllarda yer bile ayırtamamış. Diğer diller ise fantezi olarak görülür. Ama dil bilmek ya da öğrenmek derken Python, Java, C, C++, Julia gibi dilleri kastetmez. Rust, Golang, Zig, Kotlin gibi dillerin biraz daha dayanıklı olabilecekleri tartışmalarına hiç girmez. Sanki bunlar dil değilmiş gibi. Dünyanın gelinen bu “daha önce hiç görülmemiş” evresinde insanların hangi dilde kendilerini ifade edip birbirleriyle anlaşacakları, düzenlerini saptayacakları önemli. Dünyadaki herkesin başkalarıyla iletişime geçmesi de mümkün. Diller anında tercüme edilebiliyor. Akıllı kulaklıklar gerçek zamanlı sesli tercüme yapabiliyor. Filipinli dadıların binde biri maliyetle lisan sorunsalı hallolabilir. Ama dil yapısı karmaşık. Günlük hızlı, genel, herkes ve her durum için geçerli rutin konularda tercüme kolay. Sapmalar az ve keskin değil. Ama iş teknolojiye, kültürün daha derin katmanlarına gelince durum hayli karmaşıklaşıyor. Bir de üstüne yazılı ve sözlü ifade farkları, mimikler, görsel ifadeler gelince karmaşa renkleniyor.
12.12.2025 04:30
Bilişiyorum öyleyse var mıyım?
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Müzik nereye koşuyor?
16 Ocak 2026
Bir gece ansızın ..!
09 Ocak 2026
Ayna ayna söyle bana...
02 Ocak 2026
İsteyin ki olsun
26 Aralık 2025
Yeni, eskiyemeden yenileniyor
Tüm Yazıları
19 Aralık 2025