Bu yıl tam 2.5 milyon kişi üniversite sınavına girdi. Bir milyon küsur da lise sınavına. Bunların isimleri 4 harfli idi eskilerde. ÖSYM gibi. Sonradan hepsi “3 harfli” oluverdi. Ucuz süpermarket zincirleri gibi. Şimdi LGS, YKS, TYT, AYT bu sınavlara girenlerin toplamı hızla yenildiğimiz Uruguay’ınki kadar, Arnavutluk’tan az fazla! Düşünsenize bütün ülke aynı anda sınava girse, bizdeki başvuru rakamına ancak yetişir. Üstelik bu sene geçen yıllardan daha bile düşük. 2024’te YKS başvurusu 3.1 milyonmuş. Nüfus eskiye oranla daha az da olsa artarken başvuruların azalması dikkat çekici. Toplam 5.3 milyon lise öğrencisinin 1.3 milyonu mezun oluyor, yüksekokul sınavlarına neredeyse iki misli sayıda insan katılıyor. Yani 2.4 milyonun sadece 900 bini ilk defa giriyor. 1 milyon kadar kontenjan var! Her türlüsünden. Yani adayların yarısına yakını bir şekilde bir yere girebilir. Tabii kontenjanın da yarıya yakını ön lisans, meslek yüksekokulu. 600 bin kadar lisans mezunu her yıl piyasaya giriyor. (Bu arada karışık toplam 5 milyona yakın yüksekokul öğrencisi var.) Peki üniversite bitirince rahata, huzura, mutluluğa kavuşuluyor mu? 12 yaşından itibaren sürekli sınavlara girip, okulları bitirip diploma alınınca başarı da beklenmeli değil mi? (O başarının anlamı neyse ve kime göreyse artık!) Bu ülkede 25-34 yaş grubundaki işsizlerin yarısı (%49.2) yükseköğretim mezunu! (Bu oran 10 yıl önce %32 idi!) Huninin geniş ağzından girebilip, dar ve ince borusunun ucundan hiçbir yere damlayamamak da gayet olası. Var olan durumda hayli aksayan eğitim ve yükseköğretim sistemi, bolca tamtamı çalınan EyAy odaklı dönüşümün gerekleri karşısında hayli işlevsiz kalma aşamasında sanki. Eskiden diploma sayıları önemsenir, pek çok öngörü ve tahminin hesabına temel oluştururdu. Şimdi diplomanın tek başına ederi iyice azaldı. İnsanın ne tür değer yaratma, katma becerileri ile donatıldığı önem kazandı.
26.06.2026 04:30
Geleceğe dayanıklı olma sınavı!
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
slm cnm nbr?
07 Ağustos 2026
Soluk soluğa soluk düzleşmeye doğru…
31 Temmuz 2026
Yakınsama netleşti
24 Temmuz 2026
Amerika’nın acayip keşfi
17 Temmuz 2026
Beni baştan yarat
Tüm Yazıları
10 Temmuz 2026