Son yılların en gözde kelimelerinden biri öngörülmezlik idi. Öyle kalın sis tabakaları oluşmuştu ki bırakın uzak ya da yakın geleceği, gelecek yılı hatta yıl sonunu öngörmek hayli zordu. Şimdi durum daha net! Çünkü artık sis yok. Ortalık görülebiliyor epeyce. Ama değişen bir şey yok. Her gün, her saat, her an her şey birdenbire değişiyor. O kadar hızlı değişiyor ki; kafalara üşüşen sorulardan herhangi birinin cevabı belirlenene kadar yüzlerce yenisi doğuyor. Bu kadar değişken, bu kadar denklem varken asıl bilinmeyenin kimin neyi hangi amaçla ya da dürtüyle kime karşı yapacağı. Soruları alt alta koyduğunuzda ancak yeni sorulara ulaşıyoruz. Bir önceki döneminde “İran’la savaşmak enayiliktir” diyen kişi bir anda, Irak ve benzerinde kullanılmış olan “nükleer silah” dayanağı ile savaşa giriyor. Pete Hegseth adlı briyantinli saçlı, bayraklı kemer ve mendilli atarlı beyefendinin bakanlığının adı 80 yıl sonra neden “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirildi? Savunma kavramının içi boşalmış belki savunulacak pek bir şey de kalmamış olabilir miydi? Geçen yaz açıklanan belge Rusya’yı falan geçip tek düşman olarak Çin’i gösteriyor ve Çin’e üstünlük sağlamak için her yolun mübah olduğunu görüyor diye söylemiştik.
06.03.2026 04:30
İnsan sormaktan yorulur mu?
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Hiçbir şey gerçek değil (Ya da gerçek hiçbir şeydir)
10 Nisan 2026
Durdurun Dünyayı İnecek Var!
03 Nisan 2026
Deja vu
27 Mart 2026
Büyük dil küçük dili yutar mı?
20 Mart 2026
Umutların bütçesi olur mu?
Tüm Yazıları
13 Mart 2026