Bu hafta önüme düşen iki haber, iletişim bombardımanından bıkmış bir kullanıcı olarak bana ümit verdi. Çok eleştirdiğimiz teknoloji devleri, belki de ilk kez kendi gelirlerinden önce kullanıcıların iyiliği için adım atıyor. İlk haber X’in mavi tiki olmayan hesaplara günlük paylaşım sınırı getirmesi. Artık bir kullanıcı en fazla 50 gönderi yapıp, 200 yanıt verebilecek. (Bence bu bile fazla.) İkinci haber ise Google’ın ‘sonsuz kaydırma’ derdine karşı ‘Pause Point’ adlı hizmeti devreye alması. Yeni Chromebook ürünleri ve Android tarafına, arka arkaya ‘sıradaki şeyi’ görmemizi frenleyecek bir özellik geliyor. Yani ekran artık araya ‘küçük es’ler alarak kullanıcıya, ‘Bir saniye buna devam etmek istediğine emin misin?’ diye soracak… Ben ekran başında ‘narkoz almaktan’ yorulmuş bir kullanıcı olarak iki haberi de sevinçle karşıladım. Çünkü teknoloji şirketleri yıllardır insan zihninin içine dalma yarışında. Sosyal medya platformları, video servisleri, dizi platformları, haber app’leri sanki dünyada sadece kendi uygulamaları varmış gibi bizi hep ‘içeride’ tutmaya çalışıyor. Hepsi dikkatimizi uzun süre ele geçirmek üzerine optimize edilmiş yapılar. Bu nedenle insanların dikkatini çalma rekabeti çok büyük. Zaten biliyoruz ki bu ‘dikkat ekonomisi’ öyle sıradan bir sistem değil. Arkasında nörobilim, davranış psikolojisi, veri analitiği ve YZ’nin dip taraması var. Telefon ekranındaki her kaydırma, bir şekilde Meta ve benzeri devlerin işlediği tarla gibi. Biz kullanıcılar da milyarlarca dolarlık bir sistemin gönüllü müşterisiyiz. Hangi renkte bildirim çok tıklanıyor, ne neyi tetikliyor, hangi süre sonunda kullanıcı sıkılıyor, hangi içerikten sonra kullanıcı nereye geçiyor, hangi paylaşım uygulamayı kapattırıyor. Her parmak hareketimiz bu sistemle izlenip değerlendiriliyor. Çünkü bizi sistem içinde ne kadar uzun süre tutarsa reklam geliri o denli artıyor. Bir de teknoloji şirketleri eskiden buna ‘kullanıcı deneyimi’ diye havalı bir isim vermişti. Aslında kastedilen şey çoğu müşterinin içeri girip, bitmeyen eğlence sayesinde bir daha kolay kolay çıkamayacağı (Ankara pavyonları gibi) bir deneyimdi.
22.05.2026 04:30
Bildirim bombardımanı yerine ‘sessizlik paketi’
Dijital çağda en büyük lüksümüz biraz kafa dinleme isteği. Her uygulama iddialı, her uygulama kendini hayatın merkezi zannediyor ama bizim vaktimiz ‘sonsuz’ değil. X’in paylaşım sınırı ve Google’ın ‘Pause Point’ adımı, ekranlarla uyuşan zihinlere kısa bir mola vaat ediyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Dün ‘içerik kral’ diyorduk bugün kral ‘içerikçi’ oldu!
10 Temmuz 2026
İçerik bombardımanı ile gelen ‘bolluk yorgunluğu’
03 Temmuz 2026
ABD ifşa dosyalarını açtı Spielberg biletleri kesiyor
26 Haziran 2026
Yapay zeka sayacı ile kullandığın kadar öde
12 Haziran 2026
YZ’nin taht oyunları ve hiç değişmeyen sorular
Tüm Yazıları
05 Haziran 2026