12 Nisan 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
13.03.2026 04:30

Zenginlerin yüce gönüllülüğü demokrasiye yeter mi?

Rob Reich, Bağışın Adaleti-Hayırseverliğin Demokrasi ile İmtihanı’nda, hayırseverlik pratiğinin aslında demokrasi, vergi ve eşitsizlik tartışmalarının tam da merkezinde olduğunu savunuyor; tarihsel, siyasal ve etik yönlerini tartışıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Hayırseverlik ya da Batı dünyasının adlandırmasıyla filantropi modern toplumların dokunulmaz kavramlarından biri. Büyük bağışlar, vakıflar, burs programları, müze ve üniversite destekleri, eğitim fonları çoğu zaman tartışılmaz iyilik alanları olarak görülüyor. Bir milyarder okul yaptırıyorsa, bir vakıf araştırma fonu sağlıyorsa, bir teknoloji patronu küresel sağlık projelerine yatırım yapıyorsa, ortak refleks doğal olarak minnet duymak oluyor. Üstelik bağış kültürü bizler için yeni ya da yabancı da değil, Anadolu topraklarında yüzlerce yıldır var. Batı toplumlarında da hayırsever kurumların tarihi zengin. Siyaset bilimi ve felsefe profesörü Rob Reich, Koç Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanan Bağışın Adaleti adlı kitabında, neredeyse sorguya açık olmayan bu alana ve sonsuz sınırsız minnet duyma haline meydan okuyor. Yazar büyük tartışmaları ateşleyen 256 sayfalık kitabında net bir soru soruyor: Zenginlerin hayırseverliği gerçekten demokrasiyi güçlendiriyor mu yoksa sistemi sinsice ve ustaca zayıflatıyor mu?

* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.