Su, yeryüzünün tuttuğu en radikal arşivlerden biri belki de. İnşa ettiğimiz kentsel peyzaj bu akışkan arşivin üzerine çekilmiş geçici bir kabuk gibi, çünkü şehirler ne kadar örtmeye çalışırsa çalışsın, yüzeyden silinen her ıslak kayıt mekanın derinliklerinde bir dip akıntısına dönüşüyor. Bastırılmış dere yatakları, üstü kapatılmış bataklıklar, yönü zorla değiştirilmiş akışlar. Su, yüzyıllardır nehir yataklarında hapsedilmeye, ehlileştirilmeye direniyor. Rıhtımlarla çevrilen, kentin altına itilen bu tarih yine de bir yerde -belki tam da kolektif ve politik bellekte- canlı kalmayı başarıyor. Bir kentin sanayileşmesi, sınıfsal çatlakları, ekolojik yaraları önce suda birikir. Nehrin debisindeki değişim, kıyının betonlaşma biçimi bunlar iktidarın mekanı nasıl evcilleştirdiğinin, onu nasıl bir sermaye ve denetim alanına çevirdiğinin en açık kanıtı. Resmi tarihin unutturmaya çalıştıkları er ya da geç su yoluyla yüzeye çıkar.
10.07.2026 04:30
Su ile düşünmek
Aşkın Ercan’ın Her Damla Bir Öykü, Her Akış Bir İz Taşır sergisi Eskişehir’de, Eldem Sanat Alanı FIRIN’da... Sanatçı, modern ehlileştirme çabalarına karşı akışkan bir ekolojik direnç hattı inşa ediyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Clair-obscur sergisi ve düşündürdükleri
07 Ağustos 2026
Bir sanatçı neden bitki biriktirir?
03 Temmuz 2026
Yukarı ve dışarı sıçrama arzusu
19 Haziran 2026
Zamanın orta yerine bırakılan sesler, sözler, bedenler
05 Haziran 2026
Öktem Aykut galeri ‘sanat dünyasının olimpiyatları’nda
Tüm Yazıları
15 Mayıs 2026