Geçen günlerde aramızdan ayrılan, Türkiye sanat ortamının eşine az rastlanır figüratif dillerinden birini kuran Mustafa Horasan’ın ardından yazmak zor. Tuval yüzeyinde etin, kemiğin ve formun sınırlarını ihlal eden figürler, bize insanın kendi karanlığıyla yüzleştiği tekinsiz alanı işaret eder. İstanbul’daki ilk kişisel sergisini 1992 yılında Kare Sanat Galerisi’nde açan Mustafa Horasan, içindeki taze heyecanı hiçbir zaman yitirmedi. Üniversitede grafik eğitimi alan Horasan, zaman zaman grafik alanındaki işlerde çalışarak, bazen dersler vererek hem çalıştı hem üretti. Hayata dair ne varsa desene döküyor, disiplinler arası geçişleri mesele etmeden üretmeyi sürdürüyordu. Öte yandan mezun olduğu Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde dersler veriyor, gençlere el uzatan, bilgisini cömertçe paylaşan bir usta olarak iz bırakıyordu.
05.06.2026 04:30
Zamanın orta yerine bırakılan sesler, sözler, bedenler
Mustafa Horasan, Türkiye sanat ortamının eşine az rastlanır figüratif dillerinden birini kuran özel sanatçılardan biriydi. Sanat ortamı iyi bir sanatçıyla beraber cömert, birleştirici, tertemiz bir insanı ve rehber bir ruhu da yitirdi
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Su ile düşünmek
10 Temmuz 2026
Bir sanatçı neden bitki biriktirir?
03 Temmuz 2026
Yukarı ve dışarı sıçrama arzusu
19 Haziran 2026
Öktem Aykut galeri ‘sanat dünyasının olimpiyatları’nda
15 Mayıs 2026
25. Vehbi Koç Ödülü ile onurlandırılan bilge duruş
Tüm Yazıları
24 Nisan 2026