“Epstein Dosyaları, çamur yığınında altın aramaya benziyor” cümlesi Mediapart’ın Soruşturma Birimi Eş Başkanı Michaël Hajdenberg’e ait. Mediapart isimli Fransız yayın organı, dünya gazeteciliğinin yüz akı. Epstein dosyalarının açıldığı cuma akşamından, pazartesi sabahına kadar nasıl çalıştı, ülkenin en ünlü siyasetçilerinden biri ile kızının Epstein ilişkilerini nasıl ortaya çıkardı, perde arkasına göz atalım.
François Mitterrand döneminin ağır top siyasetçilerinden Jack Lang, Epstein skandalının Fransa’da kafası aile boyu uçurulan ilk uzantısı oldu. Epstein’ın en üst seviyedeki siyasetçiler ile ilişkisinin ortaya çıkarılması açısından önemli bir adım. André Malraux gibi, ülkenin en ünlü ve en uzun süre kültürüne yön veren bakanı Jack Lang, kızı Caroline ile birlikte 15 yıl önce bir New York seyahatlerinde, Amerikalı yönetmen Woody Allen aracılığıyla Epstein’la tanışmışlar. Zaman zaman Epstein’ın uçağını, aracını, evini kullandıklarını kabul eden baba-kız, suç faaliyetlerinden haberleri olmadığını savunuyorlar.
Mediapart, dosyalarda Jack Lang’ın adının 696 kere geçtiğini, Epstein’ın 2016’da Virgin Adaları’nda kurduğu bir şirkette hisselerin yarısının Caroline Lang adına kayıtlı olduğunu, Caroline Lang’ın Epstein’ın mirasçılarından biri olduğunu ortaya koydu. Caroline Lang, şirkete para yatırmadığını, gönüllü sanatsal katkı sunduğunu açıklayarak hemen istifa etti.
Mediapart’a ilk andan itibaren Epstein ile tanış olduklarını kabul eden Jack lang “Dünya sahnesinde isim olan herkesle tanışmak, işimin bir parçası. Tanışlarımın adli sicilini isteyecek değilim” diyerek istifa etmesi için bir neden olmadığını söylese de beş gün sonra kamuoyu baskısının artması ve Dışişleri Bakanlığı’nın zorlaması üzerine Arap Dünyası Enstitüsü Başkanlığı’ndan istifa etmek zorunda kaldı.
Rekor sürede ortak çalışma örneği
Belgelerin açıklandığı 30 Ocak akşamından, 2 Ocak pazartesi günü Fransa’yı sarsacak ilk Epstein ilişkisinin ortaya çıkarılmasının perde arkasını, gazetenin Soruşturma Birimi Eş Başkanı Michaël Hajdenberg’den dinleyelim: “Cuma akşamüstü, gazetecilerin nihayet iş dışında bir şeyleri düşünebilecekleri zaman dilimidir. O rehavete kapıldığımız cuma da saat 18:36'da, deneyimli dış haberci François Bougon'dan bir e-posta düştü kutularımıza.
Konu başlığı ‘İyi hafta sonları’ idi. Eyvah! İçerikte, The New York Times'tan adalet bakanlığının 3 milyon belge yayınladığını yazan bir ekran görüntüsü. Bunu okuyunca iki yol var. Ya eşyalarınızı hızla toplayıp herkese ‘Pazartesi görüşürüz!’ dersiniz. Ya da her şeyi unutup masa başına dönersiniz.” François Bougon o zamana kadar Epstein davasını “siyasi bir bakış açısıyla” takip ediyordu. Son aylarda Donald Trump’ın komplo teorilerini yoğun bir şekilde kullandığını, ancak bunun kendisine ters tepeceğini açıklayan birçok makale yazmıştı. Yazı işlerini uyarırken dosyalar üzerinde çalışmaya başlamıştı bile. Bir süre sonra Lang ismine rastladı.
Fabrice Arfi, büyük bir olayın geldiğini, The New York Times’ın yayına başladığını görünce hemen kavramış.
Şöyle diyor:
“…çok etkileyici çünkü hemen nasıl çalışacaklarını açıklıyorlar. Hemen X’e de baktım, insanlar çılgınca her şeye saldırıyor, mesajlardan alıntılar yapıyor, ifadeleri çarpıtıyor. (…) Zaten X’e ‘elit-pedofil-Yahudi’ yazın, komplo teorisyeninin büyük ikramiyesini kazanırsınız.”
Michaël Hajdenberg devam ediyor: Bu iş iğrenç kokuyor ama burnunuzu tıkayamazsınız; kendinizi içine dalmaya zorlamanız gerekir. Fabrice Arfi “Bu söylenti seline karşı koymak için gazeteciliğe ihtiyacımız olduğu açık” diye açıklıyor.
Durum emsalsiz: açık bir sızıntı, milyonlarca belge mevcut. Ve bu sefer sızıntı bir şirketten, vergi cennetinden veya hukuk bürosundan değil, tüm dünyayla bağlantılı bir adamdan geliyor. Fabrice Arfi her yerden çıkıp, arama motoruna isimler yazmaya başlıyor. Belki elli isim. Jack Lang da bunlara dahil dahil. Çünkü 2020'de Politico'da Epstein ile olası mali bağları hakkında bir haber hatırlıyor.
'Telefon numarası sayesinde öğrendiler'
O sırada henüz birbirlerinden bağımsız olarak çalışan Fabrice Arfi ve François Bougon, hızla “Caroline Lang” ismine, sonra bir şirketin kuruluş sözleşmesine benzeyen belgeye rastlıyorlar. Arfi “Şirket adını hızla buldum. Bu adı arama motoruna yazdım. Bu beni, adres içeren bir belge de dahil olmak üzere diğer belgelere götürdü. O adresi yazdım. Bu da beni hesap numarası içeren başka bir belgeye götürdü.
O hesap numarasını yazdım ve böyle devam etti” diyor. Arfi, editör ekibinin şifreli mesajlaşma sistemine bir Lang ipucuna ulaştığını bildiriyor. Hafta sonu editörü Arfi’ye, Gourgon da iz üstünde diyor. İki gazeteci hemen bulguları karşılaştırıyorlar, aynı aşamadalar: Epstein ile birlikte bir offshore şirketinde ortak hissedar olan Caroline Lang, Jack Lang'ın kızı mı, isim benzerliği mi? Bunu, belgelerden birinde Caroline Lang'in sansürlenmemiş telefon numarası sayesinde öğreniyorlar.
Arfi numarayı WhatsApp'a yazınca Lang'in kızının fotoğrafı görünüyor. Amerikalılar e-posta adreslerini sansürlemişler. Ancak bir mesajın altındaki “Bu mesaj Warner Bros. Şirketi'ne aittir" ifadesini silmemişler. Caroline Lang Warner Bros.’a çalışıyor! Çılgınca, ama kesin onun olduğunu anladık.”
Son yıllarda Epstein ile Fransız tedarikçisi Jean-Luc Brunel üzerinde çok çalışmış olan Marine Turchi da ekibe katılıyor. Ekip büyüyor; uzmanlıklarına göre Paris’te 7 gazeteci ve 3 yabancı muhabir işbirliği yapıyor. Pazar günü Fabrice Arfi “Hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Bu olayla ilgilenen tek biz değiliz. Tüm haber merkezleri ve de internet kullanıcıları aynı şeyi bulabilir” diyor.
Fabrice Arfi, “O hafta sonu sosyal medyada insanlar, hatta politikacılar bile şikayet ediyordu: Gazeteciler ne yapıyor? Komplonun parçası mı? Basın nerede?... Onlara, 'Geliyoruz! Ama bize zaman verin!' demek istiyordum. Gazetecilik, sosyal medya ile aynı zaman ölçeğinde çalışmıyor. Her şeyden önce, sakin kalmalı, nefes almalı, su içmeli ve çalışmalısınız. İzlememiz gereken bir dizi etik adım var.” En önemlisi de karşı tarafa söz hakkı vermek. Pazar sabahı aranan Caroline Lang, gün sonunda görüşmeyi kabul ediyor. Bastille Meydanı'ndaki bir kafedeki neredeyse iki saat konuşuyorlar. Caroline gerçekleri kabul ediyor, hatta belgeler getirmiş. Her şeyi babası Jack ile hazırlamış. Jack da akşam çok daha özlü bir yanıt veriyor.
Fotoğraf departmanı başkanı Sébastien Calvet, her şeyi fotoğraflara dönüştürüyor: Belgeler, arşiv fotoğrafları. Makale Pazar akşamı geç saatte bitiyor. Pazartesi sabah yayınlanıyor. Jack Lang önce dirense de, ülke basınının baskıları, hükümetin kararlılığı ile 7 Şubat’ta istifa ediyor.
“Mediapart‘ı sadece okuyucuları satın alabilir”
Varlığı güven veren Mediapart olmasa bir sürü yolsuzluğu, skandalı bilmeyecektik. Mediapart, abonelik ve bağışlarla ayakta duran, reklamsız, sübvansiyonsuz ve hissedarsız bir araştırmacı gazetecilik sitesi. Devletten yardım almaz, hiçbir medya grubuna ya da milyardere bağlı değil. Sol görüşlü olduğunu açıkça söyler, bu nedenle eleştirilir ancak Fransa’daki pek çok büyük skandalın ortaya çıkarılmasında belirleyici rol oynadı.
Vergi kaçakçılığıyla mahkûm edilen eski sosyalist bakan Cahuzac, Sarkozy–Kaddafi, Baupin, Perdriau, Lafarge’nin Suriye’de cihatçı grupları finanse etmesi, son dönemde Hugo Prévost ve milletvekili Andy Kerbrat dosyaları Mediapart imzası taşır.
Araştırma gazeteciliğinde uluslararası bir referans olarak görülür. Mediapart’ın temel amacı, gizlenenleri açığa çıkarmak, güçlüleri hesap verir kılmak ve vatandaşların kendi adlarına alınan kararları sorgulayabilmesini sağlamaktır.