Çok severim deniz kestanesini. Kendisi birçoğumuz için sığ sahillerin korkulan canavarıdır dikenleri yüzünden. Çocukluğumda ayağıma batması dışında deniz kestanesi ile gastronomik tecrübem olmamıştı. Yendiğini bile bilmezdim. Gençlik yıllarımda ise Kuşadası’ndaki Fransız tatil köyünde çalışırken ilk defa yedim. Bazı günler bir balıkçı teknesine biner bol kestane olan bir yere demir atar, eldiven ve şnorkel ile suya dalıp deniz kestanesi toplardık. Bize ilk öğretilen kestanenin sadece dişilerinin yendiği idi. Ayırt etmesi de nispeten kolaydı dişisi ile erkeğini. Teknenin kaptanı bize işin sırrını öğretti. Dış görünüm ve kamuflajlarından dişi deniz kestaneleri ele veriyordu kendisi. Akıntıdan korunmak veya saklanmak için dişiler dikenlerin üstünde taş, yosun ve çöp biriktiriyorlardı. Erkek kestaneler ise temiz ve çıplak oluyorlardı.
21.08.2026 04:30
Deniz kestanesi
Ege’den Japonya’ya, İtalya’dan Fransa’ya ve İspanya’ya deniz kestanesinin mutfak macerası
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Çimçim karides mi yoksa jumbo mu?
11 Eylül 2026
Memlekette 300 farklı köfte var
04 Eylül 2026
Her evin ayrı bir yahnisi var
28 Ağustos 2026
Yumurtanız kıymalı mı yoksa kavurmalı mı olsun?
07 Ağustos 2026
Meksika’ya kadar kim gider?
Tüm Yazıları
24 Temmuz 2026