Bu hafta Türkiye’de siyasetin gündemi büyük ölçüde CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararı, ardından yaşanan gelişmeler ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de verdiği uzun mülakat etrafında şekillendi. Kılıçdaroğlu’nun Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtladığı program, aslında birçoğumuzun bildiği pek çok şeyi yeniden gözler önüne serdi. Yeni olan, söylenenlerden ziyade söylenenlerin yüksek sesle telaffuz edilmesiydi. Türkiye’de siyaset uzun zamandır kişiler üzerinden konuşuluyor. Kimin hangi koltuğa hangi gerekçeyle oturduğu, kimin dönmesi gerektiği, kimin gitmesi gerektiği, kimin hangi makam üzerinde nasıl bir hak iddia ettiği, çoğu zaman ülkenin kendisinden daha fazla yer kaplıyor. Siyaset bir memleket meselesi olmaktan çıkıp mevki meselesine dönüştüğünde de tartışmanın ufku ister istemez daralıyor. Önümüze bakmak yerine sürekli kimin nerede durduğuna bakıyor, ülkenin istikameti yerine koltukların yerleşim planıyla meşgul oluyoruz.
26.06.2026 04:30
Britanya’dan Türkiye’ye bir istikamet hikayesi
Cameron’dan Starmer’a uzanan siyasi türbülans ile CHP’deki kurultay kavgası farklı hikayeler anlatıyor gibi görünse de aynı gerçeğe işaret ediyor: Geleceğe dair ortak bir yön duygusunun eksikliği. İstikametini kaybeden siyasetin bedelini sonunda toplum ödüyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Hamle zamanı geçince: Ekonomide zugzwang anı
07 Ağustos 2026
Faiz üretimin yerine geçerse…
31 Temmuz 2026
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı üzerine iktisadi bir inceleme
17 Temmuz 2026
Beyin göçü araştırması: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
Tüm Yazıları
03 Temmuz 2026