12 Mart 2026, Perşembe

Sık yaptığımız 10 sağlık hatası

En yaygın hata, kabul ettiğimiz sağlık bilgilerini güncellememek
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Sağlık hataları çoğu zaman “kötü niyet”ten değil, iyi niyetle yapılan ama bilimin artık eskittiği alışkanlıklardan doğuyor. İşin kötüsü, bu hatalar sessiz çalışıyor; yıllar sonra “nasıl oldu?” diye sorduğumuzda da cevap genellikle aynı: Küçük yanlışların büyük birikimi.

Uyku: Süreye takılıp kaliteyi kaçırmak

“7 saat uyudum” demek, “iyi uyudum” demek değildir. Bölünmüş ve geç saatlere kayan uyku, onarıcı derin uyku miktarını azaltır; ertesi gün iştahı, şekeri ve stresi artırır. Uyku bir sayı değil, bir onarım işidir.

Beslenme: Kaloriyi sayıp ritmi unutmak

Ne yediğiniz kadar ne zaman yediğiniz de önemlidir. Gün boyu küçük küçük atıştırmak, insülini sürekli yüksek tutup yağ yakımını zorlaştırabilir. Geç saatte yemek, gece tamir programını sabote eder.

Hareket: Egzersiz yapıp gün boyu oturmak

Haftada üç gün spor salonuna gidip kalan günleri sandalyede geçirmek “aktif yaşam” değildir. Uzun oturma süreleri metabolizmayı yavaşlatır, kan şekeri dalgalanmasını artırır. Kaslar sık uyarı ister; nadir ve yoğun uyarı yetmeyebilir.

Stres: “Bende yok” deyip bedende büyütmek

Stres sadece zihinsel değildir; uykusuzluk, aşırı kafein, düzensiz beslenme de strestir. Kronik stres; tansiyonu, şekeri, inflamasyonu ve bağışıklığı etkiler. “Stres yok” cümlesi bazen stresin en güçlü işaretidir.

İlişkiler: Sosyal sağlığı lüks sanmak

İyi ilişkiler “iyi hissettirir” diye hafife alınır, oysa aynı zamanda biyolojik korumadır. Yalnızlık ve sosyal izolasyon, inflamasyonu artırabilir; depresyon ve kalp-damar riskiyle ilişkilidir. İnsan bedeninin en güçlü vitaminlerinden biri “aidiyet”tir.

Sağlık rakamları: Tek bir değere âşık olmak

Kolesterol, şeker, tansiyon… “Normal” kelimesi büyülü değildir. Tek ölçüm değil, trend önemlidir; bağlam önemlidir; birlikte okuma önemlidir. Sağlık fotoğraf değil, film gibidir; tek kareyle hüküm verilmez.

Check-up yanılgısı: Bugünü ölçüp geleceği ihmal etmek

“Her şey normal” raporu çoğu kişide sahte bir güven üretir. Oysa birçok kronik hastalık yıllarca normal görünen testlerle ilerler. Asıl soru “Bugün iyi miyim” değil, “5–10 yıl sonra ne olacak?” olmalıdır.

İlaçlar: Kurtarıcıyı hayat tarzının yerine koymak

İlaçlar hayat kurtarır; doğru. Ama yaşam tarzını telafi etmek için tasarlanmazlar. “İlaç alıyorum, istediğimi yapabilirim” yaklaşımı, sorunu kökten çözmek yerine sesi kısmaktır. İlaç doğru yerde güçlüdür; yanlış yerde rehavet üretir.

Takviyeler: Fazlayı fayda sanmak

Takviye kelimesi “destek” demektir; ana yemek değildir. Eksiklik yokken yüksek dozlar bazen yük ve yan etki demektir. Herkese iyi gelen tek kapsül yoktur; kişiye göre anlam kazanır.

Hızlı çözümler: Detoks, mucize diyet, kısa yol aramak

Vücut kısa vadeli şovlara değil, uzun vadeli düzene cevap verir. Hızlı kilo verdiren, “mucize” vaat eden yöntemler çoğu zaman sürdürülemez ve geri teper. Sağlık bir sprint değil; maratondur.

İnsülininiz normalse bile…

O aslında öyle değil. Küçük ama çok kritik bir ayrıntı var.

İnsülin çoğu zaman sadece “açlık insülini” ile konuşulur. Açlık insülini normal gelince de “insülin direnci yok” denir. Oysa insülin direnci çoğu kişide açlıkta değil, gün içinde özellikle yemeklerden sonra sinsi dalgalanmalarla başlar.

Şeytanın gizlendiği ayrıntı şu: Açlık insülini normal olabilir ama yemek sonrası insülin fırlar, saatlerce yüksek kalır, sonra hızlı düşer… Kişi bunu “acıkma, tatlı isteği, öğleden sonra çöküş, gece atıştırma” olarak yaşar. Laboratuvarda görünmeyen risk, gündelik hayatta kendini ele verir.

İnsülin yüksekliği sadece şeker meselesi değildir. İnsülin aynı zamanda bir “depolama hormonu”dur. Yağ depolanmasını artırır, karaciğer yağlanmasını kolaylaştırır, trigliseridi yükseltebilir, inflamasyonu besleyebilir. Uzun vadede damar duvarını daha geçirgen ve daha hassas hale getirir. Yani insülin direnci, kalp-damar, karaciğer ve beyin sağlığını aynı anda etkileyen bir sistem bozukluğudur.

En güçlü araçlar: Kas ve ritim

Klinikte en sık yanılsama şudur: “Zayıfım, insülinim normal, sorun yok.” Oysa kas azsa, bel çevresi artmışsa, uyku bozuksa, stres yüksekse; kilo normal olsa bile insülin dalgalanması belirgin olabilir. İnce ama metabolik olarak sorunlu olmak mümkündür.

Çözüm, insülini baskılamak değil, vücudu yeniden insüline duyarlı hale getirmektir. En güçlü iki araç kas ve ritimdir: Düzenli kuvvet egzersizi ve günlük hareket insülin ihtiyacını düşürür. Akşam geç yemek ve sık atıştırma insülini uzatır; erken ve hafif akşam yemeği bu yüzden stratejiktir. Protein ve lif, insülin pikini yumuşatır; şekerli içecekler ve rafine un ise piki büyütür. Uyku düzelmeden insülin düzelmez; çünkü kötü uyku ertesi gün daha yüksek insülin yanıtına zemin hazırlar.

Net mesaj: İnsülin bir tahlil sonucu değildir. Bir ritimdir. Ritminiz bozulursa, şeytan yine ayrıntıda gizlenir.

Sandalye neden şeker gibi zararlı?

  • Uzun süre oturmak kasları devre dışı bırakır; kas çalışmayınca kan şekeri daha yavaş düşer.
  • Oturma hali, özellikle büyük bacak kaslarında glikoz alımını azaltır; bu da insülin direncini besler.
  • Sandalyede geçirilen saatler uzadıkça kan şekeri dalgalanmaları artar, yağ depolanması kolaylaşır.
  • Hareketsiz oturma, yemek sonrası şekeri düşürmesi gereken kas pompasını susturur.
  • Gün boyu oturmak, egzersiz yapsanız bile metabolik bedelini tamamen telafi ettirmez.

Öneri: Her 30 dakikada bir sandalyeden kalkın. 2–3 dakika ayakta durun, birkaç adım atın ya da 10–15 squat yapın.

Haftanın testi: Sandalyede kas gücü ölçümü

Sandalyeden nasıl kalktığınız, gelecekte nasıl yürüyeceğinizi söyler.

Evde, ekipmansız, birkaç dakikada…

  • Sert bir sandalyeye oturun, kollarınızı göğsünüzde çaprazlayın
  • Ayaklarınız yerde sabit olsun
  • 30 saniyede kaç kez oturup kalkabildiğinizi sayın

Ne anlatır? Bu test; bacak kas gücünü, dengeyi ve genel fiziksel dayanıklılığı yansıtır. Aynı zamanda biyolojik yaş hakkında ipucu verir.

  • 15 ve üzeri: Kas gücü ve fonksiyon iyi
  • 10–14: Orta düzey, güçlendirme faydalı
  • 10’un altı: Kas kaybı ve düşme riski artmış olabilir

İpucu: Haftada birkaç gün merdiven çıkmak ve kısa süreli kuvvet egzersizleri, bu testi hızla iyileştirir.

* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu