Çağan Irmak’ın Artuçkule’nin Tepegöz’ü romanı, bildik bir miti ters yüz ederek okuru tek bir sorunun etrafında topluyor: “Kötülük gerçekten ‘öteki’ne mi aittir, yoksa insanın içinden mi doğar?” Irmak, şeytanileştirilmiş bir figürü insana yaklaştırırken, onu kendi hikayesini kuran ve karanlığını gerekçelendiren bir karaktere dönüştürüyor. İyilik ve kötülük arasındaki sınırların bulanıklaştığı dünyada roman, okuru kendi etik alanıyla yüzleşmeye çağırıyor. Çağan Irmak’la, yeni kitabı üzerinden kötülüğün, anlatının ve insanın karanlık tarafının izini sürdük.
24.04.2026 04:30
Çağan Irmak’la yeni romanını konuştuk: “Benim Tepegöz’üm insanı suçluyor”
Ünlü yönetmen ve yazar Çağan Irmak, yeni romanı Artuçkule’nin Tepegöz’ü’yle mitolojik bir canavarı ete kemiğe büründürüyor ve “Canavar kim?” diye soruyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Hannah Proctor’dan politik mücadelenin duygusal haritası
08 Mayıs 2026
İnsan susturulduğunda gerçekten susar mı?
08 Mayıs 2026
"Türkiye’de genç olmak tam bir sıkışmışlık duygusu"
01 Mayıs 2026
1953’teki İran Darbesi’ne bakış
Tüm Yazıları
17 Nisan 2026