Sema Kaygusuz’un yeni romanı Saf Canavar (Metis Kitap), ‘teknofaşist’ bir çağda varlığın haysiyetini kanıtlama mücadelesi veriyor. Distopik bir evrende geçen bu roman, sessizliğe karşı hikaye anlatarak direnen Karabalık’ın öyküsünü anlatıyor. Romanın anlatıcısı Karabalık, üç kez yakalanırsa ses tellerinin felç edileceğini bilerek hikaye anlatmaya devam ediyor. Bu radikal tercih, romanın merkezindeki soruyu açıyor: Teknofaşist bir dünyada direniş nasıl mümkün olabilir? Kaygusuz’un cevabı net: Hikaye anlatarak. Çünkü hikaye, sadece bir eylem değil, bir örgütlenme biçimi, otoritenin kontrol edemediği gizli bir dil. En az iki insan arasında kurulan o görünmez bağ, sessiz varlıkları birleştiren güç. Mira ise romanın en çarpıcı yaratımlarından biri. Bir dişten, bedenin en dirençli parçasından inşa edilmiş bir kadın. Ne tam geçmişe ait ne de tam yeni: Kalıntıdan devşirilen bir hakikat, fosille gelecek arasında kurulan bir beden. Kaygusuz, Mira’yı yazarken “geleceğin arkeolojisi”ne giriyor ve modern insanın parçalanmışlığını ustalıkla görünür kılıyor.
08.05.2026 04:30
İnsan susturulduğunda gerçekten susar mı?
Sema Kaygusuz’un uzun bir aradan sonra yayımladığı, Metis Yayınları’ndan çıkan yeni romanı Saf Canavar, ‘teknofaşizm’e karşı ‘hikaye’nin direnişini anlatıyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Tesla ile voodoo bebeğini aynı masaya oturtan roman
12 Haziran 2026
Göçmen ailelerin ortak hafızası
05 Haziran 2026
Orhan Pamuk nasıl Orhan Pamuk oldu?
29 Mayıs 2026
Işığı yarasından sızan bir kadının romanı
22 Mayıs 2026
Gündüz Vassaf’ın gündelik hayat itirazı
Tüm Yazıları
15 Mayıs 2026