Türkiye’de kadın olmak, kuşaktan kuşağa taşınan bir yük müdür, yoksa her yarada yeniden doğan bir direniş mi? Filiz Aygündüz’ün Doğan Kitap’tan yayımlanan yeni romanı Nisa, bu soruyu hem kişisel hem toplumsal bir derinlikte soruyor; cevabını ise bir kadının yıllar boyunca süren yolculuğunda arıyor. 1960’lardan bugüne uzanan romanda Nisa’nın hikayesiyle birlikte Türkiye’nin değişen toplumsal hafızası da akıyor: Göç, aile, feminist mücadele, pandemi, dayanışma ve hayatta kalma çabası… Ama romanın merkezinde hep aynı soru duruyor: “Şimdi ne yapabilirim?”
22.05.2026 04:30
Işığı yarasından sızan bir kadının romanı
Filiz Aygündüz’ün yeni romanı Nisa, kadınlar arasındaki dayanışmayı romantize etmeden, gerçekçi ve derinden anlatıyor. Kitap, 1960’lardan bugüne uzanıyor ve Türkiye’nin değişen toplumsal hafızasını da aktarıyor
A+
Yazı Boyutunu Büyüt
A-
Yazı Boyutunu Küçült
* Bu haber/yazı ve resimlerin eser sahipliğinden doğan tüm hakları Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’ne ait olup işbu yazı/haber ve resimlerin, kaynak gösterilmeksizin kısmen/tamamen izin alınmaksızın yeniden yayımlanması yasaktır. Haftalık Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 24. maddesinden doğan her türlü hakkı saklıdır.
Göçmen ailelerin ortak hafızası
05 Haziran 2026
Orhan Pamuk nasıl Orhan Pamuk oldu?
29 Mayıs 2026
Gündüz Vassaf’ın gündelik hayat itirazı
15 Mayıs 2026
İnsan susturulduğunda gerçekten susar mı?
08 Mayıs 2026
Hannah Proctor’dan politik mücadelenin duygusal haritası
Tüm Yazıları
08 Mayıs 2026